Türk Mutfağı

Kendi mutfağımız diye söylemiyorum ama pek bir renklidir. Renkli olduğu kadar da maharet ister. Deyim yerindeyse bilenin elinde elmas, bilmeyenin elinde artık ne derseniz. Her ne kadar sonsuz övgüyü hakediyor olsa da bazı sıkıntıları yok değil elbette. Yağ kullanımında sınır tanımıyoruz mesela. Sağlıksız bir şeyin, ne kadar lezzetli olabildiğinin en büyük kanıtı bu sanıyoruz ki! Ölçü kavramı da hiç uğramaz bizim mutfağımıza. Göz kararı yemek yapmak, en sevdiğimiz. Tam tarif vermek mümkün değildir haliyle de. Annelerimizin çoğu, bunu bilerek yapıyor ya neyse! Koate’den ilham aldık ve birkaç bir şey karaladık ama işin aslı tabii ki onun itirafında saklı. Gelin Türk mutfağına bir de onunla bakalım…

 

Türk kadınlarının mutfağından izlenimlerim:

1- Hiçbir bıçak keskin değil.

2- Süre ve ölçüler her zaman göz kararı olduğundan bugün muhteşem yapılan yemek sonrakinde hayal kırıklığı yaratabiliyor.

3- Baharat kullanma alışkanlığı yok denecek kadar az. Zamanında ve kararında baharat ekleyeni görmek mucize.

4- Et, sadece dana, kuzu, tavuk olarak sınıflandırılıyor, bonfileyle antrikotun, butla göğsün farkı gözetilmiyor. Balık neredeyse yok.

5- Balık varsa da hamsidir, o yoksa palamut. Başka balık görülmemiş, duyulmamıştır. Karides, ahtapot, midye görmek imkansızdır.

6- Gözleme yapılacaksa mutlaka peynirlidir. En kolayıdır çünkü.

7- Domates ve soğan her sulu yemekte olmak zorundadır, yokluğu düşünülemez.

8- Yenilik yapılmaz, yapılamaz, yapılması teklif dahi edilemez.

9- Yeni nesilin kabiliyeti acınacak haldedir. Umut vaat etmez.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Facebook Yorumları

yorum

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.