Biz
yırttık Lara, keşke sen de...
Lara'nın
intiharı üzerine defalarca ölümü düşünüp vazgeçen ya da
son anda kurtarılan gençler, internetteki itiraf.com sitesine tecrübelerini
anlattılar Kentli, iyi
eğitimli, maddi sorunları olmayan, yabancı dil bilen,
zeki, duyarlı gençlerin intiharları, "Bu gençlerin derdi
ne?" sorusunu gündeme getirdi. Aileler gurur duydukları
çocuklarına neler olduğunu, onlarla niçin iletişim
kuramadıklarını anlayamıyorlar. Bir süre önce
internetteki "itiraf.com"
sitesinde 40 yaşlarındaki iki annenin mesajları
yayınlanmıştı. Biri 17 yaşındaki oğluna, diğeri ise 15
yaşındaki kızına 'ulaşamıyordu'. Bu iki mesaja, benzeri
sorunlar yaşayıp da intiharın ya da uyuşturucunun
eşiğinden dönmüş iki genç kızdan yanıt geldi:
GENÇLİK HATASI OLARAK KALDI "14 yaşında
sigara ve ot içmeye başladım. 15 yaşında, benden çok
büyük bir erkekle beraber olarak bekaretimi kaybettim.
Lojmanda oturduğumuz için çok iyi (!) bir arkadaş grubum
vardı. Her gece -kışın bile, sabahlara kadar eve gelmez,
'sığınağımızda' içki içerek sabahlardık. Hepsi benden
çok büyüktü. Onlar gibi davranıp, onların dinlediği
müziği dinliyordum. Okulda ise hiç arkadaşım kalmamıştı
ama, bu zaten hiç umurumda değildi. Derslerim çok
kötüleşmişti. Öğretmenlerimle kavga ettiğim için okuldan
atılmaya kadar gitmişti iş. 1994'te Kurt Cobain'in
intiharından çok etkilenip ben de bileklerimi kesmiştim.
Annem hastaneye zor yetiştirmişti. Ama şimdi her şey
değişti. Çok iyi bir üniversitede okuyorum. İyi bir
erkek arkadaşım var. İçki içmiyorum. Keşke annemi o
kadar üzmeseydim." (jennajenna; kadın; 23; Ankara)
AİLEM ANLAYIŞLI OLMASAYDI... "Ortaokul ve
lise yıllarımda sıkı 'metalci' bir gençtim. En olmayacak
ortamlara girip çıktım. Çoğu zaman, benden en az 5 yaş
büyük insanlarla birlikteydim. Pasajlarda takıldım.
Siyahlar giydim. Uyuşturucuya bulaşmadığım ve başıma çok
kötü şeylerin gelmesini önlediğim için, o yıllara
gülerek bakabiliyorum. Türkiye'nin en iyi
üniversitesinden mezun oldum. Dünyaca ünlü bir firmada
çalışıyorum. Oradan buraya nasıl mı geldim? O zaman
takıldığım ortamlardaki arkadaşlarımın aileleri hep
onların üzerinde baskı kurmaya, parasız bırakarak eve
döndürmeye çalışıyordu. Benim ailemse 'Şimdi git, doğru
olduğunu düşündüğün şeyi yap, ama bizim kızımız olduğunu
unutma. Bir kere daha düşün' dedi. Beni ne eve hapsetti,
ne de kaba kuvvet uyguladılar. Kızlarınıza güvenin. En
önemlisi de, onlara güvendiğinizi gösterin." (cikisvar;
kadın, 25, ABD)
Toplumsal dokunun sıklığı nedeniyle Türkiye'deki
intihar oranı, Batı ülkelerine göre düşük. Ancak şu da
bir gerçek: Birçok genç intihara kalkışıyor ve son anda
kurtuluyor. İşte birkaç örnek:
66 HAPTAN SONRA, YAŞIYORUM "Lara'nın
haberlerini TV ve gazetelerde görünce saatlerce ağladım.
Hâlâ da hüngür hüngür ağlıyorum. Çünkü aklıma 3 sene
önceki bir olay geldi. Ben de intihara teşebbüs
etmiştim. Sebep, o yaşlardaki herkesle aynıydı; ailem
çok fazla üstüme geliyordu, baskı, sorgu, arkadaşların
acımasız davranışları vs. Her şeyin insana battığı
yaşlar işte. Arkadaşlarımla hiçbir şekilde dışarı
çıkamıyordum. 66 tane hap içmiştim. Çoğunun son kullanım
tarihi geçmiş. Midem yıkandı, kurtuldum. 3 sene sonra
her şey değişti. Şimdi, iyi ki ölmemişim, diyorum.
