Başım Ağrıyor!

Yüzyıllardır erkeklerin çilesidir, başı ağrıyan kadın! Çocukluğumda izlediğim bütün dizilerde, karısına yanaşmaya çalışan bir adam olurdu. Kadın yatakta dergisini, kitabını okumaya çalışır, sırnaşan kocasına, kibar ve takınabildiği en Avrupai hava ile, “Bu gece olmaz, başım ağrıyor” derdi.

Nöbetçi eczane bakıyorum

Baş ağrısı kadın için önemli olsa gerek’ diye düşünürdüm. Annemle babam, annemin yıllarca ağrıyan başı yüzünden ayrılmışlardı herhalde. Annem, başını ağrıtmayacak başka adamlar aramaya başlamış olmalıydı. Babam da, nihayet başı ağrımayan bir kadın bulmuştu. Artık ikisinin de evlerine ağrı kesici girmeyecekti.

Bunlar hep sessizlikti, bunlar hep bilinmezlikti. Otuz yaşına yaklaştığım şu sıralarda, baş ağrılarım arttı. Aslında ağrıyan başım falan değil, üstelik ağrıması için de bir neden olmamalı. Sadece erkeklerin görmezden geldiği, ağrı yaratan unsurlar mevcut. Üstelik bin yıldır bağıra bağıra anlatılan şeyler.

Fakat sıkıntı şurada, bu tip yazıları okuyan genellikle kadınlarken, hitap edilen nedense erkekler oluyor:
Ön sevişmeyi uzatın!
Kadınınıza, yatakta kadın olduğunu hissettirin!
Kadınınıza romantik cümleler söylemekten çekinmeyin!

Kadın dergileri testlerinde her soruya cevaptım

Orada hiç erkek var mı? ….. Büyük sessizlik bakın, kimsecikler yok! Erkekler bu yazıları okumaz, erkekler maç izler, erkekler porno izler. Her kadının bir pornstar olduğunu zannettikleri için kendilerini seksmeşin zanneder. Oysaki gerçekler… Başımız ağrıyor!

Erkekleri bi tarafa atalım, ne halleri varsa görsünler. Biz kendimize bakalım, her koyun kendi bacağından asılır. Neden başımız ağrıyor?

Başımız ağrıyor çünkü zamana ihtiyacımız var!
Maalesef hanımlar, biz erkekler gibi her an her şeye hazır olamıyoruz. Zamanla oturan bir cinsel yaşantımız oluyor. Erkek ise, ne yapması gerektiğini olduğu gibi bilen bir varlık. Kadın gerçekten karmaşık, kadının cinsel dünyası bile, iç dünyası kadar karmaşık. Açıkçası ben, partnerinizle konuşun aklını veremeyeceğim. Kendi başınızın çaresine bakmaya çalışın. Bir şehir efsanesidir ortalıkta dolaşan, “Konuşmak lazım… konuşmak.” Neyi konuşuyorsun acaba? Konuşmak değil, yaşamak lazım. Konuşarak kendini keşfedeni daha görmedim ama yaşayarak keşfeden gerçekten mevcut. İlla bir şey konuşmanız gerekiyorsa, partnerinizle bunu konuşabilirsiniz.

Fake atmaktan vazgeçin
Evet biliyorum, bazen o kadar sıkılırsınız ki, plan yapmaya başlarsınız. Gündelik işleriniz kafanızda dönüp dolaşır. Artık bitsin diye, eğleniyormuş gibi davranmaya başlarsınız. İşte konuşmanız gereken doğru zaman budur! Fake atmayın, keyif almadığınız bir anda keyif alıyormuş gibi davranmayın. O an neyse sevmediğiniz, onu dile getirmek bütün sorununuzu çözebilir.

Yol verin!
Günümüzde cinsellik tabusu kalkmış gibi görünse de, hala kanayan yaramızdır. Libido katili doğum kontroller, kadını yükselten ama erkeği düşüren şaraplar, her kafadan çıkan ayrı ses! Amaca giden yolda harcanan enerji, kendine güvensizlik, bedenine güvensizlik… Partnerinize çok şey düşüyor diye düşünebilirsiniz ama gerçekte hiçbir şey yapmayacaktır. Kadınların orgazm olamadığına dair etrafta dolaşan şehir efsanesi sayesinde, “Siz zaten orgazm olamıyorsunuz, eee o zaman işimize bakalım” diyecektir. Siz orgazm olamadıkça kendisini başarısız zannedecek, bunu erkekliğine yapılmış bir hakaret olarak algılayacak ve başarılı hissetmek için şansını başkalarında deneyecektir. Sizin de yapmanız gereken en basit şey budur. Partnerinizle iletişim kuramıyorsanız, yol verin gitsin! Böylece başınız ağrımamış olur!

Zodyaklı

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.