03 Aralık 2008 Çarşamba
Rumuz
Parola

191
mavisular17, Erkek, 35, Çanakkale
Ne yapmalıyım?
4 ay 9 gün önce gönderdi

Oğlum 18 yaşında ve 2 defa intihara teşebbüs etti, kurtardık. 18 yaşındaki birinin sahip olacağı her şeye sahip, üzerine titriyoruz, ne isterse yapıyoruz. Birlikte olmak istiyorum, hani babalık değil de arkadaş olalım belki düzelir diyorum yine olmuyor. Hayatın ona çok zor geldiğini, böyle bir hayatın ona göre olmadığını düşünüyor. Hayatı sevdirmeye çalışıyorum ama nasıl sevdireceğimi ben de bilmiyorum, yaşadığı hiç bir şey ona zevk vermiyormuş. Delirmek üzereyim! Psikoloğa gittik, düzelmedi. Üçüncüyü deneyeceğini söyleyip duruyor. Eğer ona bir şey olursa, benim için de hayat bitecek biliyorum. Nerede hata yaptığımı ve ne yapmam gerektiğiniyse bilmiyorum.
 (11)

Bu yorumu    
0
dilişeyda , Kadın , 50 , Ankara - 26.07.2008 20:28
Aşırı korumacılık çocukları mutsuz ediyor. Onlara yapacak birşey kalmadığını düşünüyorlar. Misillemek adlı yorumcunun söyledikleri hariç diğer yorumcuların söylediklerinde hep gerçeklik payı var. İki defa intihara yeltenmiş, çok şükür başaramamış sizinki gibi bir genci ailesi kurtardı. Ama çok çaba sarfettiler. Aylarca psikoloğa gittiler. Siz de başarırsınız. Yokluk sanıldığı kadar kötü değildir. Çocukların ayakları üstünde durmasını sağlar.

Bu yorumu    
11
coldwinter , Kadın , 43 , İngiltere - 26.07.2008 15:55
Yeni kusak; cok sancili,mutsuz,apolitik,fastfood iliskiler yasayan,bireyci bir donemin cocuklari olacak.Amacsiz ve inancsizlik insani mutsuzluga surukler.Kucucuk sorumluluklar yukleyin kendisine.Dunyaya yararli bir genclik orgutu olabilir, bir yardim kurulusu olabilir..Aile sevgisi jny arkadasin dedigi gibi bazen cok ezici olabiliyor,kendisi o sevginin onu nasil ezdigini cok guzel aciklamis..Yani siz sevgi gosterirken aslinda farkinda olmadan o sevginizle onu boguyor olabilirsiniz.Babam ve oglum'u seyrettinizmi bilmiyorum.O filmde cok guzel bir soz vardir."Gitmek isteyenin onune sette olsan engel olamazsin,yikar gecer yine gider"...Once oglunuza acimaktan vazgecin.Sonrada neden gitmek istedigini anlamaya calisin.Ve o nedenleri caktirmadan ortadan kaldirin...Sevin ama nefes almasi icinde kollarinizi gevsek tutun...

Bu yorumu    
-13
misillemek , Kadın , 30 , İngiltere - 26.07.2008 15:31
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir:)

Bu yorumu    
12
yüreğimebasabasa , Kadın , 26 , Sinop - 26.07.2008 15:23
Herşeye sahip insanları mutlu etmek gerçekten zor.Küçücük patlak bir topla gözlerinin içi parlayan bir çocuk gördüm geçen gün.Yaşama sevincini kazanması için bence çocuğunuzu bir lösemi hastanesine götürün gezdirin.Tek bir nefes için olan çabalara tanıklık etsin.

Bu yorumu    
41
jny , Erkek , 23 , Eskişehir - 26.07.2008 03:01
(Alttakilerin devamı, 3. bölüm) ...Asıl herkesin kabul etmesi gereken gerçek ise; yaşam mücadelesinin içinde muhtelif bela türleriyle herkesin eninde sonunda yüzleşeceği. Ben artık istediğim gibi bir hayat yaşayabiliyorum, ama ne gerek vardı bu hayata bu kadar geç kavuşacak? Şimdi boşa geçen onca yılın yarattığı açığı kapatmak ve 13-14 yaşından beri ailesi tarafından özgür bırakılmış arkadaşlarıma yetişmek zorundayım, bunun için de birkaç yıla daha ihtiyacım var. Bana bu işkenceleri çektirdikleri ve onca yılımı boşa harcadıkları için ailemi hiç bir zaman affetmeyeceğim ama bunu onlara hiç bir zaman söyleyemem, çünkü onlar da ne yaptıklarının farkında değillerdi ve bu saatten sonra bunu söylemek hem onları, hem de beni üzmekten başka bir şeye yaramaz. Anlaşılan sizin çocuğunuz da bir şeyleri içine atmak zorunda kalmış ve kendi fikirlerini size kabul ettirememenin çıldırtıcı çaresizliğini yaşıyor. Bırakın onu kendi haline, istediği gibi yaşasın. Eve gelmesin, it gibi sokaklarda sürtsün, gittiği yerlerde dünyanın parasını harcasın, birbirinden manyak arkadaşları olsun. Sürekli takip edin onu, ve başını birazcık belaya soktuğunda, tam geri dönülemez noktaya gelecekken müdahale edin. Denk gelirse esrarı, kimyasal uyuşturucuları bile denesin, ama bunlar deneme olarak kalsın ve bir daha hiçbirini görmek istemesin. Fakat hepsinden önemlisi, sizin onu takip ettiğinizden ve yaptığınız müdahalelerden asla haberi olmasın. Kısacası, onu yine koruyun ama yaşamasına izin verin... Daha da önemlisi; onun ağzından çıkan her sözü önemseyin ve onunla konuşurken bir çocukla değil de, olgun bir bireyle konuşun.

