Ekim 1999'dan bu yana iki buçuk yıldır
yayında olan itiraf.com'a bugüne kadar 400 bin
kişi itirafını gönderdi, bunlardan 30 bini
seçilerek sitede yayınlandı. Şimdi de bu seçimin
seçimi yapılarak 200 sayfalık bir kitap haline
getirildi.
Acil
Kültür Yayınları'ndan çıkan kitapta 1000 civarında itiraf var.
Yani bu, bir anlamda, ilk 'bin yazarlı' kitap.
itiraf.com'un günlük ziyaretçi sayısı
ortalama 55 bin. Siteyi ay bazında takip eden toplam müdavim
sayısı ise 300 bin civarında. Dolayısıyla bu rakam ciddi bir
örnekleme grubu. Burada yayınlanan itiraflardan bir Türkiye
resmine ulaşmak mümkün. Kayıtlara geçmesi, üzerinde
düşünülmesi, konuşulması, yazılması gereken bir resim. 2000'li
yılların başındaki Türkiye'nin en sahici sureti.
itiraf.com kitabının İngilizce'ye çevrilmesi de
gündemde. ABD'de yayınlanması planlanan kitap için itiraf.com
yönetimi görüşmelere devam ediyor.
Kitaptan örnek
itiraflar
nSlammer; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 30;
İl: İstanbul Babamı iki kez öldürmeyi denedim. İlkinde
zehirli mantarla, ikincisinde gazla. İkisi de başarısız oldu.
İlki çok amatörceydi. Başarılı olsaydım büyük bir ihtimalle
annem de ölebilirdi. Sonrakinde ise çok iyi plan yapmıştım.
Polis soruşturması yapılsaydı kesin kaza kararı verilecekti.
Başarısız oldum, çünkü gaz adamı uyutmak yerine delirtti
ve sıkı bir kavga ettik. Annemle boşanma davaları var. Bitince
tekrar deneyeceğim. Önceden sebep olarak, "Pislik bir herifi
temizleyeceğim" diyordum. Şimdi ise itiraf ediyorum: Para için
öldüreceğim.
annabel lee; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 29;
İl: Eskişehir Anne sütünden yoğurt yapmayı denedim,
olmadı.
lolalola; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 23; İl:
İstanbul Çok çelimsiz bir çocuk olduğum için annem 8
yaşına kadar pekmezle suyu karıştırıp kola diye bana
yutturmuş. En sonunda, "Kola içmek istemiyorum" diye isyan
etmişim. Hala da kola içemememin sebebi işte budur. Bir de
yeşil çorbası vardı. Mutfakta ne varsa atardı içine. Bi
keresinde içinden musluk tıpası çıkmıştı. O düşmüş tabii.
HAIN STEWARD; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 25; İl:
İzmir Bir ara özel bir havayolunda steward olarak
çalışıyordum. Uçuş sırasında koridorda hızla yürümek veya
yolcuları kıllandıracak ani hareketler yapmak yasaktır. Ancak
canım sıkıldığı zamanlarda, yüzüme çok endişeli bir ifade
takınarak pilot kabininden çıkar, arka tarafa telaşla
koşarak giderdim. Daha sonra da, beni gören yolcuların
şüphe ve korku içinde birbirleriyle konuşmalarını ve yolculuk
boyunca uçağın sağını solunu habire gözleriyle kontrol
etmelerini arka tarafta (çaktırmadan) zevkle izlerdim.
lıght; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 25; İl: İzmir
Askerliğimi Güneydoğu'da, çok zor şartlar altında
yaptım. Aileme yazdığım mektuplarda bazen olayı abartır, "Bu
hafta beş defa çatışmaya girdik, az daha geberiyordum" gibi
şeyler yazardım. Bunun faydasını şimdi görüyorum. Bazen babam
sabah beni kaldırmaya geldiğinde kabus görüyormuş gibi,
"Komutanııımm! Pusuya düştük, Kemal beni koru, takviye
çağırın" türünden laflar edip bağırıyorum. Babam da bana
sarılıp, "Geçti oğlum" falan diye ağlamaya başlıyor. Tabii
o gün izinli oluyorum. Beni psikologa götürmek istiyorlar
ama yalanım ortaya çıkacak diye korkumdan gitmiyorum. Bir
ikinci itirafım ise, şehit olmuş arkadaşlarımın adını
böyle salakça bir olayda kullanıyor olmaktan dolayı
rahatsızlık duyuyorum.