05 Eylül 2008 Cuma
Rumuz
Parola

192
densizdevekulağı, Erkek, 32, Şanlıurfa
İstiklâl Marşı Yarışması
5 ay 25 gün önce gönderdi

Urfa'da "İstiklal Marşı'nı en güzel okuma yarışması"ndan izlenimler: 1) "Korkma" sözcüğünün "k"lerini neredeyse tüm yarışmacı öğrenciler gırtlaktan çıkarıyor. 2) Halktan kimse yok, izleyiciler sadece yarışmacıların öğretmenleri. 3) Yarışma için olması gerek her şey eksik, hatta bir sunucu ayarlamaları gerektiği halde bu "ayrıntıyı" unuttukları için son anda öğrencisini getiren bir Türkçe öğretmeni alelacele sahneye çıkarılıp sunucu yapıldı. 4) Tüm öğrenciler iyi şiir okumakla bağırmayı aynı şey zannediyor. 5) Öğretmenleri, tüm yarışmacılara "becerebilirseniz ağlayın" talimatını vermiş; hepsi de sahneden neredeyse gözüyaşlı indi. 6) İlkokullar arası yapılan bu yarışmada 2 ve 3. sınıf öğrencileri mimiklerini çok daha iyi kullanıyor, 6-7-8. sınıf öğrencileri ise şova daha yatkın ve televizyondaki şarkı yarışmalarından etkilendikleri çok belli oluyor. 7) Yarışmaya 11 kız, 1 erkek katıldı ve erkek -maalesef- iyi okuyamadı. 8) Buna karşın 5 juri üyesinden 4'ü erkek 1'i kadındı. 9) Yarışmada dereceye giremeyen öğrencilerin öğretmenleri birçok TC vatandaşı gibi, sonuçlara itiraz etmeye çalıştı. 10) Sabah 9'da başlayan bu yarışmadan sonra biz jüriler tüm gün izinli sayılmadığımız için, öğleden sonra gidip 6 saat daha ders anlatıp okulda nöbet tuttuk. 11) Bir resmi program daha -konu, milletin marşı olmasına rağmen- resmi düzeyde kaldı. Arz ederim!
 (7)

Bu yorumu    
3
alçakgabari , Erkek , 58 , Ankara - 13.03.2008 14:28
İstiklal Marşı'nın beste olarak zor söylenir olduğu ve ideal özellikleri taşımadığı başından beri biliniyor. Bu konu zaman zaman da gündeme geliyor. Toplu olarak söylenilen bütün yerlerde genellikle karmaşa oluşuyor, söyleyenlerin yarısı 3. mısradayken diğerleri 4. mısraya geçmiş oluyor. Merkezi bir sistemden marşı yayımlayarak senkronizasyon sağlamak zorunda kalınıyor. Ama bugüne kadar da yeni bir beste için çaba gösterecek kadar cesaretli bir yönetim de çıkmadı.

Bu yorumu    
12
evlieşek , Erkek , 33 , İstanbul - 13.03.2008 11:02
İstiklal marşı'na gelelim. İsitklal Marşı İstanbul Türkçesi ile yazılmış. Hatta Mehmet Akif Arnavut kökenli olduğundan çok düzgün bir İstanbul Türkçesine sahip. Çok bilinmez kendisi aynı zamanda vaiz-hatiptir. Hitabet yönü çok kuvvetlidir. Urfa ve civar yörelerin insanları konuşurken bazı harfleri gırtlaktan çıkarırlar. Bunun sebebi oralarda yüzyıllar boyu Arapça ve Farsça gibi boğazdan sertçe konuşulan dillerin kullanılması. Bu olağan. Burda suçlu ne öğrenciler ne de yöre insanı. İstiklal Marşı yıllarca devletin resmi yüzüyle eş tutulduğundan ve o yörenin buna bir tepkisi olduğundan İstiklal Marşı'na bilinçsiz bir tepki olabilir. Aslında İstiklal Marşı bu kadar farklı etnik grubun yaşadığı ülkemizde şu ana kadar yazılmış en kapsamla ve birleştirici metindir, şiirdir. Bundan daha iyisi olamazdı, olmaz.

Bu yorumu    
8
evlieşek , Erkek , 33 , İstanbul - 13.03.2008 10:57
Türkçe'de, tabi İstiklal Marşı ve Nutuk Türkçe'sinde aşk ve sevgi kelimesi 50'ye yakın farklı söylenişte ifade ediliyor. Mesela çok ilginçtir, İngilizce'de "aşk" kelimesini karşılayan bir sözcük yok. "Love" diye ifade ediliyor. Ama bizdeki aşk da biraz hastalıklı bir ruh hali, biraz ağdalı bir pskoloji de var. Bu nüansları İngilizce'de bulamıyorsunuz. Onlarda Allah'ı, doğayı ve kadını sevmek de "love" otu börtü böceği sevmek te. Ama bizde hepsine değişik kelimlerle ifade ediliyor. Aşk var, meveddet var, sevda var, sevgi var, meşk var.. Aklıma gelmeyen onlarcası. He "Kardeş bunlar Türkçe değil" derseniz o ayrı bir tartışma konusu.

