05 Temmuz 2008 Cumartesi
|
|
|
|
|
|
|
|
|
8 saat 21 dakika önce gönderdi.
|
Sevgili anneciğim bir epilepsi hastası. Bir gün, ben çocukken ve annemle birlikte yolda yürürken, annem nöbet geçirmişti. Bense o an ki aklımla, onu orada bırakıp eve dönmek istemiştim. Şimdi her aklıma geldiğinde çok utanıyorum. Ne olur affet beni anneciğim.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 gün 9 saat önce gönderdi.
|
26 yaşında, 24 haftalık gebe, epilepsi hastası, son geçirdiği nöbette çaydanlığı deviren ve sağ kolu 3.dereceden yanan sevgili A..., mavi gözlerin buğulu bakıyordu bugün. Gülerek takıldım sana, "Bugün taburcu oluyorsun, benden ayrılacağın için mi üzgünsün?" diye. Nereden bilebilirdim bunun dördüncü gebeliğin olduğunu, kocanın "Hastaneden çıkınca bir daha eve gelmesin!" diye annenle haber gönderdiğini... Keşke, keşke imkanım olabilseydi, sıcak bir yuvaya koyabilseydim seni ve yavrularını. Kendimi çok çok küçük hissettim bugün.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 gün 5 saat önce gönderdi.
|
Yıl 1992. Yaz tatilleri köyde, amca evinde geçiyor o zamanlar. Dünya kuş gribi denen şeyden bihaber. Amcamın tavukları her gün grup halinde ölüyor, ölenler de ortalıkta fazla bırakılmadan hemen gömülüyor. Yine bir tanesi ölmüş ve yengem evde o an bu işi yapacak boş kimse olmadığı için benden rica ediyor. Ben tamam deyip kapıyorum ölü sanılan tavuğu ve ölmediğini fark ediyorum. Gizlice odama yatağımın altına bir kutuya koyup, tedaviye başlıyorum. Antibiyotikler, ateşten oluşan ve de kurtlanmış yaralara pansuman, zorla ağzına tıkıştırılan yemlerle birkaç gün sonra nefes almaya başlıyor ama hala baygın. Günler geçtikçe kendine geliyor ve artık peşimden ayrılmıyor, evde herkes bana hayret ediyor "Nasıl başardın?" diyerek... Tatil bitiyor ve okul açılacağı için ben şehire önceden gidiyorum, Boncuk'u gelirken getirmesini annemden rica ediyorum. Bir hafta sonra köyde işlerini bitiren annem geliyor. Okuldan eve koşarak geliyorum ve "Boncuk nerede?" diye soruyorum. "Orada, çantanın içinde." cevabıyla birlikte hayatımın şokunu yaşıyorum. Benim sevgili amcam, "O kadar uğraştı; yemek de onun hakkı." diye Boncuk'u kesip göndermiş. Bravo amca, sayende yıllarca tavuk yemedim, olaydan sonra günlerce arkadaşımda kaldım ve eve gitmedim. Senin emek ve sevgi anlayışına duyduğum kızgınlıktan aradan geçen onca yıla rağmen seni hala affetmedim, affetmeyi de düşünmüyorum.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 gün 17 saat önce gönderdi.
|
Yıllar boyunca işe girmeyen, niye çalışmadığı sorulduğunda paraya ihtiyacı olmadığını söyleyen ve çalışan kızının parasını yemeyi bir görev haline getirmiş olan eniştem, kızını istemeye gelen herkesi onu kimseyle paylaşamam bahanesiyle(!) geri çeviriyor. Onun asıl sevdiğinin kızı değil onun eve getirdiği para olduğunu ise bizden başka kimse bilmiyor.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
papri,
Kadın
,
21
,
İstanbul
|
5 gün 2 saat önce gönderdi.
|
Fırından simit alıyorum, karşıdaki parka gidiyorum. Oturmuş simiti kemirmeye çalışıyorum, simit gerçekten gevrek. Önümden tahminen 80 yaşlarında 2 bastona rağmen yürümekte zorlanan bir dedeyle 60 yaşlarında bir teyze geçiyor, yandaki banka yerleşiyorlar. Dede o kadar şeker ki gözlerimi alamıyorum. Aynı fırından almışız simitleri, kadın çıkarıyor, dedeye veriyor. Dede yiyemiyor, çünkü çok gevrek. Kadın dedeyi dürtmeye ''Yesene yesene, neden yemiyorsun, seni mi bekleyeceğim ben burada!'' diye çimdiklemeye başlıyor. Boğazım düğümleniyor. Dede titreyen elleriyle simiti yemeye çalışıyor. Kadın tekrar söylenmeye başlıyor. ''40 yıldır seni çekiyorum. Senin gibi baba olmaz olsun. Bir hava almaya çıktık zehir ettin. Kalk, eve gidiyoruz, yürü!'' Kalkıp ''Simit gevrek, yiyemez tabii!'' diye bağırmak istiyorum. Yıllarca gurbette yaşamış, yanımda olamamış babam geliyor aklıma iyice düğümleniyor boğazım, tek kelime edemiyorum. Hayat çoğu şeyi onu haketmeyenlere veriyor zaten. Dede neredeyse sürüklenerek geçip gidiyor gözlerimin önünden. Benim annem ve babam, ben yaşadığım sürece bu duruma düşmeyecekler söz veriyorum. Allah yaşlanmadan ve kimsenin de eline düşmeden alsın canımı istiyorum.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 gün 3 saat önce gönderdi.
|
Hemofili hastası idi. Buna rağmen tıp fakültesini, hiç kalmadan, altı yılda bitirdi. Biz sınav kapısında stresli bir şekilde bekleşirken o sakindi, yüzünde "Ben neleri atlattım, bunu mu atlatamayacağım?" bakışı olurdu hep. Kimsenin notunu kıskanmaz, eğer o gün gelemeyen varsa ne yapıp edip onu idare ederdi. Yardıma ihtiyacı olandan emeğini esirgemedi hiç. Bugün de öyle yaptı, Numune acile gelen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olan hastadan yardımını esirgemedi. Şu anda yoğun bakımda hayat mücadelesi veriyor, ama biz biliyoruz ki, o neleri atlattı, bunu mu atlatamayacak? Biz biliyoruz ki, o daha nice hastalardan yardımını esirgemeyecek, biz biliyoruz ki, o doktoruna her türlü zorluğu çıkaran bu ülkeden, bizden, hayattan hiç vazgeçmeyecek. Çünkü biz onu tanıyoruz, çünkü biz onu seviyoruz.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 gün 4 saat önce gönderdi.
|
Şehir dışına giden annemin bana emanet ettiği bahçesini Hırvatistan-Türkiye maçı sırasında suladım. Kimsenin beni görüp bahçe suluyor diye şikayet edemeyeceğini düşündüm. Bir tarafta mahalledeki tek yeşil alan, çocukların göz hakkı için tırmandığı tek ağaç topluluğu... Diğer tarafta şimdiden kuruyan Tahtalı Barajı. Bir ağacı sularken vicdan azabı duyacağımı söyleseler kesinlikle inanmazdım.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|