14 Ekim 2008 Salı
|
|
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 20 gün önce gönderdi.
|
İki yıl önceydi. Kardeşimle sudan bir sebepten ötürü büyük bir kavga etmiş ve on gün dargın kalmıştık. Dargınlığın onuncu günü, öğle vakti, bir alışveriş merkezinde, sevgilimle ettiğimiz kavganın stresini üzerimden atmak için alışveriş yapıyor bir yandan da akşam seminerde yapacağım konuşmanın metnini içimden tekrar ediyordum. O sırada telefon çaldı, arayan kardeşimdi. Yüzümü ekşiterek ve "Of, seni hiç çekemeyeceğim şimdi!" diye düşünerek telefonu açtım ve "Ne var, ne istiyorsun?" diye bağırdım açar açmaz. Kardeşim, cılız bir ses tonuyla "Abla kaza geçirdim, X Hastanesi'ne gel." diyerek telefonu kapattı. O andan itibaren benim için dünya durdu... Renkler, kokular, insanlar, her şey ama her şey, bir anda silindi zihnimden... Büyük bir korkuyla ve aceleyle, hastaneye doğru yola çıktım... Artık, ne akşam gideceğim seminerin, ne sevgilimin o gün arayıp aramayacağının ne de diğer dünya telâşlarının önemi vardı. O günden sonra kardeşim aradığında, telefonu, her seferinde gülümseyerek ve ağız dolusu "Canım" diyerek açıyorum. Bu satırları yazarken bile gözlerim doldu ve okuyan herkese de tavsiyemdir; lütfen sevdiklerinize, şu an ya da geciktirmeden, en kısa zamanda, onları sevdiğinizi söyleyin. Hayat bu, bir dakika sonra bile çok geç olabilir...
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Öğrencilik yıllarınızda yeni tanıştığınız bir hatun ile ateşli geçen bir gecenin sabahında odada sereserpe yerlere atılmış iki adet kadın atleti bulursanız, birini mutlaka yok edin. Yok etmediyseniz bile asla, aynı evi paylaştığınız kuzeninizin olduğuna inandırmak için ısrar etmeyin. Aksi takdirde kuzeniniz okulunuza gelip arkadaşlarınızın yanında "Hadi sana tanga bakmaya gidelim." diyebilir.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
birdy,
Kadın
,
37
,
İzmir
|
6 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Soğan doğrarken sağladığı büyük kolaylıktan sonra, lenslerimin biber gazına da birebir olduğunu keşfettim! Nevruz göstericilerinin arasından geçmek zorunda kalan otobüsümüzde şoför de dahil, gözleri kızarıp yaşarmadan önünü görebilecek kadar sağlam kalan bir tek ben vardım.
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Umman izlenimlerim: 1- Umman'ın başkenti Muscat, dünyanın en temiz şehirleri sıralamasında ikinci sıradaymış. Çölün denizle birleştiği yerde olmasına rağmen şehirde toz namına bir şey yok. 2- Halkın tamamına yakını İngilizce biliyor ve yabancılara karşı sıcakkanlılar. 3- Öğlen saat 13.00 ile 16.00 arası ortalıkta tek adam bulamazsınız, herkes evine kapanıp uyuyor. 4- Muscat şehri de İstanbul gibi alışveriş merkezleri ile kuşatılmış. Her marka ve her ürün kolaylıkla bulunabiliyor. 5- Her türlü kadın profili mevcut. Gözlerine kadar kapalı kadınla, mini etekli bir kadın gayet rahat aynı caddede gezebiliyor. (Mini etekliye kafilemiz dışında bakan yoktu) 6- Kadınların kilolu ve iriyarı olanları makbul. 7- Halkın refah durumu çok iyi. 1 RO. (umman riyali) = 2 Euro. Geri hizmetlerde Hintli ve Pakistanlıları çalıştırıyorlar. 8- Her türlü lüks arabaya caddelerde rastlayabilirsiniz (ki 24 YTL karşılığında depoyu tamamen doldurabiliyorsunuz) 9- Muscat'ta neredeyse 100 metrede bir Türk lokantasına rastlayabilirsiniz. Halk kebabı çok sevmiş. 10- Tüm otel ve gece kulüplerini Filipinli ve Çinli kadınlar istila etmiş. En elit disko bile pavyon mantığıyla iş yapıyor. 11- Umman Muscat çok güzel, yine gidecek ben!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 22 gün önce gönderdi.
|
10 yıl kadar önce. 1 gün sonra Amerika'ya uçmak üzere memleketten İstanbul'a gidiyorum otobüsle. Terminalde sigaramı tüttürüp koca bavullarımın arasında dolanıyorum. Derken arkadaşım beliriyor önceden konuştuğumuz vakitte, bavulları yüklenip atlıyoruz arabasına, gidiyoruz evine. Muhabbet hızla ilerlerken bir telefon geliyor arkadaşımın evine, annem... "Oğlum, pasaportunu, biletini, cüzdanını kontrol et bakalım yanında mı? Bir an sapsarı oluyorum. Hepsi de küçük el çantamda ve el çantam bavulların yanında yok. Panik halde "Yok anne!" diyorum. "Eşek oğlum, terminalden aradılar az evvel, cüzdanından numaramızı bulmuşlar. Çantanı bekletiyorlar, git hemen al!" diyor annem. Gidiyoruz arkadaşımla apar topar. Terminale vardığımızda babacan bir amca gülerek bakıyor panik halde koşuşturan bize. "Gelin bakalım delikanlılar, bir çay için, sakinleşin, çantanız burada rahat olun." diyor. Ben şapsal gibi bakıyorum gözlerine, nasıl teşekkür edeceğimi bilemeden. Anlıyor çaresiz ezilişimi karşısında, "Boşver yeğen, takma kafana, insanlık öldü mü?" diyor. Ev numaramızı bulduğu o cüzdanda 2000 dolar paranın varlığını da bir o biliyor, bir de ben. O el çantasındakilerin benim istikbalim olduğunu da.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|