11 Ekim 2008 Cumartesi
Rumuz
Parola

307
lambadakicin, Kadın, 34, İstanbul
Alloo Gişe mi?
10 ay 10 gün önce gönderdi

touristica 'ya atfen. Üniversitede öğreniciyken, ben de Beyoğlu' nda bir sinema gişesinde çalışırdım. "16:45 seansı kaçta başlıyor?" "Yerim en arkanın arkası olsun." (nasıl yanı makine dairesinde mi olsun?), "Film de yılan var mı?" (fobisi olan izleyici) diye soran yurdum insanı neyse de, matine başladıktan on dakika sonra telaşla gişeye gelip bilet alan ve "Sakin olun canım, söyleyin makiniste sizin için makarayı geri sarıversin" espirisini ciddiye alıp salonda fılmi başa sardırmak için çıngar çıkartan genç kızı hala tebessümle hatırlarım. Kayıp Çocuklar Şehri' ni beğenmeyip "Siz seyirciyi aptal mı sanıyorsunuz, bu ne biçim film, utanmıyor musunuz böyle saçma salak filmleri göstermeye, ben avukatım, cahil değilim. Böyle rezil bir film görmedim!" diye bağırıp delicesine kaçan orta yaşlı teyzeyi unutamam. Haa bir de benden bilet alıp sinemayla aynı adlı ...... (Palas ) otele gidip salonu arayan, bulamayınca da gelip bana hakaretler yağdırıp salonun yerini neden tarif etmediğimi soran teyzeler vardı. En kolay seyirci müdavimlerdir, ne istediklerini bilirsiniz. Arka mı, sıra başı mı, klimaya uzak mı... Festival izleyicilerinin bir bölümü bütün bır yıl filme gitmeyip, aha da festival başladı sinemaya gideyim deyip, haldır huldur gunde 4- 5 film görüp gözleri kan çanağına dönene kadar izler, fılmlerin çoğunu sonradan hatırlamaz bile. Bir kısmı tutkuludur, film başladıktan sonra içeri alınmazsa kıvranır, yerlere oturup beni illa da içeri alın diye inler. Çoğunluğu titizdir, salonda çıt çıksın istemez. En şaşkınları da yağmur yağınca sinemaya sığınan müşteridir ki biz gişeciler bunlara 'ördek' deriz. Bayram izleyicisini sormayın hele, rastgele... Ne çıkarsa bahtına. Seçici değildir. Bu arada gişecinin görevi yalnızca bilet satmak değildir, buna kesinlike katılmıyorum. Bursa 'dan arayıp orada ne oydağını soranına bile elimden geldiğince yardımcı olurdum. Bir keresinde telefonda bir adam Hülya Koçyiğit'in Kurbağalar filmini sormuştu da cevaplamıştım. Neden sorduğunu merak ettim, meğer bulmaca çözüyormuş garibim. Bazısıyla, zaman zaman film kritikleri yapardık, hangisinin hangi filmden hoşlanacağını bilir, naçizane tavsiyelerimle gerektiğinde onları başka sinemalardaki fılmlere de yönlendirdiğim olurdu. Patronlarım bundan raharsız olmazdı. Hatta bazıları yurtdışı seyahatlerinde bile beni hatırlar, getirdikleri küçük hediyelerle bana teşekkür ederlerdi. İçlerınde hala görüştüğüm dostlarım bile var. Güzel meslektir gişecilik, severek ve layıkıyle yapılırsa.
 (7)

Bu yorumu    
5
hackerkurbanı , Kadın , 37 , Ankara - 06.12.2007 00:01
Seni nasıl takdir ettiğimi bilmem mümkün değil... İşini severek yapan ve saygı duyan bir insan gördüğüm için çok mutlu oldum. Beni mutlu ettiğin için teşekkürler. Eminim ki iş hayatına bu kadar saygı ve sevgi duyan bir insan olarak, özel hayatında da çok cici bir insansın. Senin gibi bir insanın varlığını buradan da olsa bilmek çok güzel...

Bu yorumu    
11
koturuhfm , Erkek , 35 , Ankara - 05.12.2007 11:49
Gişecinin görevi yalnızca bilet satmak değildir, bravo. Aslında hiçbir iş sadece o iş değildir. Tabi severek ve saygı duyarak yapılırsa.

Bu yorumu    
7
miata , Erkek , 30 , Kocaeli - 05.12.2007 10:17
Sinema değilde yazları lunaparkta gişecilik yapmıştım üniversite yıllarımda. O küçücük delikten hiçbir müşterimle alakalı sizin gibi detaylı bilgiler veremem ama en sevdiğim müşteri kalkmaya hazırlanan lunapark oyuncağına yetişmek için para üstünü unutan müşterilerdi :) Bazısı geri dönerdi, çoğu dönmezdi :)

Bu yorumu    
16
miaji , Kadın , 36 , Ankara - 05.12.2007 07:27
lambadakicin...Rumuz da süper, itiraf da. Ben touristica'yla yaptığım özeldeki yazışmadan sonra da onun güler yüzlü ve çok nazik olduğunu düşünüyorum. Hayat hepimizi bazen zorluyor. Formülde "severek" çalışmak. Teşekkürler...

Bu yorumu    
11
-yolcu- , Kadın , 29 , ABD - 05.12.2007 06:55
"Alloo Gişe mi" başlığı, Bir Demet Tiyatro'nun eski bir bölümünü hatırlattı. Demet Akbağ gişede ve bir telefona cevap veriyor. Konuşma hatırladığım kadarıyla şöyle: "Hayır efendim o filme bilet kalmadı"..."Ne demek hiç mi yok, beyefendi yokluğun derecesi olmaz, az yok ya da çok yok gibi şeyler söyleyemiyoruz, biz kısaca yok diyoruz!" İnsanlarla uğraşmak zor, o yüzden mesleğini sevmeyen insanlar için kabus gibi gelebilir ama sevenler ise sorulara zevkle yanıt verir.

Bu yorumu    
21
open-youreyes , Kadın , 29 , İstanbul - 05.12.2007 00:45
Filmlerde duyduğum kimi replikleri mottolarım yaptım büyük zevkle..Ve çoğunu filmlerden öğrendim hayatta, önemli olduğuna inandığım şeyleri..Sinemayı severim ve işini de severek,layikiyla yapanlara sonsuz saygı beslerim.

Bu yorumu    
85
sosyopatım , Erkek , 25 , Eskişehir - 05.12.2007 00:25
İlk sinemaya gidişimi hatırlıyorum, abim elimden tutmuş sinemadan çıkarken gişe görevlisinden filmin afişini istemiştim. 'Neden istiyorsun ufaklık?' diye sormuştu, 'Bu filmi hep hatırlamak istiyorum, bu benim sinemaya ilk gelişim.' demiştim. Camekandan çıkartıp rulo yapıp vermişti ;'Beni de unutma olur mu ufaklık?' demişti, unutmadım !



419
Bir sinemada gişe elemanı olarak çalışıyorum. Sevgili itirafçılara
devamı...

333
Aslında bir gişeciden beklenenler arasında iki şey daha vardır.
devamı...

796
Sinemada "Er Ryan'ı Kurtarmak" filmi oynuyor. Meşhur çatışma
devamı...

186
Kızıma benim küçükken okumaktan çok hoşlandığım Heidi’yi okumasını
devamı...

509
Geçmiş zaman... Kız arkadaşımla fena halde tartışmışız. Kafam
devamı...


anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.