idros,
Erkek,
33,
İstanbul
Aile avukatı
3 yıl 4 gün önce gönderdi
İstanbul keşmekeşinde zor bir gün akşama dönmek üzere, telefonum çalıyor, arayan yeğenim. "Kardeşim intihara teşebbüs etti dayı, hastaneye kaldırdılar!" diye ağlıyor. Panikliyorum, sağı solu arayıp kızın hayatta olduğunu öğrenip rahatlıyorum, telefonum yine çalıyor. Arayan üniversitede okuyan kardeşim. "Abi, geçen sene yurtta çıkan kavgada burnumu kıran çocuğun kafasını kırmıştım ya, hakkımda adam yaralamaktan dava açılmış, yarın duruşmam var ne yapacağım?" diyor, "Hasbinallah" çekip, "Keşke tutuklansan da aklın başına gelse ama merak etme sana bir şey olmaz." diye telefonu kapatıyorum. Aradan yarım saat geçmiyor, memleketteki kardeşim arıyor bu kez. Ne olur ne olmaz diye arabayı kenara çekip telefona cevap veriyorum, diyor ki "Abi, yerel seçimlerden önce bizim adayımızın karşısındaki adamlarla kavga etmiştik, adamların arabasını kırmıştık ya, hakkımda mala zarar vermekten dava açılmış, yarın duruşmam var ne yapayım?" "İnnasabirin" çekip, ona da tutuklanması temennilerimi iletip, "Ama suçun tutuklamalık suç değil ne yazık ki, sana bir şey olmaz." diye görüşmeyi bitirip, "Niçin yazıhane kurup avukatlık yapıyorum ki, ailem yeter!" düşüncesiyle yola koyuluyorum.