Tempo Online
REKLAM
Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Eğer kayıt olmamışsanız aşağıdaki duğmeyi tıklayarak yapabilirsiniz
Yeni Güzin Abla Feyza Algan'a gelen mektupların çoğunda hâlâ bekâret sorunu var
Beni eleştirenler Türkiye'yi tanımıyor

  • Güzin Abla rahatsız olduğu için köşesini uzun bir süredir kızı Feyza Algan yazıyor
  • Aldatılan kadına hemen boşan demiyor, eşcinsellik konusundaki eleştirileri haksız buluyor
  • Maddi sorunlarla ilgili şikâyetlerde çok üzüldüğünü ama çaresiz kaldığını söylüyor
  • Seren Serengil'in hangi birikimle benzer bir program yaptığını merak ediyor
  • Yakında TRT'de, 'Güzin Abla' programı yapmaya hazırlanıyor
  • Feyza Algan
    Feyza Algan Göster

    - Size günde kaç mektup geliyor?
    Günde kaç mektup geldiğini bilmiyorum. Çünkü bana bunlar gazeteden bir haftalık gönderiliyor. Bunların sayısı da 200-250 civarında. Bir de artık mektuptan çok faks geliyor. Hepsine yanıt vermem tabii ki mümkün değil. Gelen sorunları, konularına göre sınıflandırıyorum. Her konudan bir tanesine yanıt verebiliyorum. Böylece pek çok kişiye yanıt vermiş oluyorum.
    Çaresiz kaldığınız konular var mı?
    Var. Maalesef maddi sorunların hepsinde çaresiz kalıyorum. Onlara hiç yanıt veremiyorum. Cep telefonu borcunu ödeyemeyenler, kredi kartlarından mustaripler, çocuklarıyla zor durumda kalmış kadınlar... Onlara yardım edemiyorum. Çok üzülüyorum, ama elimden bir şey gelmiyor.
    - Bekâretle ilgili problemlerin hâlâ bu kadar yoğun olmasının nedeni nedir sizce?
    Bu konuda aileler çok baskıcı. Bu, doğanın gereği. Belli bir yaşa geldiğinde ve kendisini bu anlamda çekici bulan bir erkek de varsa, kızlar onlarla birlikte oluyor. Ama bu konuda erkekler de biraz suçlu. Pakize Suda geçenlerde yazdı, ben de bu sözünü çok beğendim 'Erkekler kızları bozup bozup, sonra da bakire kız arıyorlar' dedi. Çünkü erkekler bir kızı kandırmayı çok iyi biliyorlar. 'Nasılsa evleneceğiz, ne olur ki? ' diyorlar. Kızlar daha duygusal oldukları için kanıyorlar. Buna asla bir itirazım yok. Yani iki insan birbirini seviyorsa, bunu yaşayabilirler. Ama sorun bundan sonra başlıyor. Çünkü erkek, kızı terk ediyor ve kız, ailesi çok baskıcı olduğu için korkmaya başlıyor. Bir de bu aile, kızı evlendirmeye kalkınca ortaya çıkıyor. Çünkü ailenin seçtiği damat adayı da muhtemelen aile gibi bekârete önem veriyor. Kızlar mektup yazıyor, 'Annem babam beni öldürür' diyor. Bundan çok emin ve ne yazık ki ben de eminim. Gazetelerde okuyoruz, aile meclisi kararıyla öldürülen kızları.
    - Böyle durumlarda ne yapıyorsunuz?
    Aslında çok taraftar olmamama ve doğru bulmamama rağmen bekâretlerini diktirmelerini söylüyorum. Çünkü başka çareleri yok. Ya kocası ya da ailesinden birisi öldürecek. Ama öte taraftan, büyük bir yalanla evliliğe başlayacak. Sizce hangisini yapmalı?
    - Sizi gelen sorunlar arasında en çok kızdıran ne?
