Şüphe!

Hayat bazen gerçekten çok garip. Birinden hoşlanıp ilişkiye başlıyorsunuz ama bilinçaltınız sizi özgür bırakmayabiliyor. Bundan yıllar evvel bir ilişkim vardı. Sürekli anlayışlı olduğunu söyleyen biriyle birlikteydim. Şimdi yalan yok, adamda peygamber gibi sabır vardı. Ama işte kadınlık söz konusu olduğunda, paranoya hemen arkasından geldi mi geliyordu.

Çocukla üniversite yıllarımda tanışmıştım. Biz ilişkiye başladık, adam tak, “Ben gidiyorum Erasmus’la zamazingo şehrine” dedi. “Nasıl ya, fakat.. aşk” diye soracaktım ki, hop, adam ilk uçakla zamazingo şehrine doğru misler gibi yol aldı. Şimdi uzak mesafe ilişkisi biraz zor. Hele gençsen ve sürekli PMS dönemi yaşıyorsan daha da zor!

Bir gün biz Skype ile rutin görüşmelerimizden birini yaparken… Tak, arka tarafta bir çanta gördüm. Böyle b.k renginde, iğrenç, vizyonsuz bir kadın çantası. O çantayı takmak için zevksiz falan olmak gerekir. Pazardan mı alınmış, ne yapılmış artık bilmiyorum. Kesin saç dipleri beş metre çıkmış, tırnakları uzun küt, french ojeli, her Allah’ın günü aynı taytı altından çıkarmayan bir kadının çantası diye düşündüm. Çocuk da karşımda hevesli hevesli bir şeyler anlatıyor. Çanta da uzakta, ranzasının hemen yanında. Sorucam böyle ama cool bir insanım soramıyorum. Ekranı kapatıp, “F.ck yu sana da aşkına da” diyesim var. N’oldu derse, “Arkana bak, kimse o vizyonsuz, ona anlat” falan diyeceğim. Kafamda bir tomar kurdum. Bu saf da hala bana bir şeyler anlatıyor, yazın şuraya gideriz, buraya gideriz…

Hmmm kesin gideriz, kesin Rus’tur. Fransa’da Rus var mı acaba? Fransızlar zaten koltuk altlarını da almıyorlar. Kıllı bir kız bulmuş. Allah belasını versin! O kadar ağdada canım acıyor, adam gidip koltuk altlarını almayan feminist bir kız bulmuş. Bir anda kızın vizyonsuzluğu ile ilgili fikirlerim değişmeye başladı. Hmmm Fransız, kesin sanatı seviyordur. Aman bu saf sanattan ne anlar, bildiği tek sanatçı TRT’de çıkan Bob abi.. Öfff kız Fransız, kesin acayip sevişiyorlardır. Fransız kızları güzel oluyor mu acaba? Ama öyle çantayı Ruslar takar, Rus sevici! Biriniz de Rus’a gitmeyin be arkadaş!

Beynimin içinde bunlar dolaşırken, gerginliğim arttı arttı, yükseldi, kızardım, sinirlendim. Kafamın içindeki Fransız şıllıkla dövüştüm. En sonunda dayanamadım ve sordum:

– Tatlım ben orada bir kadın çantası görüyorum.
– Nerde?
– Tam arkanda, ranzanın yanında…

Çocuk ranzanın oraya gitti ve gazete dolu sepeti getirdi. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Galiba hayatımda hiç o kadar utanmamıştım.

– Sepetle mi aldatıyorum seni?
– Sepetle bence sevgilim beni…

Paranoya ve aşk bir araya geldiğinde, ortaya çıkan sonuç hiç böyle olmuyor. Üstelik ben kendimi rahat bir insan zannederdim. Bence yine suç erkeklerde! Niye bizde olsun ki? Biz şahane varlıklarız, erkekler tü-kaka!

Neyse, biz ayrıldık elbette. Sonra kendisine gerçekten şahane bir sevgili bulmuş. O kadar şahaneymiş ki kız, kıza Şahaniye diyorlarmış.

Konudan çıkaracağınız ders; emin olmadan adamlara paranoya yapmayın. Sonra rezil olduğunuzla kalıyorsunuz. O gün gördüğüm şeyin sepet olması beni hayal kırıklığına mı uğratmıştı? Hayır ama bugün zaman makinem olmasını tercih edebilirdim!

Zodyaklı

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.