24 Temmuz 2008 Perşembe
Rumuz
Parola

400
terazi78, Kadın, 29, Ankara
Affetmeyeceğim!!
6 ay 21 gün önce gönderdi

fırtınalıaşk gibi biz de babamdan kanser olduğunu saklamıştık. Babam omuriliğinde iki tane ur olduğu için yürüyemiyordu ama biz ona kireçlenme olduğunu, ışın tedavisini de kireçlenmeye iyi geldiği için gördüğünü söyledik. Ta ki doktorun biri, hastalığını bilmenin hastanın hakkı olduğunu ve ona göre mücadele vermesi gerektiğini düşündüğü için babama söyleyene kadar. O güne kadar ayağa kalkıp tatile gitmekten, ayağa kalkınca yapacaklarından bahseden babam, hastalığını öğrenince hayattan elini eteğini çekti ve ömrünün son aylarını çok mutsuz yaşadı. O doktoru ömrümün sonuna kadar affetmeyeceğim!
 (7)

Bu yorumu    
25
desp.in.need.of , Kadın , 29 , İstanbul - 05.01.2008 08:53
Babamın son günüydü durumu iyice kötüleşmişti.Doktor çağırdık.Doktor muhayenesini etti dışarı çıkarken doktorun gözlerine baktım"Hazırlayın kendinizi.En çok 6 yada 7 saat dedi"Üzerine saldırmışım sen nasıl doktorsun bişeyler yapsana diye..O gece 00:15'te öldü babam.7 sene olacak ve ben hala doktordan özür dileyemedim.

Bu yorumu    
8
Peregrine , Erkek , 36 , İstanbul - 05.01.2008 02:52
dergisahibi'nin de işaret ettiği gibi itirafta bahsi geçen doktor Hasta Hakları Beyannamesi'nin gereğini yapmış. Doktorun davranışını takdir ettiğimi söylemeliyim. Gerçekten de hastanın, hastalığını bilmeye, doktorunu, tedavi yöntemini seçmeye hakkı vardır. Yasalarla tanımlanmış durumlar dışında ne sebeple olursa olsun hastanın kendisi bu haklardan feragat etmediği sürece ne eşinin, ne çocuklarının, ne de bir başkasının, gerçekleri saklayarak bu hakkı hastanın elinden alması söz konusu olamaz. Eğer hasta bu gerçeği bilir fakat mücadeleyi ve/veya tedaviyi reddederse bu tamamen kendi seçimidir. Elbette yakınını kaybedenler için bu acı bir durumdur fakat kanımca bu olayda doktorun değil bizzat hastanın sorumluluğu vardır.

Bu yorumu    
-6
marconi , Kadın , 42 , İstanbul - 05.01.2008 01:21
İdealist doktorların bazı yaklaşımları ne yazık ki hastaları ve hasta yakınlarını çok ama çok acılar içinde bırakabiliyor. Sevgili terazi78, o kadar üzüldüm ki, anlatamam. Affeetmemnizi çok iyi anlıyorum. Ben de aynını yapardım. Son günlerini yaşamakta olan bir yakınımın, mutsuzluk içinde olmasına müsaade edemezdim. Doktorların, mesleki "duygusuzluk"larını gayet iyti bilirim. Başınız sağolsun.

Bu yorumu    
27
yukarı , Kadın , 33 , Bursa - 05.01.2008 01:16
Yıllar önce ciddi bir hastalık geçirdim. Komadan çıktığımda çevreme şaşkınlıkla bakarken, ailem hafif bir baygınlık geçirdiğimi, hastaneye getirildiğimi, serum takıldığını söylediler. Günler sonra yatağımda doğrulabildiğimde, dosyamı elime alıp okudum. Kandırıldığımı öğrenmek çok ağır gelmişti. Kendimi aptal gibi hissettirmekten başka bir işe yaramadı. Anne babama çok kızdım. Hastaların hastalıklarını öğrenmesinden ve rahatsızlıklarına karşı bir bilinç geliştirmesinden yanayım.

