869

Vatanım Sensin dizisini, "Vatan, millet, Sakarya" duygularıyla izlerken hanım içerden çikolata getiriyor. 5 yaşındaki oğlum, paketin arkasını çeviriyor, barkod numarasının olduğu yere bakıyor dikkatlice ve "Sekiiiz, altııı, dohuuz! Babaaa Türk malıymıış, anaokulunda öğretmenimiz öğretti." diyor heyecanla. Albay Cevdet'in alt dudağını ısırarak "Paşammm" dediği sahne var ya, hanımın gözlerine bakıyorum buğulu, arkada kabaran bir fon müziğimiz eksik!

Beni Bekleyin!

Dört yıldır kullandığım, alırken dünya para verdiğim akıllı telefonun üzerine altı yeni modeli daha çıktı. Kendimi özgürlük savaşçısı gibi hissetmeye başladım. Kızdırırlarsa tuşlu telefonlara geri dönerim!

Bir düğün bir cenaze

Kına geceleri evde yapılırsa genellikle karşılıklı iki daire açılır ya... Dün akşam böyle bir kına gecesinde, kadınların yan dairede gönüllerince coştuğu, pastalar, börekler yediği, erkeklerin sus pus oturup bir avuç çereze tav oldukları, zoraki sohbetler edip kadınların özel şoförü gibi onların çıkış saatini beklemelerini benimle beraber kına gecesine gelmiş olan 6 yaşındaki dayımın oğlu çok güzel özetledi. Sus pus oturan erkeklere bakıp ufak bir frekans karışıklığıyla bombayı patlattı: "Başınız sağolsun!"

İnek süt eğrisi

Çapkın erkeler arasında klasik muhabbettir; "Yeaa her gün bir bardak süt içeceğim diye evde inek beslenir mi oğlum?" söylemi. Evlenip iki küçük çocuk sahibi olunca, mecazi anlamdan hayatın gerçeklerine dönüp çocuklara doğal süt için inek mantıklı geliyor da evde beslemek hala mantıklı gelmiyor. Ahır şart. Beslenirmiş abi, tavuk da olsun.

Yorumlama

Yorum yapamamak çok zoruma gidiyor. Yorum krizleri geliyor, tedarik edemiyorum. Tedavi almayı düşünüyorum. Kendimi bütün kazanımlarını yitirmiş hayata ve insanlara ünlü oyuncular gibi hissediyorum. Yıllar sonra hadi yorum yap derlerse; "Bu ellerle mi?" diye bağıran Cüneyt Arkın gibi olmaktan korkuyorum.

Koyun-kasap

"Kombi bir de mi yanıyor?" dedim. Can havliyle perdeye baktı ve "Komple perde mi yanıyor? Hani bir şey yok" dedi. Kiminin derdi fatura, kiminin çal çaput...

Kanıksamış anne

Babanızın 40 yıldır Türkiye'de spordan dolayı hakem ve gözlemci olarak gitmediği deplasman, görmediği yer kalmamışken, anneniz tarafından her şey öylesine kanıksanmış, bütün illerin meşhur şu'su, bu'su olayına geçilmişken, en son bu hafta, Diyarbakır'dan dönen ve gece eve gelecek olan babama annemin siparişi "Gelirken ekmek al" olmuş. Babam da yazık, gece koşullarında, dinlenme tesisinden parasıyla poşetli yuvarlak ekmeklerden almış, 02.00 sularında evde olmuştur. Buna en çok şaşıran da ailemize yeni gelen ve kahkaha krizlerine giren gelinlerdir. Halbuki bize göre çok normaldi ya...

Tamam Geldi

Hastanemize "Tamam Geldi" isminde bir kadın hasta geldi. Kimliği elimde ve hala şaşkın şaşkın bakıyorum. Mehdi'yi İsa'yı bekleyedursun millet, benim beklediğim yenge hanım geldi.

Hatice Teyze

Tatili fırsat bildik, oturduk cümbür cemaat Monopoly'nin başına... Oyun bitti, herkes evlerine dağılıyordu ki gece boyunca bizi pasta, börek, çayla besleyen elleri öpülesice Hatice Teyze elinde Monopoly kartıyla arkamızdan uyardı: "Bakın Brokoli'nin kağıdını kutuya koymayı unutmuşsunuz..."