image description
Kadın, 30, Ankara

Teşekkürler

Hayattan sıkıldığım, kimsenin beni anlamadığını, sevmediğini düşündüğüm, yapayalnız hissettiğim bir anda, bir ağaç altında dalgın dalgın otururken tombul bir pisicik bana doğru tin tin koşmaya başladı.Ben şaşkın şaşkın izlerken o usulca oturduğum bankın üzerine çıktı ve tereddüt etmeden bana sokuldu. Ne kadar süre sevdim hatırlamıyorum ama gözlerim doldu pisicik sayesinde. İnsanlardan görmediğim sevgi, şefkat ve ilgiyi şu hayvan diye aşağıladıkları güzel yaratık hissettirdi bana, tam da ihtiyacım olduğu anda.

Yaşama sevincim

Eskiden ölümden hiç korkmazdım. İnsanlardan öylesine bıkmıştım ki ölmeyi her şeyden kurtulmak, Allah'a kavuşmak olarak görürdüm. Bir an önce ölmek için de ne sağlığıma dikkat ederdim ne de karşıdan karşıya geçerken etrafıma bakardım. Evlendikten sonra ise her şey değişti. Kocamı bir gün daha fazla görebilmek, bir kere fazla sarılmak için dua eder oldum. Yaşamak istiyorum onunla birlikte. Ölmeyi geçtim yaşlanmaktan bile korkar oldum. Sıcacık göğsüne başımı koyduğum her gece, 7 Uyurlar gibi 300 sene uyumak istiyorum. Keşke zamanı durdurmanın bir yolu olsa!

Şarkılar

Kocamın da benim de geçmişimizde çok isteyip kavuşamadığımız aşklarımız var. Radyoda ne zaman hüzünlü bir ayrılık şarkısı çalsa sessizce gözlerimiz dalıp gidiyor. Ama hayat işte, iki boğulmaya yakın insan birbirimize tutunduk. Ve inanıyorum beraber atlatacağız bu acıları.

Başardım

Sonunda hayallerimdeki aşkın içindeyim. En az sevdiğim kadar seviliyor ve bunu iliklerime kadar doyasıya hissediyorum. Evim, düğünüm, gelinliğim, hayatım hayal ettiğimin onlarca katı güzellikte. Mutluluktan ölecek gibi oluyorum bazen. Şükretmekten daha çok yaptığım bir şey yok. Çektiklerimin hepsi bitti. Sanki günahlarımın bedelini ödedim ve cenneti kazandım. Bir adam geldi ve sihirli değnek değmişcesine tüm hayatım değişti. Nasıl mı oldu tüm bunlar? Çünkü ben hayallerime ve dualarıma sımsıkı sarıldım, güzel günler geleceğine tüm kalbimle inandım ve başardım. Size de tavsiye ederim.

İçgüdü

Topu topu bir tane eltim var. O da oldukça uzakta oturuyor ve toplamda iki kez gördüm. Ama gördüğüm ilk andan itibaren çok sinsi, fesat ve uyuz olduğunu düşünüyorum. Demek ki tüm gelinlerde genetik bir şey bu duygu...

Çizgiler

Nişanlım işe takım elbiseyle gitmek zorunda. İşin kötüsü ben tek çizgiyle gıcır gıcır pantolon ütülemeyi hiç mi hiç beceremiyorum. İnşallah o becerebiliyordur...

Kötü his

Bir ay sonra düğünüm var. Her şey yolunda, nişanlıma da çok aşığım fakat nedense evliliği yürütemeyeceğim hissine kapılıyorum durmadan. Yapıma çok aykırı çünkü, bazı şeyleri düşündükçe kafayı yiyecek gibi oluyorum. Komşular, akrabalar, günler, kaynana, görümce, elti, misafir, yemek, ütü, temizlik... Hele de çocuk! Ben kulaklığımı takıp ellerim ceplerimde melankolik melankolik dolaşan bir insandım. Ne zaman geldim bu hale?

İlk aşk

İlk sevgilim ve gerçek aşkımdı. 18 yaşım, masumiyetim, ilk elini tuttuğum erkekti. Çok güzel sevmişti beni. Öyle guzel sevmişti ki ondan sonraki herkeste onu aradım yıllarca, öyle sevilmeyi istedim. İmkansızlıklardan dolayı kavuşamadık, ayrı düştük. Tam bir yıkım oldu benim için. Yıllarca oradan oraya savruldum, hırpalandım. Ne güzel duygulara inancım kaldı ne de masumiyetim. Bir daha eski ben olamadım.Tam 9 yıl geçti aradan. Onu hep uzaktan takip ettim sessizce. Yeniden sevdi, evlendi. Mükemmel bir ailesi ve onun gözlerinin aynısına sahip bir kızı var. Az önce kızının doğum gününde çekilmiş güzel bir aile fotoğraflarını gördüm. Dakikalarca ağladım. Öyle sıcak, öyle mütevazi ve mutlu bir yuvaları var ki. Hayır kıskanmak değildi içimdeki duygu, mutluluktu. Tonlarca güzel dua döküldü dilimden daim olması için. Kendi halime baktım bir yandan. Zavallılığıma, çaresizliğime, hiçbir şeyin değişmemesine.. Bir daha ağladım. En azından birimiz mutlu olduk. Buna da şükür.

Eskimolar

Yoğun kar yağışı altında donarak ve acıkmış bir vaziyette eve ulaşmaya çalışırken arkadaşımdan koparan soru geliyor.''Nasıl olsa burası kuzey kutbuna döndü, şuraları kazsak donmuş balık falan çıkmaz mı ki?''