15 Nisan 2003 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         


Türkiye 10 yıldır internette

İlk internet bağlantısı 1969’da kuruldu. 1989’da internet evlere girdi. Nisan 1993’te online olan Türkiye ise bu yıl internetteki 10’uncu yılını kutluyor

     ASLI ÇAKIR

     Türkiye bu sene bir tık ile dünyaya bağlanmasının yani interneti kullanmaya başlamasının 10’uncu yılını kutluyor. Türkiye internetle
     12 Nisan 1993’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden sağlanan 64kbit/saniyelik bir bağlantı ile tanıştı. Bu bağlantıyı sırasıyla Ege Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi izledi. Aynı yıl ODTÜ ve Bilkent ilk Türk web sitelerini yayına geçirdi. Bu arada ilk internet servis sağlayıcı Tr.net de hizmete girdi. 1996’da TUR-NET’in devreye girmesinden sonra birçok İSS (İnternet Servis Sağlayıcı) faaliyete geçti. Böylece internet evlere girdi, herkesin kullanımına açıldı.
     
     Sohbet ve oyun başında geçen saatler
     Önce elektronik mektuplaşma yani e-posta sonra da chat denilen on-line sohbet herkesin ilgisini çekti. Anne-babaların korktuğu; sevgililerin kıskandığı chat arkadaşlıkları birçok evliliğe, aşka, sanal sekse ve sanal aldatmalara neden oldu.
     Bu arada 14-20 yaş arasındaki oyunsever gençlik artık online’dılar. Yani dünyanın her yerinden takım arkadaşları ya da rakipleriyle oynuyorlardı. Counter-Strike, Quake, Ultima Online gibi oyunlar yaş dinlememeye başladı.
     "30 yaşındaki kocamın günde 14-15 saat boyunca internet üzerinden oyun oynaması yüzünden gelen 300 milyonluk telefon faturasını geçtim, yüzünü ancak yemeklerde görebiliyorum" diyen 26 yaşındaki B.G. için internet "diğer kadın".
     Tabii ki internetin asıl amacı insanların anında mesajlaşabilmesi ve dünya üzerindeki bilgilerin herkes tarafından paylaşılabilmesiydi. Bilgi çağında geride kalmak istemeyen her ülke gibi Türkiye de içerik işine el attı. Sadece bağlantı sağlamakla iş bitmiyordu, yabancı dil bilmeyenler için internet aslında pek de bir şey ifade etmiyordu. Bunun üzerine birçok İSS ve genç girişimci Türkçe siteler oluşturmaya başladı. 1998 yılıyla birlikte internet Türkiye’deki altın çağına girdi. Bu sektörde çalışanlar ülkenin en yüksek maaşlarını alıyorlardı. Bu arada home-office yani ev ofis kavramı ortaya çıktı. Zuxxi gibi amatör tasarımlı ve programlı birçok site büyük internet içerik sağlayıcılarının portalleriyle yarışıyordu. Hele bir İnternet Mahir’imiz vardı ki... Bozuk bir İngilizceyle hobilerini, arabasını, evini anlatan ve yabancı kadınları İzmir’e davet eden Mahir "I kiss you" sitesiyle sadece Türkiye’de değil tüm dünyada efsane oldu. 1999 yılında Amerika’da "Sanal Dünya Anahtarı" ödülünü alan Mahir’in efsane sitesini şu anda www.istanbul.tc/mahir/mahir/ adresinden görebilirsiniz.
     
