11 Ekim 2008 Cumartesi
Rumuz
Parola

476
oburcubur, Kadın, 22, İstanbul
Davet
5 ay 9 gün önce gönderdi

Üniversitede okuyorum ve tiyatro kulübündeyim. Her sene kısıtlı imkânlar ve hevesli insanlarla oyun çıkarmaya çalışıyoruz. Bütün sene çalışıyoruz ve sonunda perde açıyoruz. Bu sene de çok güzel, çeşitli profesyonellerden iyi eleştiriler aldığımız bir oyun çıkardık. Ama bir sorunumuz var. Şu koca İstanbul’da parasızlıktan tiyatroya gidemediğini söyleyen birçok insan olmasına rağmen, biz ücretsiz oyunumuzun salonlarını dolduramıyoruz. 2010 İstanbul Kültür Başkenti organizasyonunun etkinliklerindeyiz. Pek çok üniversitenin salonlarında ücretsiz, halka açık oynuyoruz. Ve İstanbul’daki başka pek çok üniversite de pek çok mekânda, pek çok temsil veriyor. Biz bir alkış da kendimize istiyoruz. Ama bilgisayar başında değil tiyatro salonunda.
 (10)

Bu yorumu    
12
jny , Erkek , 23 , Eskişehir - 05.05.2008 04:28
Bütün tiyatroseverlerin sevgisini ve saygısını kaybetmeyi göze alarak söylüyorum: Tiyatro bir daha asla eski günlerindeki popülaritesini yakalayamaz... Bunun da 2 büyük sebebi var: 1) Tiyatrodan daha iyi seçenekler olması. 2) İnsanların kasılmak istememesi. İlk sebebin alt başlıkları belli; sinema, DVD, alışveriş merkezi gibi alternatifler insana çok daha fazla şey vaat ediyor. İnsanlar dışarı çıktıklarında gezip tozup alışveriş yapmak istiyor, ya da dev ekrana yansımış filmleri Dolby ses kalitesiyle izlemek istiyorlar. Bazı insanlar da birşey izleyecekse evinin konforunda izlemeyi tercih ediyor. İşte burada da ikinci sebebe geliyoruz... Tiyatroya giden insanların çok şık giyinmesi beklenir, oyunculara saygıdan dolayı yarım saat önceden salon doldurulmaya başlanır, oyun başladıktan sonra salona kimse alınmaz, alınsa bile bu sonradan giren kişiler binbir özürler eşliğinde yerine geçer ve o sırada ayıplanır, oyunda zaman zaman aksilikler olur, bitti mi de uzun süre alkış ve selam verme merasimi yapılır... Bütün bunlar da herhangi bir sinema filmindekinden daha az olay ve aksiyon içindir. Tamam, ortada büyük bir emek vardır, ama insanların büyük kısmı haticeye değil neticeye bakar. Oyuncular kimsenin babasının oğlu değildir, bu yüzden onların verdiği emekler de çoğu kişinin umurunda değildir. Ve bütün gün resmi ve yoğun bir iş ortamında onun bunun ağız kokusunu çeken hiç bir insan tiyatro salonundaki görgü kurallarıyla daha fazla gerilmek istemez, herkes kısa bir süre içinde mümkün olduğunca fazla eğlenmek ister. İşte tüm bu sebeplerden dolayı, sanata oldukça düşkün kişiler ve tiyatro işinin bir şekilde içinde olan insanlar dışında kimse tiyatroya falan gitmez, sorulduğunda da bu yorumda dediklerimi önüne gelene pat diye söyleyemeyeceklerinden "Paramız yok, ondan gidemiyoruz tiyatroya" derler.

Bu yorumu    
15
miata , Erkek , 31 , Kocaeli - 05.05.2008 01:46
Ayrıca tiyatro bence bir hobidir. Yani kültür seviye göstergesi olarak kabul edilmesi yanlıştır bana göre. Nasıl ki ben tiyatro severlere sen karting neden yapmıyorsun, neden uçurtma uçurmuyorsun ya da model uçak uçursana neden uçurmuyorsun diyemezsem kimse de ben ve benim gibi hobileri olanlara "tiyatroya neden gitmiyorsun, kültürünü geliştir" diyemez diye düşünüyorum. Sosyalleşme ve kültür artışı başka hobilerle de oluyor! Tiyatro da bir hobidir (sanırım kral çıplak diyorum) ve seven bu işe zaman da ayırır para da, bundan zevk almayanların ısrarla tiyatro salonlarını doldurması beklenemez! Her insan, hoşlandığı hobilere zaman ve imkânı varsa para ayırır.

Bu yorumu    
6
miata , Erkek , 31 , Kocaeli - 05.05.2008 01:28
Evet bence de parasızlıktan gidemiyorlar, bunun tiyatronun ücretsiz olmasıyla bi alâkası yok. İnsanlar eşek gibi çalışıp bazen dinlenmeye bile vakit bulamıyorlar, sizin salonu da uyku salonu olarak kullanmamak için gelmiyor olma ihtimalleri çok yüksek. Malum şimdi bir de 3 çocuk! yapmak için çok çalışmaları lazım! Mesaj alınmıştır umarım.

