Ben küçükken-7

51.0

Küçükken başa bela olduğunu düşündüğümüz bazı alışkanlıklarımızın, büyüyünce işe yaradığını anlamak paha biçilemez! Tabi üstümüze yapışıp, bela olarak kalmayı devam edenleri saymazsak.

Maharet

Küçükken ablamla ayak parmaklarımızla terliklerimizi çevirme yarışı yapardık. Zamanla ayak parmaklarımı, ellerim kadar olmasa da, oldukça iyi kullanır hale geldim. Şimdi hamileliğimin 7. ayındayım ve yere düşen herhangi bir şeyi almak için sürekli kocamın yardımını istemek yerine, çoğunlukla ayaklarımı kullanmak beni çok mutlu ediyor. Küçük şeylerden mutlu olmak da bu olsa gerek.

51.1

Alışkanlık

Annem, biz küçükken o kadar çok evden kaçardı ki; okuldan geldiğimizde evde yoksa teyzemi arar, “Annem gelirken ekmek alsın.” derdik.

51.2

Pavlov

Küçükken kardeşimi köpek olduğuna inandırıp günlerce terliklerimi, fırlattıklarımı getirtiyordum. Şimdi o bir ekonomist.

 51.3

Köle nedir

Çocukken bakkala ben giderdim. Malum evin en küçüğüyüz, gidilecek. Sonra kardeşim oldu, ben terfi ettim diye sevinirken “Aaa ama küçük o, sen ablasın” dediler yine ben gittim. Şimdi de kendi çocuğuma kıyamıyorum, çok ders çalışıyor yorgundur evladım diye ben gidiyorum. Yani diyeceğim o ki, gazı nasıl almışsam bu cephede değişen hiçbir şey yok.

51.4

Dondurmanın montlusu

Küçükken bilmiş ablam beni ve iki küçük kardeşimi alarak şehrin tek pastanesine dondurma yemeye götürdü. Üşütmeyelim diye de sıkı sıkı montlarımızı giydirdi. itiraf bunun neresinde mi? Biz üç kardeş, montlarımızın fermuarlarını çenemize kadar çekip dondurma yemeye giderken aylardan ağustos bizim yaşlarımız 10,7,ve 5’ti!

51.5

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.