03 Aralık 2008 Çarşamba
Rumuz
Parola

603
idrakyolları, Kadın, 31, İstanbul
Gülümseyin
4 ay 3 gün önce gönderdi

Annemle babamın ayrılığının ardından bana ve kardeşime bir süre babaannem baktı. Sonra babaannemin rahatsızlığı sebebiyle babam bizi Çocuk Esirgeme Kurumu'na göndermek zorunda kaldı. Benim kaldığım yer bir çocuk için her türlü imkanın karşılandığı, belki aileleriyle yaşayan birçok çocuğun sahip olamayacağı şeylerin verildiği, öğretmenlerin ilgili, bakıcıların hassas olduğu bir yerdi. Orada tam üç yılım geçti ve bu kurumlarda yetişen çoğu insana göre şanslı olduğumu hissettirdi. Kendimi yetiştirirken en önemli temeller orada atıldı. Bunda kurum çalışanlarının yanı sıra ziyaretçilerin de büyük payı var. İnsanları koşulsuz sevebilmeyi, birine yardım etmek için çağrıya gerek olmadığını, size nasıl davranıldığının değil sizin nasıl davrandığınızın önemli olduğunu bizi ziyarete gelip bazen tüm günlerini bizimle geçiren insanlardan öğrendim. Bu kurumlarla ilgili çeşitli haberler okuyoruz. Kötü olduğunda lanet yağdırmaktan başka ne yaptığınızı sorun kendinize. Bir gününüzü yakınlarınızdaki bir kurumu ziyarete ayırın ve en azından bir çocuğun gülümsemesini sağlayın. Bu size de iyi gelecek. Ben, bugün sağlam durabilmem adına üç yıl boyunca yarım saat bile olsa bana vakit ayırmış olan herkese teşekkür ediyorum. Bu benim itirafım, siz de itiraf edin, bir gün vaktiyle ilgilendiğiniz bir çocuğun minnet dolu sözlerini duysanız mutlu olmaz mıydınız?
 (10)

Bu yorumu    
8
coldwinter , Kadın , 43 , İngiltere - 01.08.2008 14:24
Hukumetlerin; adam kayirma kadrolasma gibi cikarciliga dayali iliskilerinden bagimsiz bir sekilde,profesyonel elemanlar yerlestirilirse,cocuk psikolojisinden anlayan insanlar alinirsa ve her turlu denetlenirse, cok guzel kurumlar yaratilabilir.O cocuklari gecici olarak ziyaret edip,kisa donemli sefkat gosterileriyle vicdanimizi aklamak bana cok dogru gelmiyor daha kalici birseyler yapmak gerektigini dusunuyorum.Sevgi vermek ama yaninda o sevginin onda kalacagini gostermek; guven vermek acisindan gerekli.Burdayim ve hep burada olacagim duygusunu hissettirmek bir cocuk icin onemli diye dusunuyorum.

Bu yorumu    
2
dilişeyda , Kadın , 50 , Ankara - 01.08.2008 12:25
Çocukların size değil, sizin çocuklara ihtiyacınız varsa gidin ziyarete... Başka türlü bu ziyaretler amacına ulaşmıyor çünkü.

Bu yorumu    
6
hhan , Erkek , 39 , Ankara - 01.08.2008 10:14
5-6 yıl önce Bahçelievlerdeki yuvaya gidip, çocukları nasıl görebileceğimi sorduğumda gerekli belgeleri tamamladıktan sonra, önce hafta içi belli saatlerde, bir kaç ay geçtikten sonra ise hafta sonları da görebileceğim söylenmişti. Sebebi ise o zaman için bana çok mantıklı gelmişti: Çocuklar bağlanıyor, o nedenle bir iki kere gelip daha sonra vazgeçecek kişileri engellemek istiyorlar diye düşünmüştüm. Kısa bir süre sonra yurt dılşına gitme ihtimalim olduğu için de hiç başlamadan vazgeçmiş, sadece yuvanın acil bir iki ihtiyacını karşılamıştım. Keşke başlasaydım ziyarete, ve keşke görevliler biraz daha teşvik edici olsalardı...

Bu yorumu    
14
Site_Kapıcısı , Erkek , 26 , Kayseri - 01.08.2008 09:04
Beliniz budunuz sağlamsa gidin ama,yavrular sevgiye aç kedi yavrusu gibi üstünüze tırmanıyorlar..En çok sordukları da "Beni seviyormusun?"..