Bu yorumu    
67
affried , Erkek , 23 , İstanbul - 05.01.2008 00:51
Ablamı beyin tümürü yüzünden kaybettim. Hastalığı süresince bütün aile seferber olduk yaşatmak için, aynı zamanda hastalığı da ondan saklıyorduk. Öğrenmesi istemedik hiç bir zaman, hep mutlu göründük ona, zordu bunu yapması belki ama iki yıl bu oyunu oynadık. Vefat ettikten sonra bir arkadaşından öğrendik ki ablam hastalığını ve öleceğini biliyormuş. İki yıl boyunca oda bildiğini bizden saklamış biz üzülmeyelim diye...

Bu yorumu    
71
IMBACK! , Kadın , 36 , İzmir - 05.01.2008 00:22
Başınız sağolsun sevgili terazi78,acınızı paylaşıyorum.Kanser zor bir hastalık.İlk önce hayata sıkıca sarılmak gerek,iyileşeceğine inanmak ve o gücü içinde hissetmek gerek.2 yıl evvel kanser tedavisi gören anneme,bizim doktorumuz da,hastalığının ciddiyeti konusunda direkt anneme değil ama bize, o kadar kötü bir tablo çizdi ki anlatamam.Fakat kardeşlerim ve ben elden ne geliyorsa yapılması gerektiğini düşündük ve annemize ameliyattan sonra 2 ay sürecek olan eşzamanlı kemo ve radyo tedavilerini alması gerektiğini,zaten çok kötü durumda olsa idi bununla uğraşmaya gerek olmayacağını söylerek ikna ettik.2 ay hakikaten çok zor geçti fakat ışınların sonunda tandem de uygulanıp evimize dönünce biz bu hastalığı yendik dedik.Her zaman herkes söyler ama yapması en güç işlerden biridir:Sağduyulu olmak ve pozitif davranmak.Biz ağlayıp sızlamadık en kötü günümüzde,annemin artık iğne girmeyen kollarına dahi baktığımızda,damar bulunamayınca ayaktan serum verilmesine,artık vücutta eksilen vitaminlerden dolayı kemiklerinin eğrilmesine gıkımızı çıkarmadık,odadan çıktıktan sonra üzüldük,kardeşlerimle birlikte durum değerlendirmesi yaparken üzüldük.Ama asla annemizin yanında kendimizi kapıp koyuvermedik.Hep bir bütün olduk,bu da başımıza gelecekmiş ama biz bunu da atlatırız dedik.Çok şükür o günler geride kaldı.3 aylık kontrollerimizi aksatmıyoruz,Sevgili Profesörümüz sayesinde,onun pozitif yaklaşımı ve enerjisi sayesinde eski sevinçli günlerimizi tekrar yaşıyoruz.Yüce Allah tüm hastaların şifasını,hasta yakınlarına da sabır versin.Allah iyi doktorların eline düşürsün.

Bu yorumu    
33
dergisahibi , Erkek , 26 , İstanbul - 05.01.2008 00:14
Aslında doktorun söylediği olay Hasta Hakları Beyannamesi' ne göre doğru. Yani doktor bey, mesleğinin kendisine öğrettiğini yapmış. Bir nevi mesleki duyarsızlaşma. Genelde tıp ile ilgili mesleklerde, mesleği gereği ölüm, yaralanma gibi olaylarla sık karşılaşan diğer kişilerde (polis, savcı, gazeteci, imam gibi..) görülür. Bizim bir yakınımız hastalandığında, yaralandığında ya da -Allah gecinden versin ama- öldüğünde hayatın durduğunu, dünyanın tepemize yıkıldığını zannederiz. Oysa bu tip meslek mensupları için bu tip şeyler artık sıradanlaşmış, olağan hale gelmiştir. Hatta "imam ölüden hoşlanır, deli deliden" sözünde olduğu gibi bunun olmasını mesleğinin doğal devamı olarak görürler. Karşı tarafa da anlayışla bakmak lazım bu noktada. Rahmetli babanıza hem doktor hem de sizler hastalığını öğrendikten sonra da aynı moral ve motivasyonu aşılamaya devam etmeniz gerekirdi.



606
Bir yıl önce, umudumu tamamen kaybettiğim, çok yalnız kaldığım
devamı...

116
Her geçen gün anneme benzediğim için kendimden nefret ediyorum.
devamı...

5
Çocukluğumda, evimizde babamın silahı vardı. Babam normalde
devamı...

422
Babamın görevi nedeniyle Erzurum'da doğmuşum. O gün hastanede
devamı...

615
Bundan iki sene önce bir sabah annem ve babam konuşuyorlar.
devamı...


anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.