Bu yorumu    
34
jny , Erkek , 23 , Eskişehir - 26.07.2008 02:59
(2) ...Üniversite için Eskişehir'e gidene kadar hayatım boyunca bir kez olsun komalık olana kadar içip sokaklarda sürtemedim, evin dışında 18 saatten fazla duramadım, ailelerimizin sürekli bir araya geldiği arkadaşımda kalamadım. Benim fikirlerime belli bir yaşa kadar hiç önem vermediler, hep kendi dediklerinin olmasını sağlamaya çalıştılar. Benim düşünebildiğimi ve hayatımda kendi yolumu çizebileceğimi kabullenemediler, beni hep çocuk olarak gördüler. En sonunda içimdeki hırs öyle birikti ki; onlarla tek bir konuşma yapıp hayatımda bir dönüm noktası yaratmaya karar verdim ve aylarca bu konuşmayı planladım. O sıkıntılı aylar içerisinde hayatımın kadını olabilecek bir kızı hiç sorunumuz olmadığı halde terkettim, durduk yere Eskişehir'de ev değiştirdim. Sonunda yaptım o konuşmayı ve gerçekten de artık ailemin gözünde ben de bir bireyim; ağzımdan çıkan her söz pür dikkat dinleniyor, yaptığım her şey ve tüm düşüncelerim kabul ediliyor. Artık bana çocuk muamelesi yapmak gibi bir şansları yok, "Ben Irak'a taşınıyorum" desem gıklarını bile çıkarmadan kabul etmek zorundalar. Ayrıca onların bana zamanında "Yapma!" dediği ne varsa yaptım, ne kadar engel olmaya çalışsalar da başımı her türlü belaya soktum. Böyle böyle hayatı öğrendim ve şimdi bunların hiç birini yaşamamış bir insandan çok daha güçlüyüm... (Devamı yukarıda)

Bu yorumu    
31
jny , Erkek , 23 , Eskişehir - 26.07.2008 02:58
Kuzenimin bir arkadaşı var (çok şükür ben onu tanımıyorum), çocuk henüz 18'ini doldurmadı ve altındaki araba Porsche 911 Turbo. Kendisi Range Rover Sport'u "sümüklü arabası" olarak tanımlıyor ve Porsche'siyle hem Bursa'da, hem de İstanbul'da muhtelif gece mekanlarının tozunu attırıyor. Tahmin edebileceğiniz üzere, bu çocuğu mutlu etmek de hiç kolay değil. Demek ki mutluluğun sırrı, sunulan maddi imkanlar değilmiş. Şimdi de kendi hayatımdan örnek vereyim; ailem bana her zaman iyi davrandı ve küçüklüğümden itibaren onlara her karşı gelişimde, onları ne kadar üzdüğümü gözüme gözüme soktular. Ergenlik çağımda ve sonrasında onlara hiç bir şekilde karşı gelemedim, bağırıp çağıramadım. Çünkü hem onlar bana iyi davranıyordu, hem de beni içine soktukları psikoloji ve vicdanım buna izin vermiyordu. Onlarla ilgili beni rahatsız eden her şeyi içime atmak zorunda kaldım, ve evet ben de intiharı bir kez denedim ama bundan onların haberi olmadı. Peki derdim neydi benim? Ailem iyi davranıyordu, mümkün olduğunca her imkanı önüme sunuyordu, manyak mıydım ben? Manyak değildim belki, ama kendini özgürce ifade edebilen bir birey de değildim. Hep korumaya çalıştılar beni, ellerinde olsa kafama saksı düşer diye sokağa bile salmayacaklardı... (Devamı yukarıda)

Bu yorumu    
1
yaylaçiçeği , Kadın , 45 , Gaziantep - 26.07.2008 01:30
Bir de psikiyatriste gitmeyi deneseniz.Gerçi psikoloğa gitiğinize göre gitmiş olmalısınız.Bir çok durum gibi, intihar eğiliminin de genetik faktörlerden etkilendiği biliniyor.Aslında birçok durumu da hormonlar gerçekleştiriyor.İlaç tedavisiyle daha başarılı olunacağına inanıyorum.Genelde ilaç almak istemiyor bu tür insanlar.Sıkı bir takiple, ilaç ve sizin desteğinizle yenecektir, umudunuz daim olsun.

Bu yorumu    
18
ÇÖLÇİÇEĞİ , Kadın , 28 , İzmir - 26.07.2008 00:33
Bizi hayata bağlayan bir şeyleri elde etme, yada bir şeyleri başarma arzumuzdur. 18 yaşında bir gencin isteyebileceği her şeyi oğlunuza verebilmek, bir anne için şüphesiz çok güzel bir duygudur. Ancak siz bu imkanları gururla oğlunuza verirken hayata olan bağlarını tek tek koparmışsınız anlaşılan.:(( Hiç bir şey için geç değildir ama üzülmeyin.Oğlunuzla önce konuşun, kendisinin sizin için ne kadar değerli olduğunu samimiyetinizle söyleyin, bunları derken gözlerinin içinden yüreğine bakın, oraya konuşun.Daha sonra onun ilgi duyacağı alanlarda bazı faaliyetlere katılmasını sağlayın.Bir amacı olsun.Yapmak isteyeceği, kazanmak isteyeceği kendince elde edilesi güzellikleri olsun.Her şey yolunda giderse aylar sonra oğlunuzun başarılarını bu sitede okuyacağımıza inanıyorum ben.

Bu yorumu    
56