Ben Küçükken-16

70.0

Gizli güçlerimiz, realitenin dışına çıkan inançlarımız, eh biraz da cesaretimiz vardı o zamanlar…

Pire torbası

Küçükken köyde saklambaç oynarken asma ağacına tırmanmak suretiyle saklanan, oyun boyunca inemeyen, sesini çıkaramayan, sobelenmediği gibi kimse tarafından da farkedilmeyen birisini tanıyorum. Sebebi ise fiziksel olarak lakabı gibi pireyi andırmasıydı.

70.1

Kaleci

Küçükken annemin üzerime fırlattığı terlik, bardak, çatal vb. eşyaları havada yakalamak için harcadığım performansı ısrarla sürdürüp ergenlik döneminde devam ettirseydim, kim bilir şimdi ünlü bir kaleci olmam hiç de imkansız değildi…

 70.3

Marka saplantısı

Küçükken maddi olanaklarımız kısıtlı olduğundan, bende de marka giyinme saplantısı oluşmuştu. Hatta marka giyinenlerin bir gizli el tarafından korunduğunu düşünürdüm. Ta ki bir gazetede marka kot giyen bir kişinin de öldüğünü görünceye kadar. “Vay be, demek marka giyenler de ölüyor” diye çok şaşırmış ve bu saplantımdan vazgeçmiştim.

 70.4

Kuyudaki iskelet

Küçükken yaz aylarında bağ evimize giderdik. Orada derin bir su kuyusu vardı. Sürekli eğilip içine bakardım. Babaannem ben, kardeşlerim ve kuzenlerim için tehlike oluşmasın diye geceleri kuyudan iskelet çıktığı masalını anlatırdı. Amcamın oğullarının ödü kopardı ancak ben hemen her gece o kuyuya eğilip, “İskelet nerede saklanıyor?” diye bakardım. Hiç göremedim.

 70.5

Hayat

Küçükken Ay Savaşçısı olma hayalim vardı. 16 yaşıma kadar sihirli güçlerimi bekledim, gelmeyince Tomb Raider olmaya karar verdim, şimdiyse sekreterlik yapıyorum.

 70.3.3

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.