29 Ağustos 2008 Cuma
Rumuz
Parola

168
cananadolu, Erkek, 25, İstanbul
Milli Dilenci Örgütü
4 ay 16 gün önce gönderdi

Bir arkadaşıma göre Sultanbeyli ana bulvar üzerinde çocuklu, sakat, çarşaflı, türbanlı, deli görünümlü, Roman kökenli her türden ne kadar dilenci varsa, alayı yabancı istihbarat elemanı. Kimisi MOSSAD'ın, kimisi CIA'in, kimisi MI5'ın, kimisi SAVAMA'nın... İçlerinde bir tek bizim istihbarat örgütünden kimse yokmuş. Bizimkiler yurttaşa güveniyormuş! Onlar verilen paraların değil, sokaktaki hareketlerin peşinde imiş. Hangi binaya kaç kişi giriyor, kim nereden ne alıyorsa hepsi tespit ediliyormuş. Ayrıca bu dilenci görünümlü istihbaratçılar (!) birbirlerinin hareketlerini de takip ediyorlarmış. Ben de öyle sık sık kimisine "Fatih ne haber?","Abla yağmurda açıkta dilenme. Kenarda bekle, yağmur çıkınca yardım iste." filan diye sohbet etmemeliymişim. Yoksa beni de fişlerlermiş. Sanırım bizimki epey paranoyak. Yoksa ben aksini düşünmek bile istemiyorum!
 (11)

Bu yorumu    
12
alçakgabari , Erkek , 58 , Ankara - 14.04.2008 13:05
Paranoyak olduğu kesin. Ama insanları paranoyak olmaya iten koşulların bilinerek tezgahlandığı dönemler de yaşanıyor. Benim ortaokul dönemlerimde kapitalizm nedir, komünizm nedir hiç bir fikrimiz olmadığı gibi okuyup öğreneceğimiz bir kaynak da yoktu. Daha sonraları Çetin Altan'ın grafolojik inceleme yaptırıp Atatürk' e ait olmadığını kanıtladığı "Türk aleminin en büyük düşmanı komünistliktir, her görüldüğü yerde başı ezilmelidir " sözü Atatürk'ün sözü gibi yutturuluyor, soğuk savaşın bütün ürkütücü, beyin yıkayıcı çarkları çalıştırılıyordu. Şehirden birisi hakkında " Çatı katında radyo varmış, her akşam SSCB'ye mesaj gönderiyormuş" rivayeti herkesi o semtten bile ürkütüyordu. Sanki sıradan bir Anadolu şehrinde Sovyetlere satılabilecek bilgi varmış gibi:) Bugün internetten bir iki saniyede ulaşabileceğiniz detaylı haritalara sahip olmak casus sayılmaya yetiyordu. Bulvarda yürürken rüzgarın elinizden uçurduğu su faturası doğu bloğundan bir elçiliğin bahçesine düşse ülkeyi satarken yakalanmış muamelesi görebilirdiniz. Örneklerini geçmişin gazete sayfalarında bulabilirsiniz. Özetle bir korku paranoyası yaratmak için her fırsat kullanıldı. Biraz yatkın olanlarda tam paranoyak oldular. Sonunda bu günlere geldik. Nereden nereye:=)

Bu yorumu    
3
tiredharmonie , Kadın , 33 , İstanbul - 14.04.2008 10:29
Bizde de her sınıfta bir sivil ya da ajan olabileceği söylentisi vardı.Yakın arkadaşlarımla oturup acaba kim sivil olabilir diye düşünür tartışırdık.Okul bitti,sınıf arkadaşlarımızın yarısından çoğu polis oldu,gel de çık şimdi işin içinden.

Bu yorumu    
11
miata , Erkek , 31 , Kocaeli - 14.04.2008 02:23
Sultanbeyli değil Silikon Vadisi mübarek :)

Bu yorumu    
2
marconi , Kadın , 42 , İstanbul - 14.04.2008 01:31
Facebook'un MOSSAD'ın ve CIA'nın kişileri "fişlemek" için icat edildiğini söyleyen bir eşim, Facebook'a nasıl üye olabileceğini yana yakıla sorup öğrenen bir MİT emeklisi arkadaşım var... Ben mi? Kim korkar hain kurttan?

