05 Aralık 2008 Cuma
Rumuz
Parola

141
manuelmandalina, Erkek, 24, Kocaeli
Gümüş mü?
11 ay 3 gün önce gönderdi

Kocaman bir alkış da heyecanla kapıdan girip "Sizinkiler gümüş mü?" (ürünleri kastediyor kendisi) diye soran müşterime gelsin. Evet ablacım bizimkiler gümüş, azıcık durumu düzeltelim seneye platin kaplatacağız nasipse.
 (6)

Bu yorumu    
1
misillemek , Kadın , 30 , İngiltere - 07.01.2008 14:07
Birde pirlantali olanlari var.

Bu yorumu    
2
miata , Erkek , 31 , Kocaeli - 06.01.2008 01:08
Modern Türkçe'de :) sizinki denince genelde ya sevgili kastediliyodur, ya da O :))) ya da bazen anlayan bu ikisinden birini anlıyordur!

Bu yorumu    
12
escapology , Erkek , 34 , İstanbul - 06.01.2008 01:08
Bugün ben de Metrocity'deki TopShop mağazasına girip erkek bir tezgahtara sorunun absurdluğunu hiç düşünmeden, "burada erkek var mı?" diye sordum. Zavallıcık da biraz duraksadıktan sonra gülümsemeyle karışık, "hayır, erkek Cevahir'de var" yanıtını verdi. E ne var bunda, belliki ürünleri kastediyorum. Milletçe içimiz fesat içimizzz.

Bu yorumu    
11
ruger , Erkek , 47 , İstanbul - 06.01.2008 00:46
Dükkan ne dükkanı,ürün nedir,kadının gümüşmü diye sorması neden garip geldi size,sattığınız şeyin gümüşü olurmu, olmazmı.?Anlayan biri bana açıklarmı.?

Bu yorumu    
8
emelim100 , Kadın , 33 , Yurtdışı - 06.01.2008 00:34
''Sizinkiler gümüş mü?'' (Ürünleri kastediyor kendisi) E ne güzel ürünleri kastettiğini anlamışsınız,niye fesatlık yapıyorsunuz ki?

Bu yorumu    
-8
dergisahibi , Erkek , 26 , İstanbul - 06.01.2008 00:17
Ah güzel Türkçe ah.. Eskiden uzun süreli çalıştığım bir gazete vardı. Her gün köşe yazısı yazardım. Ne zaman ki gazetenin genel yayın yönetmeni ya da yazı işleri müdürü değişir, o zaman şeytani planım tıkır tıkır işlemeye başlardı. Genelde yeni gelenlerin hepsi beni tanıyor olurdu ama ben yine usulen bir görüşme yapar, "yazılarımı hiç bir şekilde sansürlememe" sözü alırdım. Akabinde yeni müdürü zora sokmayacak bir kaç yazının ardından esas kısma gelirdik. O zaman neden bilmem, sanırım daha ucuz diye ya da bir şekilde denk geldiği için, gazetedeki bilgisayarlar İngilizce işletim sistemi ve klavye ile çalışıyordu. Yazılan yazılar, haberler İngilizce alfabe ile (Türkçe karakterler olmadan) yazılır, en son mizanpaj yani gazetenin son şeklinin verildiği esnada Türkçe karakterler genel yayın yönetmeni ve yazı işleri müdürünün refakatinde, imla hataları denetlenerek, yazılar bir yandan kontrol edilerek düzeltilirdi. Bir kaç normal yazıdan sonra, her gün içinde "sıkılmak" fiilinin bolca geçtiği köşe yazıları yazmaya başlardım. "Bugün çok sıkıldım" , "İyi sıkıldım" , "Sıkıldım, hale sıkılıyorum" gibi.. E klavyede I harfi olmayınca, iş mecburen İ harfine düşerdi.. Düşünün, mizanpajcı bayanlar, başlarında kerli felli genel yayın yönetmeni, benim nasıl "sıkıldığımı" okuyorlar. Bir tanesi daha okur okumaz arayıp "Ulan müptezel herif bari bunu anlatma" diye fırçalamıştı..



498
Büyük mü büyük bir alkışı beraber gittiğimiz evde karısı Rus
devamı...

360
Alkışlar sırf içinde Sibel Kekilli ismi geçiyor diye "Duvara
devamı...

453
Bayramda sınırdan Suriye'ye geçmek için bekleyen görme özürlü
devamı...

439
Alkışın en kocamanını otobüse binen teşhirciye "Ooo seninki
devamı...

584
Öpüşürken çaktırmadan (!) şahdamarından nabız sayıp da kalp
devamı...


anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.