Ben küçükken-12

59.0.0

Mamalarla hunharca kandırıldık. Bile, isteye sevmediğimiz ne varsa yedirmeye, sevdirmeye çalıştılar. Peki başarılı oldular mı? Tabii ki hayır. İlk hayal kırıklıklarımız var bir de. Mamadan sonraki ikinci travmamız da onlar!

Semtte keşif

Küçükken hep bir yerlerde yeni bir kıta, piramit veya dinozor fosili keşfetmek isterdim. Her yola çıkışımda babamın “Semtten ayrılma sakın!” demesi her şeyi bitirdi.

59.1

Telli turna

Küçükken dişinde tel olanlara burjuva muamelesi yapar kıskanırdım. Şimdi benim de telim var burjuva mıyım peki? Alakası yok. Ayrıca kimsenin beni kıskandığını da sanmıyorum.

59.2

Büyüdükçe kirlendim

Küçükken her yalan söylediğimde yüzüm kızarırdı istemsizce. Şimdilerde ise, seri yalan söylerken bir yandan sakız çiğniyor öte yandan nefesimi tutup on metreye dalabiliyorum.

59.3

 Emel Sayın

Küçükken, Emel Sayın’a aşıktım. Kim olduğunu anımsayamadığım biri, “Onun gözleri lens, saçları da boya. ” demişti. Ağlamıştım, çocukluk işte. Sanki Türkiye’deki her on sarışının dokuzu sahte değilmiş gibi.

59.4

Yokluk

Küçükken ansiklopedileri didik didik okumaktan o kadar keyif alırdım ki; düşünüyorum da, o zamanlar internet olsaydı şimdi kim bilir ne konumda olurdum. Ziyan olduk sayfalar arasında…

 59.5

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.