|
|


Türkiye 10 yıldır
internette
İlk internet bağlantısı 1969’da kuruldu. 1989’da internet
evlere girdi. Nisan 1993’te online olan Türkiye ise bu yıl
internetteki 10’uncu yılını kutluyor
ASLI
ÇAKIR
Türkiye bu
sene bir tık ile dünyaya bağlanmasının yani interneti kullanmaya
başlamasının 10’uncu yılını kutluyor. Türkiye internetle
12 Nisan 1993’te Orta Doğu Teknik
Üniversitesi’nden sağlanan 64kbit/saniyelik bir bağlantı ile
tanıştı. Bu bağlantıyı sırasıyla Ege Üniversitesi, Bilkent
Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi
izledi. Aynı yıl ODTÜ ve Bilkent ilk Türk web sitelerini yayına
geçirdi. Bu arada ilk internet servis sağlayıcı Tr.net de hizmete
girdi. 1996’da TUR-NET’in devreye girmesinden sonra birçok İSS
(İnternet Servis Sağlayıcı) faaliyete geçti. Böylece internet evlere
girdi, herkesin kullanımına
açıldı. Sohbet
ve oyun başında geçen
saatler Önce elektronik
mektuplaşma yani e-posta sonra da chat denilen on-line sohbet
herkesin ilgisini çekti. Anne-babaların korktuğu; sevgililerin
kıskandığı chat arkadaşlıkları birçok evliliğe, aşka, sanal sekse ve
sanal aldatmalara neden oldu. Bu
arada 14-20 yaş arasındaki oyunsever gençlik artık online’dılar.
Yani dünyanın her yerinden takım arkadaşları ya da rakipleriyle
oynuyorlardı. Counter-Strike, Quake, Ultima Online gibi oyunlar yaş
dinlememeye başladı. "30 yaşındaki
kocamın günde 14-15 saat boyunca internet üzerinden oyun oynaması
yüzünden gelen 300 milyonluk telefon faturasını geçtim, yüzünü ancak
yemeklerde görebiliyorum" diyen 26 yaşındaki B.G. için internet
"diğer kadın". Tabii ki internetin
asıl amacı insanların anında mesajlaşabilmesi ve dünya üzerindeki
bilgilerin herkes tarafından paylaşılabilmesiydi. Bilgi çağında
geride kalmak istemeyen her ülke gibi Türkiye de içerik işine el
attı. Sadece bağlantı sağlamakla iş bitmiyordu, yabancı dil
bilmeyenler için internet aslında pek de bir şey ifade etmiyordu.
Bunun üzerine birçok İSS ve genç girişimci Türkçe siteler
oluşturmaya başladı. 1998 yılıyla birlikte internet Türkiye’deki
altın çağına girdi. Bu sektörde çalışanlar ülkenin en yüksek
maaşlarını alıyorlardı. Bu arada home-office yani ev ofis kavramı
ortaya çıktı. Zuxxi gibi amatör tasarımlı ve programlı birçok site
büyük internet içerik sağlayıcılarının portalleriyle yarışıyordu.
Hele bir İnternet Mahir’imiz vardı ki... Bozuk bir İngilizceyle
hobilerini, arabasını, evini anlatan ve yabancı kadınları İzmir’e
davet eden Mahir "I kiss you" sitesiyle sadece Türkiye’de değil tüm
dünyada efsane oldu. 1999 yılında Amerika’da "Sanal Dünya Anahtarı"
ödülünü alan Mahir’in efsane sitesini şu anda
www.istanbul.tc/mahir/mahir/ adresinden görebilirsiniz.
2000’deki
ekonomik krizden internet sektörüne
darbe 2000 yılı beraberinde
krizi de getirdi. Hedeflenen kullanıcı sayıları ve reklam
gelirlerinin gelmemesi ve büyük bütçeli yatırımcıların bütçeleri
kısıtlamasıyla çöküşler yaşandı. En büyük çöküş ise 2001 yılında
oldu. Sektöre bomba gibi giren İxir’in batışı yüzlerce gazetecinin
işsiz kalmasına neden oldu. Son büyük bomba ise 2002 Ekim’inde
"internet bağlantısı yanında bedava bilgisayar kampanyası" ile
Türkiye’de internetin yayılmasında büyük katkıları olan Veezy’nin de
aynı İxir gibi Superonline’a geçmesi oldu.
İnternetin nimetleri saymakla
bitmiyor: MP3 denilen bilgisayar formatındaki şarkılar, DivX denilen
