Nostaljik kuşaklardan 80’ler ve itirafçılarımız

cosby-ailesi-vintageinyou-80ler-dizi-400x300

Şöyle geriye dönüp baktığımızda birkaç önemli dönemden oluşuyor aslında geçmiş. Bize en yakını olan 90’lar, biraz geriye gittiğimizde 80’ler, ucundan bucağından zorlarsak 70’ler… Önce bi 80’lere uzanalım istedik. Şimdi 80’ler dediğimizde ne geliyor aklımıza, önce biraz hafızamızı tazeleyelim. Sanırım sizinde bizim gibi önce tozluklar geldi gözünüzün önüne. Vatkalı elbiseler, uzun kabarık ve lüle lüle saçlar, iri iri küpeler liste bu şekilde uzaar gider. Tabii o döneme damgasını vuran Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nilüfer ve 80’lerin saymakla bitmez isimlerini de unutmadık! Bir dönem onların şarkılarıyla büyüdü ve nice aşk acısı çekti. 80’lere dair daha neler neler anlatılır. Transformers, Ninja Kaplumbağalar ve He-Man… Biz girizgah kısmını biraz olsun yaptık, şimdi sözü itirafçılarımıza bırakıyoruz. 

Yaşanmayan nostalji

90 doğumluyum. Biri 80’li yılları neden ve daha da önemlisi nasıl özlediğimi açıklayabilir mi acaba?

 
80ler1

80’ler

80′ lerden izlenimlerim; 1) Havası pek pusludur, geçen bunca yıldan olsa gerek hatırlanması güçtür. 2) Televizyon denen nesne yeni yeni yayılmıştır ama siyah beyazdır, belli bir saatte açılır ve yine belli bir saatte milli marş eşliğinde kapanır. 3) Çocuklarının evlerinde bilgisayar olmadığından çok başka eğlenceleri vardır ve genelde evde değil sokaklarda oynarlar. 4) Müzik en büyük zevkleri ama şimdiki gibi CD ya da MP3 değil, plak veya kaset dinlerler 5) Telefonun kablosuzunu bilmiyorlar, cepte taşınabileceğine ihtimal vermiyorlar. 6) Fast food kavramları büfede yenen tosttan öteye geçmemiş henüz. 7) Film seyretmek için bir videoya ve film kiralayabilecekleri bir kasetçiye ihtiyaçları var. 8) En çok sevilen sanatçıları Zeki Müren, en çok sevilen artistleri Zeki ve Metin, en sevilen sunucuları Cenk Koray, en sevilen şarkı ise “Ay lav yuu ay lav yuuu” 9) İnsanları paylaşmayı sever, dostluk ve insanlık kavramlarını iyi bilir. Görmüş olanlar, modası ve darbesi dışında her şeyi özlemle anıyor.

 80ler280’lerde çocuk olmak

Çocukken evimize gelen misafir ablalara “Eğilsene kulağına bir şey söyleyeyim” deyip eğilince de onları bir güzel öperdim. Nasıl da güler, eğlenirler, “Ah yaramaz” diye severler, hiç kızmazlardı. Gerçekten de 80’li yıllarda hayat ne kadar güzelmiş…

80ler380’li yıllara dair

İhtilal çocuğu demek. Okula siyah önlükle gitmek, Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış Manço ile büyümek demek. He Man, She Ra, Transformers demek. Köle İsaura demek. Acidçi misin, metalci mi sorularını duymak demek. Moruk demek, herıld yani demek. Hey Corc versene borç dendiğinde, olmaz Maykıl bende de yok cevabını işitmek demek. Mahalle kavramı demek. Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek demek. Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek. Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki düğmelere basmak zorunda olmak demek. Resimli futbolcu kartları ve süper babaanne demek. Fantayla kolayı karıştırmak demek. Annelerin Çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek. Kısacası 80’li yıllarda yaşamak demek, Türkiye’de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek.

80ler4Darbe korkusu

Radarlı yolda 80 tabelasını görünce, bugün “Seksenler” dizisi olduğunu hatırlayıp, kaçırmamak için bir süre 120 km ile giden, ve evde ceza korkusu ile bekleyen salak tabi ki yoktur. Lakin varsa beni yalnız bırakmasın.

80ler5

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.