17 Mayıs 2008 Cumartesi
Rumuz
Parola

363
kinin, Kadın, 31, Ankara
Tek Bakış
6 ay 7 gün önce gönderdi

Gelinin kıyafetindeki ve saçındaki son düzeltmeleri yaptım. Hakkını nasıl öderim, senin kadar kimse destek olmadı deyip sarıldı. Ağlamamak için çabalamasına üzülmüştüm. Yıllardan beri aramız bozuk olan damadı öptüm ve mutluluklar diledim. Babam 3 ay önce annemden boşanmıştı ve 10 yıllık sekreteriyle evleniyordu. Annemin benim nikahta olduğumu öğrenince kızacağını biliyordum. Yine de harika bir nikah töreniydi ve orada olmaktan çok mutluydum. Bir hafta sonra annem öğrendiğinde beni sildiğini, tüm borçlarımı ödememi söyledi. Babam ve bir haftalık eşiyle yemek yiyorduk. Babamın gözlerinin içine baktım. Bunca yıldır babamı hiç bu kadar mutlu görmemiştim. Çektiğim ve çekeceğim her sıkıntıya o bakış değdi.
 (13)

Bu yorumu    
3
asr , Kadın , 26 , İstanbul - 12.11.2007 12:13
Anne neden bir hafta sonra öğreniyor bu durumu? Ben olsam ben de arkadan vurulmuş gibi hissederdim. Kendi kızım karşıma çıkıp, "anne konuşmamız lazım, seni çok üzecek bir konu var, babam evleniyor ve nikahında bulunmam gerektiğini düşünüyorum. Onu sahipsiz bırakamam. Zaman ne gösterir bilinmez ama bil ki aynı durumda seni de yalnız bırakmayacağım. Beni anlamanı rica ediyorum, benim için de zor bir durum." deme cesaretini gösterir umarım böyle bir durumda. Yoksa ben de affetmem, borçlarını öde diyebilirim o can acısıyla..

Bu yorumu    
4
miaji , Kadın , 36 , Ankara - 12.11.2007 00:04
"Gün gelir sevdiğin kadın seni sevmez olur, ufak iş deme..." M.N.Ran. Herşey mümkün bu dünyada. Sevdiğinden nefret eden ve bir daha asla sevemem dediği halde yeniden sevebilenlerle dolu dünya. Uygar bir toplum olma yolunda insanları incitmeden, saygıda kusursuz olalım. Ardı kendiliğinden gelir... Kimse kimseyi sevmek zorunda değil. Ama incitmemek onurunu zedelememek lazım. Yeniden sevmeyi deneyenleri ve bunu başarabileneleride takdir etmek lazım. Ama aldatmak da aldatılmak da çok kötü...

Bu yorumu    
3
marconi , Kadın , 41 , İstanbul - 11.11.2007 22:50
Verdiğimiz karar ne olursa olsun, yanımızda sadece anne-babalarımızı görme ihtiyacının aynısı, anne-babalarımızda da olamaz mı? kinin en doğru hareketi yapmış, ne kadar zorlanmışsa da. Annemiz öldükten çok kısa bir zaman sonra evlenmek isteyen babamıza neredeyse tüm kardeşler karşı gelmişlerdi, annemizin hatırası ne olacak diye? Haksızlık olduğunu düşündüm, kendi çayını dahi demleyemeyecek kadar kendine bakmakta aciz bir adamı, neden cezalandırıyormuşuz gibi davranalım ki. Şimdi herkes görüyor direncimin sonuçlarını. Ayrıca, "Bunca yıldır babamı hiç bu kadar mutlu görmemiştim. Çektiğim ve çekeceğim her sıkıntıya o bakış değdi." ifadesinin altında, buraya yansımamış kim bilir neler vardır. Biraz da, öldürene değil, ölene bakmalı...

Bu yorumu    
2
open-youreyes , Kadın , 29 , İstanbul - 11.11.2007 15:11
Peregrine ve dergisahibi'nin yorumlarına katılıyorum.Ama eklemek istediğim bir husus var.Onlar her ne kadar bizi yaşadıkları olaylara paralel olarak tercih yapmaya zorlasalar da, kendimizce bir tarafın haklı olduğuna inanıp yanında olmaya çalışsak da ,kantarın topuzunu kaçırmadan eşit ilgiyi iki taraftan da esirgemememiz gerekir.Bazı huylarından hoşlanmayabilirsiniz,şu an birlikte mutlu da olmayabilirler ya da doğru insan olmadığını bile düşünebilirsiniz ama bu dünyada sadece bir anne babamız olduğu gerçeğini değiştirmez.Ve bazen sadece arkanızda olmasalar da var olduklarını bilmek bile sizi mutlu edebilir.