     2000’deki ekonomik krizden internet sektörüne darbe
     2000 yılı beraberinde krizi de getirdi. Hedeflenen kullanıcı sayıları ve reklam gelirlerinin gelmemesi ve büyük bütçeli yatırımcıların bütçeleri kısıtlamasıyla çöküşler yaşandı. En büyük çöküş ise 2001 yılında oldu. Sektöre bomba gibi giren İxir’in batışı yüzlerce gazetecinin işsiz kalmasına neden oldu. Son büyük bomba ise 2002 Ekim’inde "internet bağlantısı yanında bedava bilgisayar kampanyası" ile Türkiye’de internetin yayılmasında büyük katkıları olan Veezy’nin de aynı İxir gibi Superonline’a geçmesi oldu.
     İnternetin nimetleri saymakla bitmiyor: MP3 denilen bilgisayar formatındaki şarkılar, DivX denilen yine bilgisayar formatındaki filmler internetten bedava indirilebiliyor. Anında habercilik internetle gelişiyor. Evden çıkmadan faturalar yatırılabiliyor, bankacılık işlemleri ve çeşitli yatırımlar yapılabiliyor, e-ticaret ile alışveriş tamamlanabiliyor. Tatile çıkılacaksa online rezervasyonlarla yer ayırtılıyor...
     Ancak bizim internet dünyasındaki durumumuz pek parlak değil. Sektördeki önemli isimler Türkiye’de internetin önündeki engelleri şöyle sıralıyorlar: Bağlantı hızlarının düşüklüğü, Türk halkının alım gücünün zayıflığı, internet hukukundaki boşluklar, ulusal politika ve stratejilerimizin olmaması, interneti sadece altın yumurtlayan tavuk olarak gören şirketler...
Bu yazıdaki tarihi ve sayısal bilgilerin bir kısmı Türkiye Bilişim Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Erdal Balaban ile Bilkent öğretim üyesi ve çeşitli internet derneklerinin kurucusu ve yöneticisi olan Mustafa Akgül’den alınmıştır.      
     
     Dünyada 650 milyon internet kullanıcısı var
•   Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon internet abonesi, 5 milyon civarında kullanıcı bulunmakta.
•   Dünyada yaklaşık 650 milyon internet kullanıcısı var.
•   Ocak 2003 itibariyle Türkiye’de 6 bin 200 kayıtlı internet kafe var.
•   İnternet başındaki saatlerin sorunlara yol açtığı düşünülüyor. 1998 yılında Hollanda’da internet bağımlılarını tedavi eden bir merkez kuruldu.
•   Web cam yani internet üzerinden anında görüntü iletebilen kameralarla birlikte ilginç girişimler ortaya çıktı. En ilginci 1998 yılında Julie adında bir transseksüelin ameliyatla kadın oluşunu izlettirmek istemesiydi.
•   İnternetin dünyadaki tarihine gelince... 1957 yılında Ruslar, Sputnik adlı uyduyu uzaya fırlattılar. Paniğe kapılan Amerika askeri teknolojileri geliştirmek için DARPA’yı kurdu. Amerika’nın dört bir yanında bu kuruma çalışan bilim adamlarının haberleşebilmesi için 1969 yılında bilgisayarları birbirleriyle konuşturmayı başardılar. 1989’a kadar akademik olan internet o yıl efsane olarak bilinen Tim Bernard Lee tarafından "html" adı verilen bilgisayar kodlama dilinin ve www’unun bulunması ve grafik unsuru barındıran sayfaların tıklamalarla birbirine bağlanabilmesiyle herkesin kullanımına açıldı.      
     
     Erkekler pornoya, kadınlar sohbete
     Ne yazık ki Türkiye’de internet kullanıcıları ile ilgili yapılmış sağlam araştırmalar yok. Türkiye’nin üç büyük İSS’i E-kolay, Superonline ve TürkNoktaNet’ten aldığımız verilerle şunları söyleyebiliyoruz: Türkiye’de internete girenlerin yüzde 70’i 30 yaşın altında, yüzde 65’i erkek, yüzde 40-45’i üniversite mezunu.
     İnternet kullanıcılarına sorulduğunda "bilgi almak için bağlanıyorum" deseler de Radikal gazetesinin internet yazarı Serdar Kuzuloğlu’nun da belirttiği gibi kim "Sabahtan akşama porno sitelerde turluyorum" diyebilir ki... Hürriyet gazetesinde internet köşesini hazırlayan Yurtsan Atakan ise kadınların chat sitelerine girdiğini belirtiyor ve "İnternet kullanım amaçları kişiliklerin bir aynası oluyor" diyor. Milliyet İnternet Editörü Ercüment İşleyen ise e-posta, chat ve eğlenceyi ilk sırada saydıktan sonra kullanıcıların büyük gazetelerin sitelerini haberleri okumak için sıkça ziyaret ettiğini söylüyor. Oyun siteleri, İtiraf.com ve Ekşi Sözlük ise gençlerin her gün uğradıkları büyük şirketlere bağlı olmayan sitelerden...
     







 Sarıkız'ın Anıları
 Tuba Akyol
 Yalvaç Ural