Vatan Gazetesi
Tarih: Saat:

Gündem
Ekonomi
Politika
Yazarlar
Spor
Dünya
Yaşam
Magazin
İstanbul
Astroloji
Ana Sayfa
 
Haber İndeksi
Online İlan
Vatan TV
 
Detaylı Arama
Arþiv
 
USD Alış: 1,315 YTL
1.315.000 TL
USD Satış: 1,316 YTL
1.316.000 TL
EUR Alış: 1,747 YTL
1.747.000 TL
EUR Satış: 1,748 YTL
1.748.000 TL
IMKB 100: 25,348.51
% Değ. 3,56
Kapalı Çarşı Döviz ve Borsa verileri 3 dakikada bir güncellenmektedir
 


Nihat Sırdar 
Selahattin Duman buraya, buraya, burayaaaa  (19/09/2004)


Selahattin Duman usta, Sparta maçını izlemek üzere Şükrü Saraçoğlu Stadı'na gitmiş ve nasıl da güzel anlatmış. Localar, purolar, temiz tuvaletler, sıra olmadan girmeler. Beğenmiş belli ki stadımızı.

Şimdi locadan maç izleme mutluluğuna erişemeyen bir Fenerbahçe taraftarı olarak çarşamba akşamı ben ne yaşadım, biraz onu anlatayım.

Bağırdığında sesi üç mahalle öteden duyulan arkadaşım İsmail'le Beşiktaş motor iskelesinde buluştuk ve motorla karşıya geçip öyle ulaştık stada. Çünkü arabayı park edecek yer yok.

Ama biz yine de mutlu azınlıktanız, numaralı biletimiz var çünkü. Fakat benim formam yok. Ucuzculardan almayalım, kulübümüz kazansın diyerek numaralı girişinin altında ki Fenerium mağazasının içine daldık. Kliması çalışmayan mağazada sıcaklık 38 derece. Formayı aldım bir kasa kuyruğu karşımda. Tam sıra gelecekken kasanın en görünmeyen yerine yazılan "nakit kasası" uyarısı nasıl olduysa gözüme çarptı.

O ana kadar elimde tuttuğum kredi kartına boş boş bakan kasa görevlisine buradan kredi kartıyla alamıyor muyuz diye sordum. Çocuk irkildi kendine geldi ve hayır yandaki kasa dedi. Böylece koskoca Fenerium mağazasındaki kasalar ayrımını da görmüş olduk.

Diğer tarafa gidince daha uzun bir kuyruk beni bekliyordu.

Ve bu uzun kuyruğa rağmen çalışabilen bir tane kredi kartı makinesi.

Sıcak ve boğucu dükkanın içinde sıramızı beklerken arkamdaki çocuk huysuzlanıp babasına geç kalıcaz gidelim dedi.

Ben de dönüp Fenerbahçeli bir abisi olarak yerin numaralı merak etme geç de girsen oturursun dedim.

Hay demez olaydım.

Neyse o kısım az sonra.

Sıra nihayet bize geldi ve arkada bekleyenlerin koskoca Fenerium'a bir pos makinesi yakışıyor mu kardeşim nidaları arasında kendimizi oksijene attık.

Bu kez kapımızı aramaya başladık.

Üzerlerinde Stewart yazan ama daha çok Ahmet veya Recep gibi duran arkadaşlar, her seferinde bizi başka kapıya yolladılar.

Sonunda kapımızı bulduk. Sıramızı bekliyoruz. Ama o ne?

Bu Stewart görünümlü ama Satılmış kılıklı abiler sürekli yanlarında birilerini getirip sırasının önüne sokuyorlar.

45 dakikalık bir bekleyişten sonra sinirler harap bir şekilde kavuşuyoruz stadımızın o muhteşem görüntüsüne.

Bizim stad en çok bizim bulunduğumuz yerden güzel görünüyor. Çünkü bir tek bizim tribünden bizim tribün görünmüyor.

Birbirlerinin yerine oturanlar, kalkmak istemeyenler, kavga edenler.

Nitekim bizim numaralı yerlerimizde de bazı abiler oturuyorlar.

- Birader, C blok 12'nci sıra koltuk 30-31-32 burası bizim olacak.

- Yoh bizim.

- Yahu olur mu, ver bakim biletini.

- Attım biletimi.

Bu yanıt üzerine arkadaşlarım İsmail ve Murat'ın Paşalı damarları atınca ve bahsi geçen arkadaş bu damarları görünce başka koltuklara salça olmak üzere kaçtı.

