|
Ayda KAYAR / İSTANBUL
İzmirli Öncül Kayaoğuz, kızı
Asya'ya Türkiye'de çok az bilinen ‘‘Çölyak’’ hastalığı tanısı
konunca, yaşamını bu hastalığa adadı. 26 yaşındaki baba, Türkiye
Gıda Kodeksi'nin değiştirilmesi için çaba harcıyor. Çünkü içinde
‘‘gluten’’ olduğu belirtilmeyen bazı hazır gıdalar, ‘‘Çölyak’’
hastalarını ölüme götürebiliyor.
İzmirli Öncül Kayaoğuz, kızı Asya,
Türkiye'de ender görülen ‘‘çölyak’’ hastalığına yakalanmış bir acılı
baba. Kayaoğuz, ‘‘İtiraf.com’’ adlı sitede 4 Aralık tarihinde
‘‘Çölyak babası’’ rumuzuyla yayınlanan yazısında Çölyak hastalarını
dayanışmaya ve mesajlaşmaya davet etti. Kayaoğuz, ‘‘Hastaları ve
yakınlarını Ege Üniversitesi desteğiyle kurduğumuz Ege Çölyakla
Yaşam Derneği çatısı altında toplanmaya davet ediyorum’’ dedi.
BİSKÜVİ YİYEMİYOR
Kayaoğuz'un sitede
yayınlanan ve ‘‘Siz hiş 2,5 yaşındaki kızınıza ya da oğlunuza;
biskşvi, kraker, ekmek, hamburger, pizza gibi gıdaları yedirememenin
ne olduğunu biliyor musunuz?’’ diye başlayan mesajı, site
müdavimlerini duygulandırdı. Kayaoğuz, Çölyak hastaları ve
yakınlarından 35 elektronik posta mesajı aldı. Bunların yaklaşık
25'i bizzat Çölyak hastalarıydı. Türkiye'de gıda kodeksinin
uygulanması ile gluten diyetine uygun gıda maddelerinin
satılmamasından şikayet eden Oğuz, şunları anlattı:
HALK
EKMEK'İN EKMEĞİ
‘‘Her şeyi yurtdışından getirmek zorunda
kalıyoruz. Şimdi İstanbul Halk Ekmek fabrikalarının ürettiği
glutensiz ekmek ile biraz rahatladık. Ekmeğimizi İstanbul'dan
getirtebiliyoruz. Ancak diğer gıdaları yurtdışından geliyor ve çok
pahalı. Bir kutu bisküviye 250 mark ödüyorum. Yarım kiloluk un 16
milyon lira. Bir paket makarna ise 5-6 milyon lira. Bunları
getirtemeyen birçok hasta ve hasta sahibi de var. Türkiye'de gıda
kodeksi tam olarak uygulanmadığı için de çok sıkıntı çekiyoruz.
Ülkemizde, ketçap, salça ve konservelere bile yoğunluk vermek için
buğday konuluyor. Bazı çikolatalarda dahi buğday var. Kutuların
üzerinde ise hiçbir uyarı yok. Bazı ürünlerde nişasta olduğu
yazılıyor ancak buğday nişastası mı, mısır nişastası mı nedir belli
değil. Bizim çocuklarımız için bu detaylar, ölüm kalım
meselesi.’’
Kayaoğuz, başkanlığını Doç. Dr. Sema Aydoğdu'nun
üstlendiği Ege Çölyakla Yaşam Derneği'nin İstanbul ve Ankara'da da
örgütlendiğini ve amaçlarının ‘Türkiye Çölyakla Yaşam Derneği’ adını
alabilmek olduğunu söyledi. Önceliklerinin gıda kodeksinin
uygulanmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Kayaoğuz, kendisine
‘onculk@mail.com’ adresinden ulaşılabileceğini belirtti.
Gıda kodeksi değişmeli
Hazır yiyeceklere,
içinde ayrıntılı olarak ne bulunduğunu gösteren etiket zorunluluğu
getiren Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği, 1997'den beri yürürlükte.
Ancak bazı üretici firmalar buna uymuyor ve denetimde de sorunlar
yaşanıyor. Kayaoğuz, ‘‘Çölyak‘‘ ve ‘‘fenilketonüri’’ hastalıklarında
‘‘gluten’’ içeren buğday, yulaf, çavdar ve arpa yemenin ölüme kadar
götürebilecek sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiyor.
Bitkisel proteinlere karşı alerji
gelişiyor
Çölyak hastalığının adı Latince ’’karın
hastalığı‘‘ anlamına gelen ’’celiac disease‘‘dan geliyor.
İngilizcede ‘‘seliyak’’ okunan ‘‘celiac’’ Türkçe'ye ‘‘çölyak’’
şeklinde adapte edilmiş. Ege Çölyakla Yaşam Derneği Başkanı Doç. Dr.
Sema Aydoğdu Çölyak hastalığını ‘‘Doğuştan genetik yatkınlığı olan
bireylerde yaşamın her hangi bir döneminde buğday, arpa, yulaf ve
çavdar gibi gluten (bitki proteini) içeren gıdalara karşı gelişen ve
yaşam boyu süren gıda alerjisi’’ diye tanımladı. Bu kişilerin ömür
boyu glutensiz gıda almaları gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Sema
Aydoğdu, ‘‘Çölyak hastalarına, sadece diyet gerekiyor. Çok sağlıklı
yaşayabiliyorlar. Diyet yapılmadığı zaman sonucu ölüme kadar
gidebilir’’ dedi.
Günlerce teşhis
konulamadı
Bebeklerini 10 aylıkken sütten keserek ek
besinlere başladıklarını anlatan Öncül Kayaoğuz, küçük Asya'ya
teşhis konması aşamasını şöyle anlattı:
‘‘Bebekler için
hazırlanan ek besinlerin çoğu buğday katkılı. Bunları vermeye
başladığımızda Asya ishal oldu. Doktora gittik, testler yapıldı ve
hiçbir şey bulunamadı. Doktorların tavsiyesiyle kızımıza pirinç
lapası yedirdik, ishal durdu. Yeniden normal beslenmeye geçince yine
ishal oldu. 5 ay kadar teşhis konulamadı. En sonunda Asya, 15
aylıkken Ege Üniversitesi Çocuk Gastroenterolojisi ve Beslenme Bilim
Dalı Başkanı Raşit Vural Yağcı ile yardımcısı Doç. Dr. Sema Aydoğdu
yüzde 100 ‘Çölyak' teşhisi koydular. Bu süre içinde çok zor günler
yaşadık. Saat 19.00'dan 24.00'e kadar 25 kez bez değiştirdiğimiz
oldu. Kızımız yediği herşeyi aynen çıkarıyordu. Tombul kızımız
gitmiş yerine ayakta bile güçlükle duran, göbek çukuru dışarı çıkık
Afrikalı çocuklara benzer bir bebek kalmıştı. Ancak diyete
başladığımız ertesi günü farkı gördüm. Asya, aylar sonra ilk kez
güldü. Şimdi de çok sağlıklı ve neşeli bir çocuk. Yaşıtlarından 7-8
santimetre daha uzun.’’
|