Teoman'ın
yaşam destek ünitesi
Teoman'ın son
albümü Gönülçelen, erotik bir parçayla magazin haberi
oldu: "Dokunuyorum ellerine/ Aralanmış bacaklarına/
Eğilip ıslak ağzına/ Ağzımı dayıyorum son kez..." diye
giden Soluk Soluğa, yoksa Deniz Akkaya için mi
yazılmıştı? Reddetti Teoman.
Öykülü şarkılar yapan Teoman'ın bu dizelerinden çok,
parçanın sonundaki, aşka ve sekse mefase koyan Lemanvari
espri hoştu: "Bazen bir içki şisesi/ Yaşam destek
ünitesi..."
Bence albümdeki en ilginç parça Zamparanın Ölümü.
Girişte, sanatçının vokalisti Pamela Spence'in söylediği
bir bölüm var. 28 yaşındaki Spence, Amerikalı baba ve
Türk annenin kızı. Almanya doğumlu. Tiyatro (Ankara
Konservatuarı) mezunu. Panic Attack grubunun iki
solistinden biri. Spence'e niye taktın, derseniz: Ses
telleri rakı ve Samsun ile örselenmiş, kayış tenli
Bodrumperest kadınların değil de... Sek votka, filtresiz
Gaulloise ve tek gecelik aşklarla hayat tecrübesini
çabucak kazanmış Beyoğlu kızlarının sesiyle söylüyor
repliğini: "... hadi gelin uyuyun koynumda eğer çok
isterseniz/ ben uyanmadan giderseniz; beni memnun
edersiniz."
"On yedi, on yedi..." gibi akılda kalan nakaratları
olmayan Gönülçelen, şarkı sözleri üzerine "kafa yormak"
(Aktüel'in müzik yazarı Murat Tunalı'ya sevgilerle)
müzik isteyenler için...
ENTELLİĞİ KOLAY MI SANDIN?
Bazıları entel olmayı dış görünüşten (yuvarlak
tel gözlük, keçi sakal, heybe, cepte Nietzsche filan)
ibaret sanır. Olur mu öyle şey? Bunun sineması var,
kafesi var, paneli var... Oralarda görünmezsen olmaz!
Entellik hizmeti veren son merkez İstiklal
Caddesi'nde açıldı: Karşı Sanat Çalışmaları. Hani Agah
Özgüç'ün Türkan Şoray sergisinin açıldığı yer (Elhamra
Pasajı, 258/253). Karşı'yı, psikanalize giriş
seminerleri de veren İskender Savaşır yönetiyor. Aslı
Erdoğan'ın koordine ettiği edebiyat sohbetleri
yapılıyor. Oruç Aruoba filozofları, Fatmagül Berktay
kadınları anlatıyor. Film atölyesi de var.
Arada askeri tarih uzmanı Cem Kum'un dersleri de
oluyor ki benim favorimdir. Çok iyi anlatır hoca. Onun
yıllar önce Bilar'da verdiği gaz hâlâ sürüyor. Daha
geçenlerde iki ciltlik Hitler'in Generalleri Anlatıyor'u
(Kastaş Yay.) bitirdim: Guderian'ın uzun süre dikkate
alınmayan tank savaşı teorileri... Çöl Kaplanı Rommel'in
düşmanı olan İngilizler'i bile hayran bırakan
kurnazlıkları...
(Ara not: Rakibinin fotoğraflarını çalışma odasına
asan General Montgomery, Rommel efsanesini bitirmek için
elinden geleni yapmıştı. Başardığı söylenebilir: Hem
yakıtsız kalan Rommel'i yendi, hem de giyim tarihine
'mont' kelimesini armağan etti.)
Velhasıl Karşı'de çok ilginç şeyler öğrenebilirsiniz.
Bunun için de belli bir ücreti ödemenin yarısıra, az
buçuk mürekkep yalamanız gerekir. Entelliğin kolay
olmadığını söylemiştim!
ÜSTÜMÜZDEN 2002 GEÇTİ
Benim en sevdiğim 'Pazarlama İletişimi Dergisi'
olan MediaCat, 2002'de 10'uncu yılını kutluyor. Bu
nedenle 12 ayın kapaklarını ünlü reklamcılar yapacak.
Ocak sayısınınkini Hulusi Derici (M.A.R.K.A ajans)
tasarlamış: Üstümüzden 2001 Geçti.
Zeki Triko için yaptığı plajdaki Atatürk'lü Güneşi
Özledik kampanyası ile 28 Şubat döneminin yıldızı olan
Derici, "Bu kötü yılın bitip; yeni bir yılın, yeni
umutlarla başladığını mizahi bir yaklaşımla vermek
istedim" diyor. Belli ki "Bir kereden bir şey olmaz"
diye düşünmüş de... Eğer 2002 de kötü giderse, gelecek
sefer dudağına ruj süren bir adam mı koyacak?
(1960'larda Esquire'ın kapaklarını tasarlayan ABD'li
reklamcı George Lois'e saygıyla!)
YUMRUK HAVAYA!
Futbol üzerine birbiri ardına nefis kitaplar
çıkıyor. Son örnek: 'Taraftarın Senle...' (İletişim).
'Monşer'inden holiganına, taraftarın ruh ve eylem halini
anlatmak için Murat Toklucu hem gözlemiş, hem okumuş,
hem de konuyla ilgili 80 kişiyle konuşmuş. İşte Hıncal
Abi'nin anlattığı olay: "Galatasaray bayan voleybol
takımının Anadolu yakısında maçı var. Başkan son anda
haber alıp şube yöneticisini arıyor: 'Aman amigolar
gitsin, kızlara tezahürat yapsın.' Yönetici de GS
amigosunu bulup bilet paralarını veriyor. Ama GS
amigosuna zor geliyor karşıya gitmek. O da Fenerbahçe
amigosunu arayıp, 'Maça gidip bağırın' diyor. Öbürü
kabul ediyor. Adamlarını toplayıp maça gidiyor ve iki
saat GS lehine tezahürat yapıyor. Paraları kırışıyorlar.
Kavga çıksa, kavga da ederlerdi herhalde." Şaşırdınız
mı? Ohooo, bu da bir şey mi; daha ne olaylar var
kitapta! (Benim örneğimi biliyorsunuz: Mahalle arkadaşı
BJK'lilerle maçı izleyip, sarı-lacivertlileri döven
hasta Fenerli bir holigan genç tanımıştım zamanında...)
MUAZZEZ ERSOY: DİKKAT!
İtiraf.com'cular, ad vermeyip, 'Nostalji
Kraliçesi' dedikleri Ersoy'a... Fanlarına ters ve soğuk
davrandığı... Sağda solda küfürlü konuştuğu... Dizi
çekimlerinde korkunç kaprisler yapıp, hakaretler ettiği
için fena halde kızgınlar. TV ve gazetelere yansımayan
olayların internetteki serbest dolaşımı hayran kitlesini
erozyona uğratıyor.ff
TİŞÖRT YAZISI
Tipim değilsin ama hadi idare edelim.
MARSHALL MCLUHAN:
Söylediğim her şeyle aynı fikirde olmak zorunda
değilim.
|