Ancak kötü kadere bakın ki tam benim oturduğum koltuk eski numaralı tribünün direklerinden birinin önüne geliyor.

Bu durumda sahanın yüzde 25'ini göremiyorum.

Ama sağ taraftan manzaram güzel.

Şeref ve basın tribününün hemen yanındayız.

Biz onlardan daha az şerefli olduğumuz için sadece ayaklarını görebiliyoruz o zatların.

Selahattin ustanın gördüğü kadar çok ünlü göremedim ama Ersun Yanal'ın bacağını gördüm mesela.

Bundan sonrasıysa güzel.

Tribün gösterileri muhteşem. Tam 12'nci Adam gibi taraftar.

E, bu durumda Spartalı oyuncular şaşkın.

İlk devre bitiyor. Karnımız acıkıyor haliyle.

Bizim o tarafta, loca restorantlarından olmadığı için kuyruğu uzun sosisli büfelerinden sandviç almaya yelteniyoruz.

Öğreniyoruz ki bir sandviç 5 milyon.

Olsun diyorum ben, sıfırlar atılınca 5 lira olacak ucuzlayacak o zaman yeriz.

Zaferle bitiyor Sparta maçı. Ve Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın belki en kötü yerinden izliyoruz biz.

Sonra Selahattin Duman'ı okuyunca insanın ağzının suyu akıyor elbet.

Locada seyredip bu kadar güzel yazdığına göre Selahattin Duman, bizimle seyretse herhalde kitap basardı diye geçiyor içimden.

Yapmalı etmeli pazar tavsiyeleri
Etmeli
Sabah güneş doğarken kalkıp Rumelihisarı'na Kale Kafe'ye gidip Celal Abi'yi bulmalı, onun kendi elleriyle hazırlayacağı kaşarlı sucuklu sahanda yumurtayla Boğaz'a bakarak kahvaltı etmeli. Mümkünse yumurtanın sarısını en son kızarmış ekmekle dağıtmalı.

Gitmeli
Artvin'e yolunuz düşerse bu aralar, kar yolları kapatmadan Borçka üzerinden Macahel'e gitmeli. Ama Macahel diye aramamalı camili tabelalarını takip etmeli. Çünkü biz Macahel'in ismini değiştirmişiz. Macahel'e gidip biz boşuna yaşıyormuşuz demeli.

Tıklamalı
İtiraf.com, nazenin4.com, medyatava.net, cnbcefanclub.com adreslerine tıklamalı okumalı gülmeli eğlenmeli.

Yemeli
Bolu Dağı'ndan geçerken Cafer Usta'nın Yeri'ne uğramalı, Cafer Usta'ya selamımı söyleyip vadiye karşı et yemeli.

Beklemeli
Nerde bu adam sabahları hiç çekilmez oldu acaba hangi radyoda gibi sorular sormayıp beklemeli. Sabreden dinleyici nihadına erermiş.

     
 

   15 puanlık uzman sorusu    19/03/2005
   Dokunulmazlığa yataklık etmek    18/03/2005
   18 Mart'a bir gün kala    17/03/2005
   Büyükanıt PKK güçleniyor diyor Başbakan »    16/03/2005
   Sanatsal kadrolaşma faaliyetleri    13/03/2005
   Polis teşkilatı kendini temizlemeli    12/03/2005
   Medya olmasaydı Tayyip Bey ne yapacaktı!    11/03/2005
   1 Nisan'dan sonra hallerimiz!..    10/03/2005
   Avrupa'da polis vatandaşını postalıyla »    09/03/2005
   Gazetecilikte bir devrin sonu...    06/03/2005
   Basınımızın sansür anlayışı    05/03/2005
   Kaplumbağa terbiyecisi    04/03/2005
   2005 Afrika Yılı hayırlı olsun    03/03/2005
   Mizaha sansür mu önemli Muhtar'ın »    02/03/2005
   İSKİ'den abonelerine "enayi" muamelesi    27/02/2005
   Baskın seçimi bize soran oldu mu?    26/02/2005
   Yine abarttık, yine abarttık!    25/02/2005
   Nasıl bakan olunur?    24/02/2005
   Star nasıl kurtulur?    23/02/2005
   Depremleri 24 gün önceden bilen devlet »    20/02/2005
   Muzır şeyler...    19/02/2005
   Milletvekillerinin asıl işleri ortaya »    18/02/2005
   Ankara'nın dertleri bitmiyor    17/02/2005
   Yasakçı zihniyet hortluyor mu?    16/02/2005
   Kümesteki kazın sesi çıkıyor    13/02/2005



Copyright © 2002, Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık A.Ş.