24 Temmuz 2008 Perşembe
Rumuz
Parola

788
"papatyaçayı", Kadın, 33, İstanbul
Şal
8 ay 5 gün önce gönderdi

Kayınvalidem ve kayınpederim on gündür bizdeler. Kayınvalidemin eline, gelir gelmez bir şeylerle uğraşsın da her şeye karışmasın diye "Sen iyi becerirsin, bana bir şal örer misin?" deyip bir yumak ip tutuşturdum. Epeyce ilerletti. Fakat geldiklerinden bu yana 10 gün oldu. Kayınpeder: "Hadi hanım misafirliğin de bir sınırı vardır." deyip gitme sinyalleri verince, ben de o sevinç ve heyecanla: "Aaa olmaz, şalım bitmeden gitmek yok." deyiverdim. Ne mi oldu; o şal yanlış örülüp sökülüyor, örülüp sökülüyor, örülüp sökülüyor da sökülüyor.
 (19)

Bu yorumu    
6
akmim , Kadın , 36 , İstanbul - 21.11.2007 23:13
Bende kayınvalidem olsa da evime gelse beni rahatsız etse,dedikodumu yapsa bende ertesi gün annemle onu çekiştirsem diye hayal kurmaktan helak olmak üzereyim.Evde kaldım evde...Dertlenecek bir kayınvalide olmasıda bir onurdur,orta yaşı geçince anladım.

Bu yorumu    
1
kötüyümgaliba , Erkek , 33 , İstanbul - 21.11.2007 18:57
Tek çaren kalmış, en kalitelisinden aynı model iki adet şal alıyosun, birini kayınvalidene veriyosun (emeklerinin karşılığı olarak bi teşekkür hediyesi olarak) birini de kendin kullanıyosun ve o şalı her kullandığında "ava giden avlanır...", "avcıyken av olmak..." kıvamında atasözlerimizi düşünerek sıcak sıcak oturuyosun. Aklıma başka bi çözüm gelmiyor:)

Bu yorumu    
4
misillemek , Kadın , 29 , İngiltere - 21.11.2007 15:06
Aaaa ama olmamis ki. Kaynanayla boyle mi mucadele edilir? Saskin gelin seni! :)

Bu yorumu    
16
alçakgabari , Erkek , 57 , Ankara - 21.11.2007 11:28
Eskiler "misafir 3 günden sonra kokar" demişlerdir,muhtemelen bir bildikleri de vardır. Bir yere misafir olurken akılda tutmak iyi olur. Hele de yalnız hayatların daha da çok sevildiği günümüzde. Ama ben yine de sabahla beraber her odadan birilerinin çıkıp mutfaktan ahıra,tandır evinden tarlaya karıncalar gibi koşuşturduğu, akşam da topluca yenilen yemekten sonra gaz lambası ışığında gözlerden uyku süzülene kadar yapılan sohbetleri ve birer birer odalarına çekilen kalabalık aile yaşamlarını çok özlüyorum.

Bu yorumu    
2
empatici , Kadın , 31 , Zonguldak - 21.11.2007 10:31
Büyüklerimiz bize ''dört atanın hakkı birdir'' diye öğretti. Ailemizde bazı kavramlar, öğretiler ve davranışlarda aynı genetik bi özellik gibi nesilden nesile devamlılık gösterdiği içindir ki asla bu tür sorunlar cereyan etmedi. Sorunlar asla tek taraftan kaynaklanmaz. Zaten karşınızdakini ilk başta kendi aileniz gibi kabullenmeziseniz sonrası da gelmez. Ukalalık olarak algılanmasını istemem ama yapıcı ve bağlayıcı özellikleri taşımak herkese, her kişiliğe uygun bi meziyet olamıyor genellikle. Ama ilk sıcak adımı atmakla başlayabilirsiniz bu yakınlığı sağlamaya. Git sende bi yumak al, bilmiyorsan şal işlemeyi ondan öğren ve ona hediye bi şal yapmakla başla mesela.

