12 Ekim 2008 Pazar
Rumuz
Parola

435
sevgiyumağı, Erkek, 40, İstanbul
Kendime acıyorum...
7 ay 5 gün önce gönderdi

"Hayatımı mahvettiniz, bıktım artık sizden, beni anlamıyorsunuz, artık sizinle yaşamak istemiyorum. Ben Elçin'e gidiyorum!" diye ağlayarak bağırıp bir taraftan da dolabındaki kıyafetlerini çantasına tıkıştırmaya çalışan benim 4,5 yaşındaki kızımdır. Kendime acıyorum, arz ederim efendim.
 (17)

Bu yorumu    
11
kalakaldım... , Kadın , 27 , Yurtdışı - 11.03.2008 13:20
Benim kızım da hoşuna gitmeyen bi durum olunca küstüm diyor.Hayır ben küstüm sana deyince de önce ben küsmüştüüüm diye ağlamaya başlıyor.

Bu yorumu    
22
evlieşek , Erkek , 33 , İstanbul - 11.03.2008 12:43
Demek ki arasıra televizyonu kapatıp, uzun uzun sohbetler etmek gerekiyormuş tatlı kızınızla. Benim ne zaman kızım olacak, uzun saçlarını tarayıp gıdısından öpeceğim..

Bu yorumu    
10
alçakgabari , Erkek , 58 , Ankara - 11.03.2008 12:40
Çocuklarımız giderek ben merkezli bir yaşamın esiri oluyorlar. Bizim çocukluğumuzda sokaklardan at arabası dışında araba geçmezdi, o da nadirattan. Her taraf park yeri haline de gelmemişti. Bütün çocuklar birbirini tanırdı, akrabalar çoktu. Paylaşmayı öğrenmek kaçınılmazdı. Okul bitince Kel Memed emminin karpuzlarını el birliğiyle boşaltır, Fadik abanın cevizlerini ellerimiz boyanarak ayıklar, sokuda bulgur döver, akşam el değirmeni çevirirdik. Herkes birbirine göz kulak olurdu. Yan evde ememiz, bibimiz, arkada yengemiz olur, kimse bizi kendi çocuklarından ayırmazdı. Duygular yalansız, düşünceler sade ve açıktı. Dallardan tellere, kağıttan çamura oyuncaklarımızı kendimiz yapar, ırmakta balık, bahçede kuş kovalardık. En fazla arada kaçar, fabrikanın sinemasına gider, akşam iki şaplakla yalandan ağlar, karanlık basınca " Bak gelmezsen şimdi haaa" korkutmacalarıyla zorla eve girerdik. Çocukluğun bütün masum enerjileri boşalmış, vücuda tatlı bir yorgunluk çökmüş olur, iki lokma yemekten sonra büyüklerin askerlik anılarının ikinci cümlesinde oturduğumuz mindere sızar kalırdık. Bizim yaşadığımız çocukluksa şimdikilerin yaşadığı şey başka. Beton duvarlar, yürünmeyen sokaklar, yetmeyen parklar, televizyon, bilgisayar, kreş, anaokulu, okul, servis, ders, kurs v.b. koşuşturmacasında kalabalıklar içinde bir yalnız hayat. Çocuklar çocukluğunu yaşayamıyor ki?

Bu yorumu    
24
miata , Erkek , 31 , Kocaeli - 11.03.2008 11:07
Ulen bizim hayattan sıkılmaya vaktimiz olmadı ki! taştan kaleli futbollardan, gazoz kapakları toplayıp kayayla vurmaktan, cimden, saklambaçtan! Bu nesil bu oyunları bilir mi bilmem ama bunların bir şekilde bulundukları cam fanustan çıkarılıp sokağa salınmasını ve sosyalleşmelerini tavsiye ediyorum. Evet 4,5 yaşındakinin de! Dizi kabuk bağlamayan çocuk çocukluğunu yaşamış sayılmaz!

Bu yorumu    
10
bene , Kadın , 42 , İstanbul - 11.03.2008 09:56
Büyük oğlum 6 yaşında iken benzeri bir yaşamış ve kapıyı çekip çıkmıştı. Ama yavrucağım 2. kat koridorunda öylece beklemişti sadece bir süre. Çılgınöğretmen'in yorumu her zaman doğru olmayabilir, bizim evimizde hiç böyle durumlar yaşanmadığı halde oğlum böyle bir tepki vermişti. Ben çocukların bu davranışlarında suçlu olarak televizyonu görüyorum. Herşey bir yana çocukların küçük yaşta da olsa ebeveynlere haklı olduklarında tepki koyabilmeleri doğru bir şey öte yandan. Küçük de olsalar birer bireyler ve haklarını savunmayı öğrenmeleri gerek.

Bu yorumu    
2
empatici , Kadın , 32 , Adana - 11.03.2008 09:49
Çocuklarımız bizlerin aynasıdır. Ailede ve çevresinde gördüklerini yansıtır ve sürekli ''evi terkedecem, gidecem, kurtulacam sizlerden !'' gibi şeyler onun yanında söyleniyorsa böyle bi tavır sergilemesi gayet doğal. Ona olan sevginizi, güven ortamını ve aile birlikteliğinin güzel yanlarını görüp anlayacağı şekilde davranmaya gayret gösterirseniz tekrar bu davranışı sergilemez. Lütfen onların yanında ağzımızdan çıkanlara biraz daha dikkat edelim.

Bu yorumu    
-1
jny , Erkek , 23 , Eskişehir - 11.03.2008 09:40
Şimdi sizin gözünüzde bu kızcağız kendi kararlarını almaktan, düşünmekten, etrafında gördüğü şeyleri yargılamaktan tamamen aciz, beyni olmayan, insanlık dışı ama sevimli bir yaratık mı, yoksa sadece istekleri şimdilik pek mantıklı olmayan, gelişme aşamasında da olsa beyni olan, birey olmaya doğru yavaşça ilerleyen bir insan yavrusu mu? Yorumumu ona göre yapmak istiyorum. Aslında soruyu sordum ama cevabını almasam da olur, zaten soruyu soruş şeklimin yapacağım yorumu da belli ettiğine inanıyorum...

Bu yorumu    
18
lordist , Erkek , 34 , İstanbul - 11.03.2008 08:29
Eşinle birlikte karşısında hemen başka bir bavul hazırlayıp "Sen değil, asıl biz gidiyoruz" diyerek şaşırtmaca yapın...Etkileyici olur:)

Bu yorumu    
3
başrolbenim , Kadın , 22 , İzmir - 11.03.2008 02:30
Gelişim kuramlarını inceleyenler ya da hayat tecrübesi olanlar bilirler bu sözler bir ergenden duyulsaydı normal sayılırdı (ergen egosantrizmi)... Ammaa çocuğumuz daha 4,5 yaşında... Ya birilerini model aldı, ya arkadaşlarıyla beraber kurdukları oyunların bir parçası, ya kuşak çatışması yaşıyorsunuz ya da çocuğun hayatını mahfedecek kadar kötü ne yapabilirsiniz ki? (beni durdurun, ben bu "ya da"ları sabaha kadar sürdürebilirim :)

Bu yorumu    
11
terazi78 , Kadın , 29 , Ankara - 11.03.2008 01:54
Benim de küçükken İnsan Hakları Evrensel Mahkemesine; ebeveynlerimden memnun olmadığıma, bu aileden alınmamak istediğime dair mekup yazmışlığım var. Allahım ya ben o küçücük yaşta nerden biliyodum bunlarıııı

Bu yorumu    
14
marconi , Kadın , 42 , İstanbul -