2 genç 2 kader
Ortak bir geçmiş ve geleceği paylaşıyorlardı. Ama ne Erdem, ne de
Mert bunu biliyordu. Ta ki trafik kazasına kadar. Hiçbir trafik
kazası bu kadar çok ortak nokta barındırmamıştır.
Kalamış'ta, yıllardır birbirinden habersiz yaşayan iki aileydi
onlar. Hazer ve Başar aileleri. Çocukları aynı okullarda okumuş,
akrabaları aynı işyerlerinde çalışmıştı. Ama onlar hiç tanışmamıştı.
İki ailenin de en büyük emeli, oğullarının iyi eğitim almasıydı.
Başarmışlardı da. Hazer ailesinin büyük oğlu Erdem (19), burslu
olarak Aachen Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'ni kazandı.
Martta gidiyordu. Başarlar'ın ortanca oğlu Mert (27) ise Compaq
Bilgisayar Türkiye Satış Müdürü oldu. 5 Ocak akşamı, ‘‘Maça geciktim
baba’’ diye dert yandı Erdem. Babası, ‘‘Ben bırakırım’’ dedi.
Bindiler arabaya. Aynı dakikalarda Mert de işten çıkmış, eve
geliyordu.
Bu kaza değil kader
Otomobiliyle Kalamış Spor Tesisleri'nin önünden geçiyordu
Mert. Eve yalnız 300 metre kalmıştı. Babası, Kalamış Spor
Tesisleri'nin önünde bıraktı Erdem'i. Halı sahaya ulaşması için
karşıdan karşıya geçmesi yeterliydi. Ama ne Erdem maça yetişebildi,
ne de Mert eve varabildi. Mert, hızla otomobilinden indi o sırada.
‘‘Görmedim’’ dediği Erdem'in başucuna giderken, bir yandan da
ambulansı arıyordu. Bir süre önce Feneryolu'nda aynı fotoğrafçının,
aynı mavi zemini üzerinde gülümseyen iki genç, karşı karşıyaydı
artık. Erdem, oracıkta, kendi kan gölünün ortasında çekip gitti
hayattan. Başucunda duran Mert'in ve onu görüp koşarak yanına gelen
güzel gözlü genç kızın korku dolu bakışlarına rağmen gitti.
Sürpriz tanık
Çocuklarının ölümü, Semih Hazer ve Nur Hanım için dünyanın
sonu oldu. Sessiz haykırışlarını bir yerlere sığdıramadılar. Sonunda
duygularını ve mesajlarını, oğullarının ilgi alanı olan internet
ortamına taşımaya karar verdiler. Hazırladıkları sayfa sayesinde
oğullarının son nefesini verirken gördüğü güzel gözlü kızı da
buldular. Defne Yavuz ansızın çıktı geldi Hazerler'e. 5 Ocak günü
ölen sadece Erdem olmadı. Neredeyse akraba çıkacak Hazer'ler,
Başar'lar ve trafik terörünün hiç bitmeyeceği gerçeğini yeniden
yaşayan Yavuz'lar da öldü.
İtiraf.com’a kazayı anlattı
Defne Yavuz, İTÜ Mimarlık Bölümü son sınıf öğrencisi.
İtiraf.com'a 5 Ocak akşamı yaşadıklarını yazmıştı Defne. ‘‘O gencin
bu dünyada son gördüğü ben oldum’’ diye yazmıştı. O gün annesiyle
yemeğe gittiklerini, yerde yatan birini görünce arabasından hemen
indiğini anlatıyor. Şaşırtıcı olan, tıpkı Mert'le olduğu gibi,
Defne'nin de yolu kesişiyordu Erdem'le. Aynı okullarda okumuşlardı.
Defne, ‘‘Önce sara krizi numarası yapan çocuklardan biri sandım.
Başının etrafındaki kanı
görünce yanına gittim. Hálá nefes alıyordu. Yanında çok
heyecanlı,
takım elbiseli bir adam vardı. Hem o, hem ben ambulansı ve polisi
aramaya başladık telaşla. Ama Erdem o sırada son nefesini verdi’’
diyor. Defne de yabancı değil trafik terörüne. ‘‘Hem öz, hem de beni
büyüten üvey babamı trafik kazasında kaybettim’’ derken, Nur
Hazer'in ellerini sımsıkı tutuyor.