Bu yorumu    
7
evlieşek , Erkek , 33 , İstanbul - 13.03.2008 10:50
Sadece İstiklal Marşı değil Nutuk ve Gençliğe Hitabe de halktan uzak ona bakılırsa. Hayır, yanlış analiz. Ne Nutuk ne de İstiklal Marşı halktan uzak değil. Halk o dilden uzak. Babamın askerlik mektupları var. Eminim benim çocuklarım ne dediğini anlayamaz. Bu konuda sonuca göre hüküm vermek yanlış. Nedenleri irdelemek lazım. Bu konuda en büyük iş sol aydınlara düşüyor. Gerçekten aydın olan sol yazarlar, Cumhuriyet'in bazı yazarları ve bağımsız yazan sol aydınlar gibi eski kelimelere sahip çıkıyorlar. Ama eski olana toptan düşmanlık adına bazı sözüm ona solcular dili güdükleştiriyorlar. Çocuk kitaplarından başlayarak belirlenen bir kaç bin kelime tekrar dile sokulmalı. Kabul ediyorum, insanlar günlük dilde pratik bir ağız geliştiriyolar ama en azından basılı ve görsel yayınlarda bu bir kaç bin kelime kullanılabilir. Kelimesi olmayan bir illet nasıl sanattan ve şiirden bahsedebilir. Nasıl kültürel zenginlikten bahsedebilir ki?

Bu yorumu    
-6
marconi , Kadın , 42 , İstanbul - 13.03.2008 01:19
Ne farkı var bunun, anlamadığı halde en güzel Kur'an okuma yarışından???

Bu yorumu    
12
illyse , Kadın , 31 , İstanbul - 13.03.2008 00:26
Resmi programların gerçekten de çocuklarda o günün ya da etkinliğin anlamını kavramalarını sağladığını düşünmüyorum.Bayram kutlamalarının, anma törenlerinin sanki yapılmış olmak için yapıldığını, bazan gövde gösterisi yapmak amacını taşıdığını, birilerini memnun etmek adına düzenlendiğini düşünüyorum.Çocuk şiir okuyacaksa okuyacağı anın heyecanını taşıyor zaten.Faaliyetin niteliğiyle alakası yok.Üstelik TV lerde izliyoruz.Yağmur altında, soğukta saatlerce ayakta bekleyen öğrencilerin vahim hallerini.Küçükken de en sevdiğimiz anlar dakikalarca gürleyerek okunan konuşmalardan sonra gelen halk oyunları, gösteriler değil miydi?Yenilik, yaratıcılık yerine bir özensizlik söz konusu.Ne takım çalışması var ne de ruhunda hissederek o günü anmak, yaşatmak.Sırf bu nedenle resmi bayramları tatil yapma düşüncesiyle seven, İstiklal Marşı'nı anlamak niyetiyle değil de güzel okumak üzere çalışan nesiller var.Bizler de bu güruhun bir parçasıyız.

Bu yorumu    
-13
dergisahibi , Erkek , 26 , İstanbul - 13.03.2008 00:19
Söyledim, söylüyorum, söyleyeceğim. İstiklal Marşımız -maalesef- hem sözleriyle hem bestesiyle halktan çok kopuk bir durumdadır. Türk halkı günlük yaşamında 200, bilemedin 300 kelime konuşur. El kol hareketleri, dille damakla yapılan anlamsız sesler, kaş göz mimikleri ve jestlerle anlaşır daha çok. Ağdalı, günlük konuşma dilinde büyük bir kısmı -artık- kullanılmayan kelimelerden oluşan, akılda tutması, telaffuz etmesi zor sözlere sahip, üstelik sözleriyle uyumu kötü, her kıtası bir ulama veya hece bölmesiyle iyice zorlaştırılmış bir beste ile okunan bir marş, "ulusal" marş olamaz. Bu yüzden de yarışma da yapılsa, olimpiyat da düzenlense bu vahim sonuçların alınması gayet doğaldır. Bırakın öğrencileri, oradaki öğretmenlerin kaç tanesi baştan sona hatasız ve ezbere okuyabilir İstiklal Marşı' nı?



791
Dedem, babama okumamam için hep baskı yaptı, kız çocuğunun okumasının
devamı...

762
Hamile kaldığıma tek sevinen ben olmama rağmen, bir kerecik
devamı...

1093
Son günlerde yayınlanan ilkokul ve yokluk konulu itirafları,
devamı...

559
Adı "aşk" olsun dersin bu defa! Kendin gibi bilir, kendin gibi
devamı...

358
Yaşadığım yere çok uzak bir köyden; kerpiçten yapılmış çok eski
devamı...


anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.