14 Ekim 2008 Salı
Rumuz
Parola

631
ortametraj, Erkek, 26, İstanbul
Huzura gider
3 ay 5 gün önce gönderdi

Dört veya beş yaşındaydım. Akşam yemeğinde ağzımda lokma olduğu halde kalktım, yaz olduğu için açık duran kapıya arkamı vererek "Ben evden kaçıyorum" dedim. Köşebaşına kadar gidebilmiştim, ilerisi korkuttu akşam karanlığında beni. Annem sakince geldi, kucağına alıp eve getirdi. Hep rahatsız eden bir şeyler oldu beni evimde, kendi evimde. İkinci denemem yirmi dört yaşında oldu, Adana'dan İstanbul'a. İlk geldiğimde inşaatta çalıştım tornavida bile tutmamış ellerimle, konteynırlardan bozma koğuşlarda yattım, terli koltuk altımı kokladım uyurken yastıktan daha iyi kokuyor diye. Ama bana inanmayanlara inat çok çalıştım bu son iki yılda. Şimdi mi? Yok ya kendi evim arabam falan yok, hala yarı aç yarı tok. Kirayı zor denkleştiriyorum. Ama huzurluyum, hem de çok huzurlu... Beni huzursuz eden her neyse yüzlerce kilometrelerce uzakta kaldı. Para, mal, mülk önemli değilmiş sayın site sakinleri. Çok basitmiş. Tek hücreli hayvanların zararsız ortamdan uzaklaşıp yararlı ortama hareket etme eğilimleri gibi; huzursuz ortamdan uzaklaşıp, huzura gitmek gerekiyormuş.
 (13)

Bu yorumu    
4
kimsebilmesin954 , Kadın , 23 , İstanbul - 10.07.2008 16:45
Aynı huzursuzluktan bende de var nereye gidersem gideyim ne yaparsam yapayım kurtulamıyorum. Sebebini de biliyorum ki hayatımdan çıkarıp atamayacağım bir sebep-annem- baş etmeye çalışıyorum sadece ve sadece elimden gelen her dönemde daha uzağa gitmek.

Bu yorumu    
12
terazi78 , Kadın , 29 , Ankara - 10.07.2008 15:49
Çok eski yorumlarımdan birinde kullandığım bir cümleyi yazmak istiyorum; bazen kalmak ihanettir, gitmek ise sadakat..

Bu yorumu    
4
alçakgabari , Erkek , 58 , Ankara - 10.07.2008 13:51
Sizi ne huzursuz etti bilemiyorum. İnsanın huzuru araması kadar doğal birşey yok. Sanki bana huzursuzluktan çok kendi kanatlarınızın üzerinde uçmak istemişsiniz gibi geldi. Ki bu da bazı kişilerde daha güçlü olan bir duygu. Temelinde " Hayat, sana tek başıma meydan okuyorum, bekle beni " diyebilmenin hazzı yatar. Kişilik şekillenmesinin, egonun doyuma ulaşmasının çok önemli bir aktörüdür arada yeni rüzgarlara yelken açmak. Özellikle gençleri bu çabalarında çaktırmadan desteklemek gerek.

Bu yorumu    
1
misillemek , Kadın , 30 , İngiltere - 10.07.2008 10:48
Ne guzel bir itiraf bu boyle.Birden icime bir huzur geldi:)

