Evlilik izlenimleri

a4848255ea2667610040d90cfb25c9d9marriage-2

 

Evlilikle ilgili tüm bekarların aklı biraz bulanıktır. İstediğini bulamama korkusu, zamanla uzaklaşma endişesi ve nicesi. En büyük soru işareti ise kuşkusuz, zamanla aldatılır mıyım düşüncesi…Şimdi o soru işaretlerini biraz daha belirginleştirip daha da işin içinden çıkılmaz hale getirelim mi sizi? Bize kalsa bu kadarını yapmazdık ama gerçekler de acıdır! Yapacak bir şey yok maalesef. O yüzden hüzünlügüz’ün evlilikle ilgili izlenimlerini okuyalım ve en azından birçoğumuz için yol yakınken aydınlanalım…

 

Hani aramızda bazı evlenmek isteyen ya da şakacıktan istiyormuş gibi yapan arkadaşlar var ya. Yazacaklarım tamamen kişisel tecrübelerim ve gözlemlerim olup, belki biraz içlerini rahatlatır. Lütfen kimse alınganlık yapmasın.

1) Evlilikte ikinci yıldan sonra çiftler birbirlerine, öyle margarin, deterjan ya da beyaz eşya reklamlarındaki gibi aşkla, şefkatle, esprili biçimde şirinlikler yapmazlar, yandan çarklı manalı bakışlar atmazlar. Evde neşeli neşeli koşuşturup, gülümseyerek uyanmazlar. Doğal yaşamda sıklıkla karşılıklı laf sokuşturulup, nefret kusulur.

2) Sadık olanlar ya iktidarsızdır, ya parasal sorunu vardır ya zeka özürlüdür ya da hepsi birdendir. (Bir erkekten alıntıdır) Eğitimli de olsa biraz para kazanan, eli yüzü düzgün adam; karısı kendisine beş gömlek fazla da olsa aldatır ve bunu bir hak, bir marifet kabul eder.

3) Çocuklar öncelikle annenin sorumluluğundadır, baba canı istediğinde, istediği kadar ilgilenir. Her iki taraf da maddi-manevi güçlüyse, 15 yıldan uzun süren evliliklerin % 99’u çocuklar için devam eder ama nasıl eder Allah bilir.

4) Etrafa karşı genellikle ‘mutlu çift‘ rolü oynanır. (Niyeyse)

5) Hala evlenmek istiyorsanız, ‘Benimki asla böyle olmaz‘ diyorsanız; ne diyeyim. Zaten bulursunuz.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.