Bu yorumu    
10
kötüyümgaliba , Erkek , 34 , İstanbul - 05.05.2008 01:27
Gösterdiğiniz özveri ve sanat aşkı gerçekten takdite şayan. Ama meseleyi bir de şöyle düşünün: arkadaşlar Türkiye nüfusunun ortalama eğitim süresi 3,7! yani ülke olarak ilkokul 4'den bile mezun değiliz. Yoksulluk sınırı 2000 küsür, açlık sınırı 1000 küsür YTL iken, 10 milyondan fazla insan günlük 1 $'ın altında kazanıyor. Şimdi isteyen kızsın, isteyen beğensin, isteyen eleştirsin yada alkışlasın ama lütfen arkanıza yaslanıp düşünün: ayda 500-750 YTL kazanıyorsunuz, kiralık bir evde yaşıyosunuz ve okula giden 2 çocuğunuz var. Buna rağmen sosyal, sanatsal aktivitelerden geri kalmazdım diyen el kaldırsın?

Bu yorumu    
-2
marconi , Kadın , 42 , İstanbul - 05.05.2008 00:44
Tiyatro denince herkesin mutlaka bir anısı vardır... Hani rol kapmak için kendini göstermeye çalışmak, sene sonunda oynanacak oyunda birşeylere imza atabilmek... Tek yapılamayan sizde olduğu gibi, salonu doldurmaktır hep... Antigone'yi de oynasanız, Berthold Brecht'in en karamsar rolünü de kesseniz... O sadece o an "sizler" için önemlidir... Çoğu öğrenci o sırada, ya yavuklusunun derdindedir, ya aylık harçlığının yetip yetmeyeceğini düşünür, ya da ertesi günlerde önemli bir sınavı vardır... Tiyatro gibi çok önemli bir etkinliği, sadece "oynayanlar" kategorisinden çıkarıp, "izleyenler" kategorisine getiremediğimiz sürece, sizler "alkışsız", bizler "kursağımızda kalan yeteneklerimiz" olarak hayıflanıp duracağız...

Bu yorumu    
2
IMBACK! , Kadın , 36 , İzmir - 05.05.2008 00:42
Hele bir de lisede tiyatro oyunu hazırlayan ekibin içindeyseniz daha da zorlanırsınız. İnsanlar kendilerini tiyatroya yakın hissetmezken okul tiyatrosu olayına iyice uzak dururlar...Ay sonundaki gösterimiz için biletleri "X Lisesi" diye değil de "Bir HSL Oyunudur" diye bastırmayı düşünüyoruz. Belki salon parasını çıkarırız...

Bu yorumu    
16
medyume , Kadın , 45 , İstanbul - 05.05.2008 00:41
Alttaki arkadaşlarımın yorumlarına katılmakla beraber, tiyatronun yanında kitap okumanın da fazlaca önem görmediğinin kanaatindeyim. Uzun yolculuklarda bırakın kitap okumayı, bir gazetenin sayfalarını karıştıran kitle o kadar az ki.. Sanata verilen değer sadece magazin programlarıyla sınırlı olunca o şekilde davranışa maruz kalıyoruz.. Tiyatrolara, galalara, AKM'ye ayağında postalla kot pantalonla gelen kişileri de görüyoruz. Tüm sanat dalları emek ister ama tiyatro ayrı bir şevk ister, uğraşınızda kolaylıklar..

Bu yorumu    
4
dilişeyda , Kadın , 50 , Ankara - 05.05.2008 00:24
Tiyatro çok emek isteyen bir sanattır ve her eserin insanlara vermek istediği bir mesajı vardır. Görerek öğrenme ve ders çıkarma özelliğinin yanı sıra ana dilin en güzel konuşulduğu ve öğrenildiği yer olmasından dolayı pek çok gelişmiş ülkede bile devlet desteği ile korunurlar. Devlet desteği bizde de veriliyor, ancak halkımızın ilgisi bir türlü tiyatrolar üzerine çekilemiyor. Tiyatroyu sevdiğimizi hep söylüyoruz, ama oyun seyretmeye gitmiyoruz. Televizyonda hepimizin belgesel izlemeye bayıldığı gibi... Oburcubur, gösterdiğiniz çabadan dolayı sizi ve ekibinizi kutluyorum.

Bu yorumu    
20
Site_Kapıcısı , Erkek , 26 , Kayseri - 05.05.2008 00:16
Valla ülkede o kadar pis oyunlar oynanıyor öyle roller yapılıyor ki inan tiyatroya heves kalmadı milletde..

Bu yorumu    
23
dergisahibi , Erkek , 26 , İstanbul - 05.05.2008 00:10
Ülkemizde parasızlıktan tiyatroya gidemeyenlerden daha çok, imkanı olduğu halde tiyatroya gitmeyenler de var ve bu bence daha acı bir durum. Muhsin Ertuğrul Sahnesi' nin yıkılması gündemde olduğu günlerde, şu anki Kültür Bakanı ile büyük bir gazete için röportaj yapmıştım. Halen yaşadığım ve doğup büyüdüğüm ilçe küçük bir yer. Tiyatro salonu yok, bu ilçede yaşayan gençlerin büyük bir kısmının da hayatlarında hiç tiyatro izlememiş olduklarını çok iyi biliyorum. Röportajın sonunda araya sıkıştırıverdim bu durumu, ilçemizde belediyenin yeni bir kültür merkezi inşa ettiğini, yıkılacak olan sahnelerden birinin buraya taşınıp taşınamayacağını sordum. Bakan olumlu cevap verdi. Hemen ertesi gün, ilçenin belediye başkanının basın toplantısında söz alıp bu gelişmeyi ve bakanın sözünü dile getirdim. Benden hemen sonra söz alan bir başka "gazeteci" cevaba mahal bırakmadan yumurtlayıverdi : "Bırakın tiyatroyu miyatroyu şimdi, erzak yardımları, kömür yardımları devam edecek mi?".. Maalesef, ustamızın adı hıdır, elimizden gelen budur. ["Tiyatrolar sadece alkıştan yıkılsın"]