Bu yorumu    
20
jny , Erkek , 23 , Eskişehir - 10.07.2008 10:40
ÖSS'ye hazırlandığım zamanlarda ailem her şeyime karışırdı. Sanki benim kendi kendime karar verebilme yeteneğim yokmuş gibi davranırlardı, onların düşüncesinden farklı olan her fikrimi daha tamamını dinlemeden reddederlerdi. Beni olmadığım biri haline getirmeye çalışırlardı. Artık bunlardan o kadar sıkılmıştım ki, yerleştirme sonuçlarını beklerken aklımdaki tek şey Eskişehir'i kazanmaktı. Kazandım da, fakat orada bile özgürlüğümü hemen elime alamadım. Teyzem o şehirdeydi, ailem de onu aracı yaparak işime karışmaya devam ediyordu. Ayrıca hiç bir zaman istediğim gibi bir evde yaşamama izin vermediler, 2 yıl boyunca şehrin en sakin ve elit semtlerinde tek başıma yaşadım. O evlere getirdiğim arkadaşlarımın çoğu bir daha gelmedi, zaten onların yerinde olsam ben de o sıkıcı evlere gitmek istemezdim. Öyledir, böyledir derken zaman içinde ailemin karşısında durabilecek olgunluğa eriştim ve kendi doğrularımı kabul ettirmeye başladım. Sonunda Eskişehir'de istediğim gibi bir hayata kavuştum, fakat Bursa'da huzursuzluğum devam ediyordu. 1-2 ay önce Eskişehir'de bir gece, evdeki herkes parasız kalmıştı. Bırakın sigara veya içki almayı, karnımızı doyurmaya bile paramız yoktu. O gece elimizdeki parayla 5 kişi 2 tane tantuniyi paylaştık, yan daireden aldığımız Adıyaman tütününü sarıp içtik ve ertesi gün midemiz kazınırken sokakta şarkı söyleyerek 2 günlük harçlığımızı çıkardık. O gün ilk kazandığımız paralarla bir kenarda simit yerken kızlardan biri "Şimdi evde olmak vardı be, annemin yemeklerini yerdim ne güzel..." dedi. Bense tam tersini düşünüyordum, o özgürlük aç kalmaya bile değerdi... Şimdi Bursa'da staj yapıyorum ve ailemle yaptığım yarım günlük konuşmadan sonra büyük ölçüde rahata eriştim, burada sahip olduğum imkanlar da çok iyi ama ben yine de Eskişehir'de olmayı tercih ederim, çünkü Eskişehir'de özgürüm...

Bu yorumu    
16
marconi , Kadın , 42 , İstanbul - 10.07.2008 10:04
"Hep rahatsız eden bir şeyler oldu beni evimde, kendi evimde." Bu rahatsız eden şeyler'i tanımlayabildiniz mi? O huzur bozan şeyleri gerçekten de ardınızda bırakıp bırakmadığınızdan emin olmalısınız... Çok insan ortam değiştirdiğinde, aradığı huzuru bulabileceğini düşünür... Oysa, içimizdekileri beraberimizde götürdüğümüz zaman, aradığımız huzur da bizi bulmaz... Umarım siz gerçekten huzurunuzu bozan herşeyi ardınızda bırakmış, içinize tek bir toz tanesi kadarını atıp, yanınızda getirmemişsinizdir... Huzurlu kalmanızı dilerim.

Bu yorumu    
10
hhan , Erkek , 39 , Ankara - 10.07.2008 09:22
Tam da ikide bir "seni kovarım bak" diyen megolaman patronuma Münir Özkul tribi çekip "kovulmadım, istifa ettim, gidiyorum" demeyi yiyor mu diye arka tarafımı kontrol ettiğim bu günlerde bu itiraf iyi bir öğüt gibi geldi bana.

Bu yorumu    
7
illyse , Kadın , 31 , İstanbul - 10.07.2008 08:40
Bence itiraf eksik kalmış.İtirafçımızın öz ailesinin yanında kendisini neyin huzursuz ettiğini üstelik bu erken çocukluk döneminden kalma pek belirtmemiş.İnşaatta çalışmaya razıyım yeter ki geri dönmeyeyim sendromunun altındaki kök nedenin bulunması lazım.Acilen bir uzmana görünün derim.

Bu yorumu    
14
tiredharmonie , Kadın , 33 , İstanbul - 10.07.2008 01:00
"Az aşım dertsiz başım" demiş atalarımız.Dünyada en önemli şeyler sağlık ve huzur.Hatta huzur olmayınca insanın sağlığı bile bozuluyor.İnsan yaşamını bir şekilde sürdürüyor,ama bol keseden harcayıp ama kıt kanaat geçinip.Param olup huzurum olmayacağına param az olsun ama huzurum olsun.Hayat mücadelende başarılar.

Bu yorumu    
38
birben33 , Kadın , 40 , Aydın - 10.07.2008 00:41
Sen mutluysan,huzurluysan gerisi önemli değil ama umarım geride kalanları habersiz bırakmıyorsundur.

Bu yorumu    
37
drzhivago , Erkek , 41 , Ankara - 10.07.2008 00:33
Bazen gitmek, varmak kadar, hatta varmaktan bile güzeldir...