Anneler Günü ve Hediye İşleri

Kadın anam!

Henüz daha okula başlamamışken, kız kardeşim okuldan eve gelir, okulda yaşadığı o müthiş serüvenleri anlatırdı. Öğretmenlerinin Yonca Evcimik olduğunu, Tarzan’ın da okulun bahçesinde yaşadığını söylerdi. Okul okul değil, mübarek Tolkien’in yarattığı orta dünya gibiydi ve ne ararsan vardı. Ben de ezik ezik kendi hayallerimdeki okulumu anlatır, sanki bir okulum varmış gibi davranırdım. Okula gitme hevesim, heyecanım o kadar büyümüştü ki, okula, yazılmam gereken yıldan bir sene erken başladım. Ama okulun, benim hayallerimdeki okulumla uzaktan yakından alakası yoktu. Suratsız öğretmenler, neşesiz, burnunu karıştıran çocuklar, askeri nizam ile sıraya girmiş, anne babasının yirmi dakikada yaşadığı korunmadan seks yüzünden hayata gelmiş, ama yine de gelecekte hayatı varoluşu sorgulayacak binlerce çocuk… Tarzan’ın bizim okulda çekilmediği kesindi ama çocuklara hayatlarını sorsanız hepsi Kemalettin Tuğcu hikayeleri gibi üzücü hikayelere sahip olabilirlerdi.

6 kere 7?
6 kere 7?

Okula başladıktan sonra okuldan nefret ettiğimi hatırlıyorum. Fişlerden, yazı tahtasından, öğretmenimden, yanımda oturup sürekli burnunu karıştıran ve masanın altına süren kızdan… Neden kendi okulumu bıraktım ki diye düşünüp hayaller okuluma geri dönmeye karar vermiştim. Haftalarca okula gitmemiş, “Yere batsın Ali’si de, atı da” demiştim. Evden okula çıkar gibi çıkar, servise biner, sonra okula girer gibi yapıp mahallede dolaşırdım. Ne serüvenler yaşadım o süreçte, hiçbiri okulda öğretilmez. Ama bu serüvenlerimin sonucunda karne verileceğini bilmiyordum. Karnemde birçok dersim “Başarılı” yazıyordu. Karnemi alıp heyecanla “Başarılı almışım” diye annemin yanına koştum, karnemi elimden aldı ve yazılanları okudu. “Hayır tatlım başarılı yazmıyor, başarısız hepsi” dedi. Hayatımda ilk kez başarısız olmanın ne demek olduğunu öğrenmiştim.

Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, çoğumuz bu dünyaya plansız, yanlışlıkla, kaza kurşunu olarak geldik. Çoğumuzun anne babası birbirlerinden nefret eden ama zamanında birbirleri ile evlenmek zorunda olduğunu zannetmiş, ekonomik olarak komik rakamlar kazanan buna rağmen evini kurabilmiş, çocuklarını okutabilmiş, üstüne üstelik kenara köşeye de birazcık para atabilmiş insanlar. Bizden, senden, benden daha çocuk kalpli, daha küçük yaşlarda evlenip, aile olmaya zorlanmış kadınlar ve adamlar belki de…

Çocuk yetiştirmek bir sanat, bir ustalık. Kimi kadınlar bunu öyle rahat öyle kolay yapıyorlar ki, “Hamurunda analık var” diyorsun. Kimi kadınlarda ise her koşul olsa bile eksik olanı görebiliyorsun. Büyüdükçe anne-babamıza benzeyeceğiz. Bugün geçmişe baktığınızda çocukken sizi inciten huyları ile benzememeye özen gösterin. Bu hafta Anneler Günü şerefine Morhipo‘dan 250 TL değerinde hediye çeki armağan ediyorum. Tatlış annenize hediye alır, yüzünüzü gülümsetirsiniz. Yapmanız gereken tek şey de benim boyumu doğru tahmin etmek. İpucu veriyorum 55 kiloyum!

Zodyaklı

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

14 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.