Lara... Keşke sen de 4 sene sonrasını düşünebilseydin.
Üniversiteye girdiğin, daha özgür, rahat, dengeli, daha
bilinçli kararlar verdiğin zamanı bekleseydin. Keşke
seni çok iyi anlayan insanlara rastlasaydın. Allah
ailene sabır versin." (hermia, kadın, 21, İstanbul)
İKİ KEZ DENEDİM, VAZGEÇTİM "İki defa
intihar girişiminde bulundum. Birincisi çok ciddiydi. 14
yaşındaydım. Acile kaldırıldım. Herkes öleceğimi
zannederken direkten döndüm. Bir daha denemeyeceğime
dair yemin ettim. Ama geçen sene tekrar girişimde
bulundum. Ağır depresyondaydım, tedavi görüyordum.
Annemle kavga ettikten sonra bileklerimi kestim. Akan
kanları görünce vazgeçtim. Ne olursa olsun hayat
yaşamaya değer dedim. Böyle hissettiğim zamanlarda
aklıma hep Barış Manço'nun şarkısı gelir: 'Veren Allah
alır canı...' Ne olur bir kere daha düşünün. Bana
terapistimin dediği gibi: İntihar senin isteğin değil,
depresyonda olan senin isteği." (sight; kadın, 25, ABD)
HAP İÇTİĞİMİ AİLEMDEN GİZLEDİM "Yaptığım iki
itiraf yayınlanmadı. Sonuncusunda, 'Sanırım intihar
edeceğim' yazmıştım. İtirafı yaptıktan 5 dakika sonra
farklı ilaçlardan 10-12 tane içtim. Sonra tekrar
bilgisayarın başına oturup müzik dinlemeye başladım. O
sırada sevgilim aradı. Hiçbir şey belli etmedim ama,
aslında çok kötü olmuştum. Aklımda sadece aileme olan
kızgınlığım vardı. Ne yapacağımı bilemedim. Hastaneye
gideyim dedim, taksi param yoktu; 112'yi arayayım dedim,
mahalleye rezil olacaktık. Ablamı aradım. O gün İzmir'de
sel olduğu için ancak 1 saat sonra gelebildi. Ondan
sonrası facia. Çok pişman olduğumu, sevgilimi görmek
istediğimi söyledim. Midem yıkandı. Üzülmesinler diye
annemlere bir şey söylemedik. Hâlâ onlara sinir
oluyorum, özellikle de babama. Çok daha kötü günler
geçirmişken, bu olayda intihara teşebbüs ettiğim için
kendimden nefret ediyorum. Sakın yapmayın. Hayat
Ecevit'e rağmen güzel." (kidifo, erkek, 21, İzmir)
Lara'nın bilgisayarında kan içen insan figürleri
Lara Falay'ın bilgisayarında, satanizm ile ilgili
çok sayıda fotoğraf ve chat kayıtları bulundu. Kan içen
insan figürleri, kesilmiş kedi ve satanizm ayinlerinde
çekilmiş fotoğrafların yer aldığı bilgisayarda,
satanistlerle yapılan chat kayıtlarına da rastlandı.
Sanal alemde tanıştığı kişilerin yönlendirmesiyle
'satanizm'le ilgili sohbetler yaptığı belirtilen
Lara'nın, son dönemlerde de çok sayıda kişiye e-mail
göndererek, satanizm propagandası yaptığı ve etkilemeye
çalıştığı saptandı.
Diyanet'ten satanizm raporu Lara'nIn
intiharıyla yeniden mercek altına alınan satanizm,
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı bir rapora
konu oldu. Raporda 14-25 yaş arası gençlerin dahil
olduğu satanizmin, net üzerinden hızla büyüdüğüne dikkat
çekildi. Satanizmin, dinlere karşı "alternatif din"
olarak sunulmak istendiğine dikkat çekilen raporda,
gençlerin ergenlik dönemi problemleri içinde din bilgisi
yetersizliği ve yanlış arkadaşlıklar nedeniyle bu
gruplara dahil olabileceği vurgulandı.
Emre AKÖZ
|