17 Ağustos 2002

Anasayfa
Güncel
Politika
Yazarlar
Ekonomi
Dünya
Magazin
Saglik
Teknoloji
Yıldız Falı
Arama-Arsiv
Turkcell

YAZARLAR




 Arkadaşıma gönder 

 Yazdır 












Ajda'ya itiraf
İdil Çeliker  
 
mailto:idilc@aksam.com.tr 



'Pişmanlık com' diye bir site duydunuz mu? Duyamazsınız, çünkü tamamen Füsun Önal'ın uydurması. 'İtiraf com' da herkesin içinde kalanları patır patır anlatmasına öyle özenmiş ki; eline aldığı kalemi geçmişin tam göbeğine batırıvermiş.

Ankara'da olduğu yıllarda, o dönemin çoook popüler bir topluluğu olan 'Modern Folk Üçlüsü'nden Ahmet Kurtaran'lar oturuyormuş.

Bu meşhur üçlünün menajeri de Hıncal Uluç'muş.

Gerisi Füsun'un kaleminden: Siyasal mezunu Hıncal, 'Delta Reklam'da çalışıyor, bir yandan da Modern Folk Üçlüsü'nün konserlerini organize ediyordu. O yıllarda gece çıkmak için, ailece görüştüğümüz Ahmet Kurtaran, grup arkadaşları ve menajerleri Hıncal Uluç imdadıma yetişiyordu..

Hıncal'la işte o zaman aramızda bir yakınlaşma olmuştu.

Ben, oldum olası kendimden epey büyük erkeklerden hoşlanmışımdır.

Belli bir tipim de yoktur, yeter ki 'uzun boylu' ve kültürlü olsun...

Sonra ben İstanbul'da yaşamaya ve sahnelere çıkmaya başladım. Hıncal'la yazışıyorduk. Bana şuşu diyordu. İstanbul'a geldikçe bir yerlere gidiyorduk.

En büyük hatalarımdan birini onunla çıktığımız bir gece yaptım.

O zamanın 'Reina'sı- 'Laila'sı gibi olan Boğaz'daki 'Lalezar'a gittik.

Ajda fırtınasının estiği yıllar. Armatör İpar'ların oğlu Cömert Baykent ile birlikte Ajda. 40'lı yaşlarda, uzun boylu, harika İngilizce, Fransızca konuşan, çok havalı giyinen, çok yakışıklı bir adam Cömert.

Ajda ünlü bir şarkıcı, bense yeni yeni bir şeyler yapmaya başlamış Kolejli bir kızdım. Ajda ile de Ankara'da ailece bir kaç kez görüşmüşlüğümüz vardı.

O Lalezar gecesinde Ajda, Cömert'le kavga etmişti. Hıncal'ın yanına gelip onunla bir şeyler konuştu. Derken Cömert beni dansa kaldırdı.

Salak gibi kalktım.

Adam benim minik bedenime sımsıkı sarıldı, pistte dönmeye başladık: My Way çalıyor, Cömert de bu anlamlı şarkıyı bana fısıldayarak söylüyor...

Küçük genç kız kalbim yerinden çıkacak gibi çarpmaya başlamıştı.

Ve Cömert bir an İngilizce olarak pattt diye 'Buradan çıkalım mı?' dedi.

Büyülenmiştim.... Cevabım 'Evet' oldu.

Ve ben Hıncal'la birlikte geldiğim Lalezar'dan, Ajda'nın sevgilisi Cömert'le çıktım. Tanrım ne salaklık!!! Hiç yapılır mı bu?!

O zaman Televole'ler yok ama magazin muhabirleri bu günkü kadar çok kalabalık olmasalar da, yine de bu tip olayları kaçırmazlardı. Tabii ertesi gün manşetteydik. Rezalet!!! Ailece tanıştığımız Ajda'ya, koskoca Ajda Pekkan'a bunu yapmamalıydım.

Kariyerinin çok başında tıfıl, tecrübesiz bir kız olan bana, son derece yol gösterici, sevgi ve ilgi dolu davranan Hıncal'a asla böyle davranmamalıydım.

Ama kabahat bende mi şekerlerim? Bir genç kız kalbi öyle etkileyici bir adama nasıl dayanırdı ki? Ama aşk, pişmanlık duymamaktır. O yakışıklı adama aşık olmuştum. Hala bana yazdığı mektupları saklarım.

Hıncal'ın mektuplarını da...

Sorry Ajda... Çok üzgünüm Hıncal'cım...

İkinizi de seviyorum, size karşı o davranışımdan dolayı pişmanım...

Beni bile okumuyor

Erkekleri anlamakta müthiş bir güçlük çekiyoruz.

Yılmaz Erdoğan ve Sinem Güven ilişkisi noktalanırken, bu işretin esbabı mucibesi nedeniyle olsa gerek, kısa bir suskunluk yaşanmıştı.

Ancak bir süre sonra Yılmaz'dan garip bir patlama sesi duyuldu. 'Birlikte olduğum kadınlar hiç kitap okumuyordu. Hatta benimkini bile.'

Merak ediyorum, zekası da, kalemi kadar kıvrak olan Yılmaz Erdoğan'ın Sinem Hanım'ın kitap okumadığını fark etmesi niye bu kadar uzun sürdü?

Aslını isterseniz, sanatçı dostlarımız, 90-60-90, sosyal çıtası yüksek hatunlara çok kolay abayı yakıyorlar.

Bu durumun bir açıklaması var elbette. Herkes neslinin devamını düşünüyor. Yani bilinçaltı da olsa, en güzeli dünyaya getirmek için başlatılan tamlanma sürecinde üretilen hormonların bedeli ödeniyor. O anda kitap mı okur, roman mı yazar? Hiç ama hiç önemsenmiyor. Taa ki, hormonların kimyasal çekimi azalana kadar.

İhtimal ki, hanımefendiler de aynı zamanlama içinde Türkiye'de milyonlarca sıradan 'Yılmaz' yaşadığını fark ediyorlar. Bu yüzden önce suskun, sonra öfkeli açıklamalar geliyor ardından.




 |  Künye  |  Bize Ulaşın  | 
(c) 1997-2002 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.