    Bekâret sorunuyla ilgili yazmaktan çok bıktım, ama en çok kızdığım, insanların birbirine dürüst olmaması. Özellikle de erkeklerin... Kız, eğer ailesi tarafından baskı gören biriyse ve evlenmek de istemiyorsan, dürüst ol. Bir de ben aldatılan kadınlara hemen boşan demiyorum. Çünkü kocası zaten pişman olmuş, kadın ev kadını, dört çocuk var, kadının hiçbir sosyal güvencesi yok. Yani boşanırsa tamamen ortada kalacak. Bunlara boşanın demiyorum. Bunu demediğim için bana ahkâm kesenlere de kızıyorum. Çünkü bu insanların Türkiye gerçeğini bilmediğini düşünüyorum.
    - Bir dönem eşcinsellikle ilgili yorumlarınız eleştirilmişti sanırım...
    Evet. Bazı köşe yazarları beni anlamadılar. Eşcinsel olduğunu düşünen insanlara 'Bir psikoloğa git, belki geçici bir şeydir' dediğim için eleştirildim. Ama şöyle bir gerçek var. Bana yazan insanlar, içinde bulundukları durumdan hoşnut değiller. Hatta mutsuzlar. Yazanların büyük çoğunluğu evli ve çocukları var. Hiç eşcinsel deneyimleri olmamış. İnsanlar size mutsuzluklarını anlatan bir mektup yazınca, bunu söylüyorsunuz. Bana, bunu kabullenmiş, mutlu eşcinseller yazmıyor ki!
    - Hiç aklınıza takılan, arama ihtiyacı hissettiğiniz insanlar oluyor mu?
    Oluyor tabii, zaman zaman yapıyorum. İkisini anlatayım. Birisi genç bir kızdı. Biri de özürlü bir erkek. Özürlü çocuk maddi imkânı yerinde olan, ailesi tarafından rahatı için her şey düşünülmüş, ama kendini çok yalnız hissediyordu. Mutsuzluğu satırlarından anlaşılıyordu. Onu aradım ve babası çıktı, biraz babasıyla konuştuk. Genç kız ise arayacağımı beklemiyordu herhalde. Sanıyorum kendini kötü hissetti. Çünkü ben hiç tanımadığı anonim bir kişiyim. O zaman anlatmak daha kolay geliyor. Karşılıklı konuşunca, biraz serin davrandı. O yüzden daha az arıyorum.
    - Şimdilerde, Seren Serengil televizyonda benzer bir program yapıyor, itiraf.com diye bir site var. Onları nasıl buluyorsunuz?
    İtiraf.com'u hiç incelemedim. Seren Serengil'in böyle bir program yapmasından, insanlarla dertleşmesinden açık söyleyeyim çok hoşlanmıyorum. Seren Serengil'in Güzin Abla kadar birikimi olduğunu sanmıyorum. Hangi birikime, hangi kaynağa dayanarak insanlara öğüt verdiğini anlayamıyorum ve beğenmiyorum. Ama Sinan Çetin'in programını çok seviyorum. Annem yıllar önce 'Boşanmadan Önce Bana Sorun'diye bir köşe yapıyordu. Biraz ona benzetiyorum. Çok eli yüzü düzgün, iyi bir program.
    - Siz program yapmayı düşünmüyor musunuz?
    Yakında olacak sanırım. TRT ile görüşmelerimiz sürüyor. Kış döneminde birlikte çalışacağız ve gerçek Güzin Abla programı olacak.
    Röportaj: Arzu Erdoğan
    Fotoğraf: Engin Irız

    23 6 2003

    REKLAM
    X Spot altında

    REKLAM
    X DOSYALAR
    Sağlık/Cinsellik:
    * Depresyona manyetik şok
    Toplum/Politika:
    * İslam sola daha yakındır
    Politika:
    * Amerika yeni coğrafyalar çizecek
    Toplum:
    * Siteler sosyal çatışma yaratacak
    Ekonomi:
    * Para, seks gibidir
    Eğitim:
    * Bu kreş büyükleri eğitiyor
    Teknoloji:
    * Virüs âleminin adaleti yok
    Bütün dosyalar
    [ ANA SAYFA ]
    [ TOPLUM & POLİTİKA | LIFESTYLE | SAĞLIK & CİNSELLİK | SPOR | EĞLENCE | SPOT ALTINDA | SÖYLEŞİ | YAZARLAR | ASTROLOJİ ]
    [ BİZE ULAŞIN | ABONELİK ]
    © Bu site, Doğan Burda Rizzoli Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Rizzoli Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

    Bu bir DBR Digital servisidir.