Bu yorumu    
3
DİJİTALFOTO , Erkek , 31 , İstanbul - 21.11.2007 10:29
Efenim; malum ünlü bir sözdür "Allah kadını yarattı, o da kalktı kaynana oldu" deyu... Devasız dert vermeyen, elbetteki kayananın da bir devasını vermiştir. Sıvıların kaynama noktası olduğu gerçeğinden yola çıkarsak ve kaynanalarında genelde içi su dolu varil gibi olduklarını kabul edersek her kaynana için spesifik bir "Kaynana Noktası" vardır ki sıvıların "Kaynama Noktası" karşılığıdır. "Kaynana Noktası" na getirilen bir kaynana aradan kaynar gider, evimize terk eder bizde mutlu mesut günlerimize döneriz. Bunun için; 1-Televizyon kumandasını saklamak 2-Evde don-atlet kreasyonu ile gezmek 3-"Bir erkeğin temel hakları" başlığında daha önce verdiğim geğirme, burundan hap çıkarma, yellenme gibi etkinlikleri icra etmek 4-Bütün bunlar bir sonuç vermez ise "Kaynanam bize gelse altına minder koyarım, çok konuşma kaynana ağzını burnunu kırarım" şiirinin renkli bir çıktısını alıp, çerçeveletip her odaya birer tane asmak en azından psikolojik üstünlüğü ele geçirmeyi sağlar...

Bu yorumu    
39
BenimŞıkkımBelli , Kadın , 26 , İstanbul - 21.11.2007 08:51
Aileme çok düşkün birisiyim. Babamı kaybettikten sonra anneme olan düşkünlüğüm daha da arttı. Bir seneye kadar evleneceğim ve ben gidince evden annem yalnız kalacak korkusuyla kavruluyorum. İnsanların sevdiklerini kaybetmesi ne acı. Tam yeni toparladım annemi ama ayrılacağım. Duruma, sanki içimi okurcasına nişanlım çözüm buldu. Annemin de bizimle yaşamasını istedi. Öyle çok mutlu oldum ki bunu annemizle paylaştık ama kabul etmedi. Canım annem bizi düşündüğü için öyle söyledi ama bizler de onu düşünüyoruz. Aynı durumda nişanlımın ailesi de olsa ben de aynı teklifi ona sunardım. Anneler babalar bizlerin herşeyi yaşları gelmiş 60'a ne kadar daha yanımızda olurlar ki. Son günlerini sevdikleriyle geçirmek onlar için hayatlarının en mutlu olacağı anılardan biri olacak. Bu kadar da gaddar olmayalım:((

Bu yorumu    
8
lordist , Erkek , 33 , İstanbul - 21.11.2007 08:22
Anneannemin bu tür durumlar için söylediği hoş bir söz var; "Ne verirsen elinlen, o gelir seninlen"

Bu yorumu    
-2
jny , Erkek , 22 , Bursa - 21.11.2007 03:49
Madem olay kadınların arasında her zaman yaşanan şifreli mesajlara dönüşmüş, bu durumu yine şifreli bir mesajla çözmek en doğrusu olur... Şimdi ben bildiğim kadarıyla şifreleri deşifre ediyorum: "Sen iyi becerirsin, bana bir şal örer misin?"="Öncelikle hoşgeldin annecim, yalnız burası benim evim ve öyle herşeye karışmanı istemem, hatta gelmişken bir işe yara"... "Şalım bitmeden gitmek yok"="Ama ne güzel oturuyordunuz, daha benim sabrım var rahat olun ;)"... Şalın bitmemesi="Valla kızım bana kalsa gideceğim ama sen gidin diyene kadar burada rahatımız iyi haberin olsun"... Şimdi nazikçe "Artık gitme vakti" demenin bir yolunu bulmak gerekiyor, bu konuda da en çok hoşuma giden yol boyalı-kuş'un dediği ;)

Bu yorumu    
15
miata , Erkek , 30 , Kocaeli - 21.11.2007 02:49
Bülbülün çektiği dili belası. Yaa bu atalar da var ya ne sözler söylemiş arkadaş. Lafı hep cuk oturtmuşlar yaw.