Bu yorumu    
10
lordist , Erkek , 34 , İstanbul - 01.08.2008 08:37
Oğlum olduğundan beri her çocuğa büüyk bir sevgi ile yaklaşıyorum. Ağlamaları, üüzntüleri benim içimi burkuyor, gülümsemeleri ise büyük neşe kaynağım oluyor. Hepsi masum, hepsi tertemiz.En büyük sorumlu bakamayacağı çocuğu peydahlayan, onlara en azındna layık olduğu sevgi ortamını oluşturamayan aileleri olmakla birlikte; bir de yetim kalan şanssız yavrulara sahip çıkamayan bizleriz galiba.

Bu yorumu    
2
ciftkasarlıtost , Erkek , 26 , Ankara - 01.08.2008 03:39
Rumuzunuza istinaden. İdrak yollarımız iltihaplanmasa evet yapmamız gereken tamamen bu.

Bu yorumu    
11
miaji , Kadın , 37 , Ankara - 01.08.2008 01:43
Yarım saatinizi alan o dakikalar zamanla daha çoğalacak.Çünkü sizde o çocukların size ilgisine aslında açsınız... (Sincan Çocuk Yuvası Müdürüne buradan da teşekkür etmek istiyorum. Sayın Tamtürk, siz nerdeyse bir mucize yaratmıştınız. Gördüm ve çok etkilendim. Diğer Çocuk Esirgemeler de keşke sizden örnek alsa...)

Bu yorumu    
21
en.güzel.hikayem , Erkek , 32 , Yurtdışı - 01.08.2008 01:43
Bölüm 2) Hikayenin devamıdır:.......................... Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken, baloncu ona doğru dönerek: -Küçük, diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm. Yapılan teklif, yavrucağın aklını başından almıştı. Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı. Hedefine adım-adım yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını hissettirmiyordu. Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında bir müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı. Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa,dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu. İster istemez balonu yerinde bırakıp aşağıya indi ve adam dönerek: -Birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o? Adam elinin tersiyle burnunu sildikten sonra: -Seninki ağaçta kaldı evlat, dedi. İstersen çık al. Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı. Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak: "Olsun", diye mırıldandı. "Olsun." Ağacın üzerinde kalsa da, bir balonum var ya artık. [Alıntıdır]

Bu yorumu    
14
en.güzel.hikayem , Erkek , 32 , Yurtdışı - 01.08.2008 01:42
Bölüm 1) Mutlaka bir çocuk esirgeme kurumunu ziyaret etmeli; ufacık da olsa bir hediye almalıyız. Bazen bir bebek, bazen bir yiyecek hatta hatta bir balon dahi olsa o minikleri nasıl mutlu ediyor biliyor musunuz. Sizinle küçük bir hikaye paylaşacağım: -BALON- "Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi. Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak: -Baloncu amca, dedi. Biliyor musun, bana hiç balon alan olmadı. Adam çocuğu söyle bir süzdükten sonra: -Paran var mı? diye sordu, sen onu söyle. -Bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak. -Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim. Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı. Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı.

Bu yorumu    
5
cananadolu , Erkek , 25 , İstanbul - 01.08.2008 01:37
Hepimiz, en kıral başbakan, hakem, teknik direktör, yargıç, savcıyız. Kimse "Buradan öyle görünüyor ama oradan nasıl?" diye düşünmüyor. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nda (SHÇEK) sağlıksız bir işleyiş olduğu, kaçan çocukların olduğu, dayak, baskı, sömürü, taciz olduğu bir gerçek. Ama ya peki, yurttaşlar olarak bizler ne yapıyoruz? Sadece eleştirmek yeterli mi? Sorunun çözümüne neden kafa yormuyoruz? Demokrasilerde en iyi denetçi yurttaştır. Gidip deetlememiz lazım. Ama öncesinde de yetiştirme yurtlarını, huzurevlerini ara ara ziyaret etmeli, saç okşamalı, el öpmeliyiz ki, süreci, konumu bilelim. Soru sormaya hakkımız olabilsin.



478
Babamın doğruları için, sevdiğim erkekle sevişmeyi reddediyorum.
devamı...