Bu yorumu    
10
buhaksızlık , Kadın , 26 , İzmir - 14.04.2008 00:54
Biz de fakültenin köşesindeki simitçinin sivil polis olduğunu düşünüyorduk. Hatta arkadaşlarla simit paralarının kime kaldığı konusunu masaya yatırmıştık :)

Bu yorumu    
7
empatici , Kadın , 32 , Zonguldak - 14.04.2008 00:44
Adamlar bi bakmıştır ki bu ülkede insanlar dilencileri zengin ediyorlar. Eee daha kesseniz de gitmezler tabiki :)

Bu yorumu    
4
yukarı , Kadın , 33 , Bursa - 14.04.2008 00:39
Üniversitede okurken, en yakın arkadaşım, herkese eşit derecede yakın duran, konuşurken sürekli soru sorup ağzımızdan laf alan fakat genelde çok suskun, içe dönük kişiliği olan ve kimseyle çok aşırı samimiyet içine girmeyen bir başka sınıf arkadaşımızın polis veya MİT ajanı olduğuna kanaat getirmişti. Üniversite bitti. Bu ajan (!) arkadaşımız, mühendislik mesleğini icra etmekte ve kısırlı, börekli günlerimizde hazır bulunmaktadır.

Bu yorumu    
1
dergisahibi , Erkek , 26 , İstanbul - 14.04.2008 00:29
Ben de diyorum aynı dilenci herifi aynı gün içinde semtin on ayrı noktasında neden görüyorum diye.. Elin CIA' i, MOSSAD' ı zengin tabi, para var, kadro bol, on yere on ayrı adam yerleştiriyor.. Demek ki benim gördüğüm Patagonya' nın ajanı, garibimde ne teşkilat var ne ödenek, yayan geziyor koca semti bütün gün.. Acıdım ulan şimdi..

Bu yorumu    
-2
evlieşek , Erkek , 33 , İstanbul - 14.04.2008 00:28
E tabi arkadaş biraz fazla film seyretmiş ama fişleme konusunda biraz haklı. Amerikan Uusal Güvenlik Kurumu (NSA) bu konuda tüm dünyada lider. Echelon adını verdikleri bir dizi karmaşık sistemle tüm dünyadaki telefon, faks, mail ve hatta messenger görüşmelerini kayıt altına alıp istihbarat ayıklaması yapıyorlar. Türkiye'de ise arkadaşınızın söylediğinin tam tersine tüm ülke insanı tek tek fişleniyor. En son bir andıç açıklandı. Utanmasalar ölmüş dedemi mezarından kaldırıp zararlı ilan edecekler. Ülkedemizde tam bir istihbarat karmaşası var. MİT var, askeri istihbarat var, her kuvvet komutanlığının özel istihbaratı var, Batı Çalışma Grubu gibi özel maçlı istihbaratlar var, polis istihbaratı var var da var. Bir de bu kurumların içindeki gruplar,cemaatler,farklı akımlar var. Ülkemiz halkına en az güvenen bir yapıya sahip. Dinleme, takip inanılmaz boyutta ve tamamen hukuksuz.

Bu yorumu    
-6
jny , Erkek , 23 , Bursa - 14.04.2008 00:27
Valla bunlar istihbarat örgütü, herşey beklenir bunlardan... Yan komşunuz da ajan olabilir, bindiğiniz dolmuşun şoförü de... Ama yine de paranoyaklığın lüzumu yok; takip ediyorlarsa etsinler yahu... Bakkaldan aldığım şeyleri, geçtiğim yolları, konuştuğum insanları, evime giren çıkanı bilseler ne geçecek ki ellerine? Bana sorsalar ben de söylerim zaten ;) Bu arada densizdevekulağı bir soru sormuş, hemen cevabını da vereyim: Mümkün olduğunda az dikkat çekmek için özellikle gözümüzün alışık olduğu tipleri seçerler, e dilenci kılığına girmek de güzel bir yöntem ;)

Bu yorumu    
14
densizdevekulağı , Erkek , 32 , Şanlıurfa - 14.04.2008 00:09
Niye hepsi de dileniyor ya?



4
Tabu oynuyoruz. Malum en magmalık