Bu yorumu    
3
boyali-kus , Kadın , 32 , Yurtdışı - 11.11.2007 14:11
Boyle durumlarda, yasadiklari ofke ve kirginlikla, ebeveynler birbirinin canini acitma cabasi icindedirler ama fark etmezler ki aslinda uzdukleri arada kalan kendi cocuklaridir. Sevgili kinin, inaniyorum ki zamanla dengeyi saglayip ikisine de esit uzaklikta oldugunuzu gostereceksiniz. Ama anlattiklariniza bakilirsa, su anda annenizin daha cok destege ihtiyaci var.

Bu yorumu    
9
dergisahibi , Erkek , 25 , İstanbul - 11.11.2007 12:46
Gördük ki Türk halkı "hala" mağdurun yanında.. (Bkz. 2002 seçimleri, 22 Temmuz seçimleri Cumhurbaşkanlığı seçimi). Oysa ben Peregrine' nin yorumuna sonuna kadar katılıyorum. Mutlu olmadıktan sonra sırf "birileri üzülmesin" diye bir ilişkiyi/evliliği devam ettirmek çok mantıksız. (Genelde "çocuklar ne olur?" düşüncesi ile yapılıyor bu, oysa boşanan çiftlerin çocukları da gayet sağlıklı, başarılı, kompleksiz bireyler olarak yetiştirilebiliyor. Her şey yine ebeveynde bitiyor.) Anne bencil davranmış, sevgili itirafçımızın yaptığı ise bana göre en doğru olanı. (Annenin "borçlarını öde" lafına ayrıca taktım.)

Bu yorumu    
22
drzhivago , Erkek , 40 , Ankara - 11.11.2007 12:14
Bu dünyaya herkes yalnız gelir ve yalnız gider. Sevdiklerinizin yanında yarın olamayabilirsiniz. Acımasız yorumlar yaparken hiç tanımadığınız ve hayatlarını bilmediğiniz insanlar için yorum yaptığınızı hatırlamanızı diliyorum.

Bu yorumu    
26
gülsümbül , Kadın , 34 , Ankara - 11.11.2007 10:01
Sekreteriyle ilişkisi vardı ve belki de ilişkileride on yıldır devam ediyordu. Anne eski model bir araba gibiydi belli ki yeni gelen genç ve güzeldi . Paranın gücü , patronun gücü iyi bir avdı. Burada kazanan iki kişi ; birisi genç birisiyle evlenerek gençliğinini geri kazandığını düşünüyor. Diğeri ise zengin bir koca avladı. Kaybeden taraf anne gençliğini, eşini ve üstelik kızını da keybetmiş. Ben her zaman kaybeden tarafa destek olmak isterim.

Bu yorumu    
33
Peregrine , Erkek , 35 , İstanbul - 11.11.2007 02:52
Konuya bir kaç farklı açıdan bakılabilir. 1- Babanın boşanması: İnsanlar mutlu oldukları sürece birlikte olmalılar diye düşünüyorum. Birlikte mutlu değillerse ancak bir insana yapılabilecek en büyük kötülüğü yaparak birbirlerinin zamanını çalmaktadırlar. Çalınan zamanı telafi etmek mümkün değildir. 2- İtirafçımızın davranışı: İtirafçımızın içinden geldiği şekilde davranması bence son derece normal. Babasının mutluluğuna ortak olmak, hatta katkıda bulunmak istemiş. Bunun için annesinin tepkisini göze alması ise her yönüyle takdire değer. Herkese nasip olmaz babasının nikahında bulunabilmek. 3- Annenin davranışı: Öfke anında gösterilen tepkiler çoğunlukla sonradan pişman olunan davranışlardır. Hele ki bir ebeveynin çocuğunu seçim yapmaya zorlaması anlamsız bir gerginlik yaratır. Yıllar önce bir arkadaşım ile konuşurken, evleneceği zaman ailesinin 'ya eşin ya da biz!' dediklerini aktarmıştı. Arkadaşımın ailesine verdiği yanıtı (iznini de alarak) buraya aynen aktarıyorum: 'Beni gerçekten sevseydiniz beni bu seçimi yapmak zorunda bırakmazdınız. Benim seçimim de doğal olarak beni gerçekten sevenden yana olacaktır.'

Bu yorumu    
6
rumuzpatlıcan , Kadın , 29 , İzmir - 11.11.2007 01:59
İnsanlar sevdiklerini, iyi günde değil kötü günde yanında görmek istiyor. Çünkü hayat boyu en çok hatırlanan anlar "o" anlar oluyor. Bence anneniz bir duygu yoğunluğu ile söyledikleri hakkında ciddi değildir. Gönlünü almaya hatta biraz da duyduğunda mutlu olacağı şeyleri söylemeye çalışın.

Bu yorumu