Ben küçükken-26

0

 

Zaten karışık olan aklımız, bir de yetişkinler tarafından karıştırılınca bocaladık. Tutarsız hareketlerimiz, manasız serzenişlerimiz oldu.

Dolap

Küçüklüğümde bir yere giderken “Anne ben ne giyeceğim?” diye mızmızlanırdım. Büyüdüm, artık sakin bir şekilde telefon edip soruyorum: “Anne ben ne giyeceğim?”

1İnsan olmak zor

Küçüklüğümde Kemalettin Tuğcu hikayeleri okur ve ağlardım. Zaman geçince o hikayelerdeki gibi üvey annemiz de oldu, üvey annenin yanında getirdiği çocuk evin prensi de oldu ve maalesef babamızın evinden de kovulduk.

 2Yedisinde neyse

Küçüklüğünde büyük bir poşetin saplarını kollarına geçirip, kendi imkanlarıyla yaptığı paraşütle yüksek bir yerden atlayıp ayağını kıran ben, bu yaşında kendini Süpermen sanıp, bir inşaatın kireç kuyusunun üzerinden atlayamayan ve içine düşen yine ben. Yıllar geçse de ben hiç değişmiyorum.

3Teklifin böylesi

Küçüklüğümden beri uyuduğumu sandığında babam anneme “Hadi şey yapalım.” der ve ben bu teklifi çok kaba bulurdum. Şimdi bir sevgilim var ve benimle birlikte olmak istediğinde “Gel seni iki çitileyivereyim.” diyor! Sanırım babama haksızlık etmişim.

4.4Fındık sorunu

Küçüklüğümde kadınların cinsel organının adını (annemler sağolsun) fındık diye bilirdim. O yüzdendir ki hayatımın ilk büyük şokunu ilkokula başladığımda matematik kitabımdaki bir problemi okuyunca yaşamıştım: “Ayşe’nin üç fındığı var. Ablası ona beş tane daha verirse Ayşe’nin kaç fındığı olur?” Bayağı bir dumur olmuştum.

 5

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.