Öğretmenler Günü
10 ay 18 gün önce gönderdi
Her yıl 24 Kasım günü okula gidip sınıfa girince öğrencilerim beni hep "Öğretmenim canım benim" şarkısı söyleyerek karşılarlar ellerinde çiçeklerle. Benimse onların ışıl ışıl gözlerine bakarken aklıma hep aynı görüntü, kulağıma fısıldanan aynı ses gelir. Yıl 2002. Yine bir 24 Kasım yine bir öğretmene hediye verme günü. Birinci sınıf okutuyorum. Sınıfa girdim. Öğrencilerin ellerinde çiçekler. Yoksul bir semt, ellerinde ufak tefek hediyeler. Kimisi ambalajlı, kimisi gazete kağıdına sarılı. Ben sandalyede oturuyorum, onlar sırayla gelip öpüyorlar, ellerindekileri veriyorlar. Sonra zil çalıyor. Yerimden kalkmaya çalışıyorum. O sırada minik bir kız öğrencim beni çekiştiriyor. Eğiliyorum. Kulağıma "Öğretmenim, ben sana hediye alamadım ama cebine para kattım." diyor. Elimi ceketimin cebine atıyorum. Şimdiki parayla tahminen 25 kuruş gibi bir bozuk para buluyorum cebimde. O günkü gevrek parasını bana vermiş hediye alamadığından. Elimde para kalıveriyorum, gözler bana bakıyor heyecanla. "Sen beslenme yaptın mı Ü.. " diyorum. "Hayır" diyor. "Ben de yapmadım. Gel ikimiz bu parayla yemek yiyelim. Ben de çok acıkmıştım." diyorum. Kantine gidiyoruz beraber. Birlikte sandviç yiyip ayran içiyoruz. Ü.. bana yemek ısmarladığı için çok mutlu. Bense gevrek parasını aç kalma pahasına bana veren bu minicik yüreğin büyüklüğü karşısında kendimi nasıl hissedceğimi bilemiyorum. Her yıl 24 Kasım'dan bir gün önce Ü...'nün sesi kulağıma gelir. Ve ben her yıl 24 Kasım'dan önce başka Ü...ler de bu ezikliği yaşamasın diye öğrencilerimi sıkı sıkı tembihler, bana hediye getirmemelerini, benim için bir resim yapmalarını, mektup yazmalarını söylerim. Ve her 24 Kasım'da sınıfta hep beraber gevrek yiyip ayran içeriz. Onun yüzüğünü benimkinden daha kalın almışlar diye birbirleriyle rekabete giren öğretmen arkadaşlara bakarak.