yine bilgisayar formatındaki filmler internetten bedava
indirilebiliyor. Anında habercilik internetle gelişiyor. Evden
çıkmadan faturalar yatırılabiliyor, bankacılık işlemleri ve çeşitli
yatırımlar yapılabiliyor, e-ticaret ile alışveriş tamamlanabiliyor.
Tatile çıkılacaksa online rezervasyonlarla yer ayırtılıyor...
Ancak bizim internet dünyasındaki
durumumuz pek parlak değil. Sektördeki önemli isimler Türkiye’de
internetin önündeki engelleri şöyle sıralıyorlar: Bağlantı
hızlarının düşüklüğü, Türk halkının alım gücünün zayıflığı, internet
hukukundaki boşluklar, ulusal politika ve stratejilerimizin
olmaması, interneti sadece altın yumurtlayan tavuk olarak gören
şirketler... Bu yazıdaki tarihi ve sayısal bilgilerin bir
kısmı Türkiye Bilişim Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Erdal Balaban
ile Bilkent öğretim üyesi ve çeşitli internet derneklerinin kurucusu
ve yöneticisi olan Mustafa Akgül’den alınmıştır.
Dünyada 650 milyon internet kullanıcısı
var • Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon
internet abonesi, 5 milyon civarında kullanıcı
bulunmakta. • Dünyada yaklaşık 650 milyon internet
kullanıcısı var. • Ocak 2003 itibariyle Türkiye’de 6
bin 200 kayıtlı internet kafe var. • İnternet
başındaki saatlerin sorunlara yol açtığı düşünülüyor. 1998 yılında
Hollanda’da internet bağımlılarını tedavi eden bir merkez kuruldu.
• Web cam yani internet üzerinden anında görüntü
iletebilen kameralarla birlikte ilginç girişimler ortaya çıktı. En
ilginci 1998 yılında Julie adında bir transseksüelin ameliyatla
kadın oluşunu izlettirmek istemesiydi. • İnternetin
dünyadaki tarihine gelince... 1957 yılında Ruslar, Sputnik adlı
uyduyu uzaya fırlattılar. Paniğe kapılan Amerika askeri
teknolojileri geliştirmek için DARPA’yı kurdu. Amerika’nın dört bir
yanında bu kuruma çalışan bilim adamlarının haberleşebilmesi için
1969 yılında bilgisayarları birbirleriyle konuşturmayı başardılar.
1989’a kadar akademik olan internet o yıl efsane olarak bilinen Tim
Bernard Lee tarafından "html" adı verilen bilgisayar kodlama dilinin
ve www’unun bulunması ve grafik unsuru barındıran sayfaların
tıklamalarla birbirine bağlanabilmesiyle herkesin kullanımına
açıldı.
Erkekler pornoya, kadınlar
sohbete Ne yazık ki
Türkiye’de internet kullanıcıları ile ilgili yapılmış sağlam
araştırmalar yok. Türkiye’nin üç büyük İSS’i E-kolay, Superonline ve
TürkNoktaNet’ten aldığımız verilerle şunları söyleyebiliyoruz:
Türkiye’de internete girenlerin yüzde 70’i 30 yaşın altında, yüzde
65’i erkek, yüzde 40-45’i üniversite
mezunu. İnternet kullanıcılarına
sorulduğunda "bilgi almak için bağlanıyorum" deseler de Radikal
gazetesinin internet yazarı Serdar Kuzuloğlu’nun da belirttiği gibi
kim "Sabahtan akşama porno sitelerde turluyorum" diyebilir ki...
Hürriyet gazetesinde internet köşesini hazırlayan Yurtsan Atakan ise
kadınların chat sitelerine girdiğini belirtiyor ve "İnternet
kullanım amaçları kişiliklerin bir aynası oluyor" diyor. Milliyet
İnternet Editörü Ercüment İşleyen ise e-posta, chat ve eğlenceyi ilk
sırada saydıktan sonra kullanıcıların büyük gazetelerin sitelerini
haberleri okumak için sıkça ziyaret ettiğini söylüyor. Oyun
siteleri, İtiraf.com ve Ekşi Sözlük ise gençlerin her gün
uğradıkları büyük şirketlere bağlı olmayan sitelerden...

| |

![]()
|