|
|
|
|
|
10 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Yeşilköy'de bir özel hastanede geçirdiğim iki yılın ardından izlenimlerim: 1) Hastabakıcılar günde yaklaşık 100 YTL bahşiş alırlar. 2) Hastanede günde yaklaşık 400 bin YTL para toplanır; bu paranın sadece üç-beş bin YTL'si peşin; geri kalanı kredi kartıdır. 3) Mafya babaları peşin para verirler, bahşişte eli en açık olanları Drej Ali ve Arnavut Sami'dir. 4) Hastanede bahşiş rekoru Ali Şen'e aittir. 1989 yılında bir hizmetlinin maaşının 40 katını bahşiş olarak bırakmıştır. 5) Peker Açıkalın'ın rol yaptığından şüpheliyim, adam sivil hayatta da aynı. 6) Fatih Akyel cimridir, bir keresinde çocuğunun tedavisi sonucunda para üstü 2 YTL'yi 10 dakika beklemiştir. 7) Ambulans her zaman Cem Uzan'ın evine tedaviye gider ama ilgi alaka ikram hastanede dillere destandır. 8) Sabancı ailesi cimridir, bahşiş olarak havlu falan verirler. 9) Ali Avni Balkaner'in kardeşi çok iyi bir insan; prosedürle uğraşmamam için 3 bin YTL'yi sigortaya ödetmedi, cebinden ödedi. 10) Hakan Ünsal'ın ailesi acayip alçakgönüllü insanlar, eşi tam bir hanımefendi. 11) Kuşum Aydın rol yapıyor. 12) Ufuk Yıldırım ve Sonay Dikkaya çok sıcakkanlılar. 13) Ünlü kabadayı Oflu Osman öldüğünde hastaneye 200 kadar siyah Mercedes gelmişti. Vefat haberini sabaha kadar kimse söylemeye cesaret edemedi, sabah başhekim söyleyebildi. 14) Haluk Ulusoy kimseyle muhatap olmuyor. 15) Mustafa Sandal çok sıcak insan. 16) Devlet Bakanı Hüseyin Çelik oğlunun tedavisi sonrası parayı (imkan olmasına rağmen) devlete ödetmedi. 17) İbrahim Kutluay Ferrari'sini otoparkçılara teslim etmiyor.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 26 gün önce gönderdi.
|
17 Ağustos 1999 depreminde, depremden on saat sonra Gölcük'e ulaştık. Dumlupınar İlköğretim Okulu'nun üç bina yanında, bir enkazda çalışmaya başladık. Dram içinde dram yaşanıyordu her yerde. İkinci gün bile devlet yardımları birçok yere ulaşamamıştı. Kızılcahamamlı, pantolununda 99 yama olan bir amca eski model kamyonetinin arkasına evinde hanımına yaptırdığı bazlama, peynirli ve yumurtalı dürümleri, bahçesinden topladığı domatesleri, salatalıkları, biberleri alıp gelmişti. Ankara'ya dönüşümüzde o amcayı ve kurtarma çalışmalarını konuştuk. Vinçlerin az olduğunu, daha fazla vinç olsaydı daha fazla hayat kurtulabileceğini konuşurken Ankara'nın girişinde büyük bir firmaya ait iş makinalarının bulunduğu alanda duran onlarca vinci gördük. Amcanın pantolunundaki 99 yamanın fakirliğinin değil, gönül zenginliğinin, orada bomboş duran vinçlerinse sahiplerinin demirleşmiş kalplerinin göstergesi olduğunu anladık.
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 27 gün önce gönderdi.
|
İlkokuldan sonra beni okutmak istemeyen aileme inat büyük abime yalvar yakar ortaokula yazdırdım kendimi. Okumaz bu, liseye göndermeyelim dediler; hasbel kader yazıldım ona da. Başarısızlık o kadar kazınmıştı ki beynime lise de 4 yıl boyunca birinci olup en son okul birincisi olmama rağmen hiçbir zaman ailemi veli toplantısına çağıramadım. Mezuniyet törenime bile gelmelerini istemedim, birinci olduğuma inanmıyordum. Liseden sonra başarı başarıyı getirdi. Üniversite ve ardından yüksek lisans. Ancak hala ailemin bana yakıştırdığı "salak kız" imajı geçmedi. Hala elde ettiğim başarıları bir başkalarının başarısı olarak izliyorum. Hala tek başıma bir iş yaparken çok korkuyorum. Ve hala ailem benim yaptığım başarıları takdir etmiyor.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Arkadaslarımızla aramıza yeni katılan bir başka arkadaşı ziyarete gitmiştik. Yanımızda tutucu anneannesi tarafından büyütülen arkadaşımın 5 yaşındaki kızı da vardı. Zili çaldık, kapı açıldı, yeni arkadaş kapıyı minicik eteği, derin göğüs dekolteli bluzuyla açtı. "Merhaba." demeye kalmadan küçük kız bombayı patlattı "Anne, biz kaltaklara mı geldik?" Kıpkırmızı surat, içeriden gelen magma alevi ve oturma boyunca kahkahalar atmamak için dudaklarını kemiren ben... Meğer arkadaşımın annesi, televizyonda gördüğü her açık kadın için aynı yorumu yaparmış.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Bir tesadüf sonucu, yaklaşık iki yıldır beni mesajlarla taciz eden kişinin yakın arkadaşımın karısı olduğunu öğrendim. Olayı arkadaşıma açıklarsam kıyametler kopacak. Açıklamaz, akışına bırakırsam kendime olan saygım azalacak. O değil de, “Dünyada eşini aldatacak en son kadın benim karımdır” diyen arkadaşıma çok üzülüyorum. Zira mesajlar hiç de hafife alınacak masumiyette değiller.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Sayın Eyüp Belediyesi çalışanları. Size normalde ilkokulda öğrenmiş olmanız gereken bir imla kuralını hatırlatayım. Özel isimler yanlarına aldıkları ekler nedeni ile konuşma dilinde yumuşama gösterse bile yazımda aynen oldukları gibi yazılırlar. Bu kuraldan yola çıkarak Eyüp girişine astığınız janjanlı yazıdaki 'EYÜBE HOŞGELDİNİZ' yazısını 'EYÜP'E HOŞGELDİNİZ' diye değiştirmeniz uygun olur. Teşekkürlerimi sunarım....
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Yayınlanan itirafımdaki bahsi geçen çocuğun birçok kişi akıbetini sormuş. Ben de açıklama ve o merak eden yüzlerce kişinin içini rahatlatmak adına bu itirafı yazıyorum. Çocuk üç ay kadar hastanede kaldı. Çok sevimli ve güzel gözlü bu sıpacığın (biz hep böyle sevdik) adını Samet koydular. Üç ayın sonunda Sosyal Hizmetler bir aileye verdi. Samet şimdi yaklaşık 5 yaşında ve muhtemelen de anaokuluna başladı. Ben mi? Bildiğim bütün ayrıntıları o aile uzaklaşırken hemen unuttum...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|