Çocuk sen ne zaman büyüdün

15 yaşındaki oğlum bile bana "Baba, ben üniversite için yurtdışına gitmeyi düşünüyorum. Sen burada yalnız kalacaksın, artık evlenmeyi düşünsen?" diyor. Bense insanlara inancımı kaybettiğim için bir şey diyemeyip sadece canım oğluma sımsıkı sarılıyorum. Daha dün kucağımda gazını çıkarıyordum ne zaman büyüdün de babanı düşünür oldun sen delikanlım benim?

Evlat kalbi

Hayat; senin en zor günlerinde senden para saklayan ve bunu yıllar sonra için acıyarak öğrendiğinde bir şey diyemediğin babana, "Oğlum paran var mı, bende hiç kalmadı." dediğinde cebindeki son parayı vermekmiş...

Adam olacak çocuk...

Oğlum daha 4 yaşındaydı. Her fırsatta "Baba hadi at ol" der, sırtıma biner bütün evi gezdirirdi bana. Bir gün "Hadi bakalım bir kerede sen at ol beni gezdir" dedim. Maksat zor bir şey olduğunu uygulamalı olarak göstermekti. "Tamam babacım" dedi ve ben dizlerim yerde, temsili olarak sırtına bindim. Bir de baktım başı yerde ve hareket etmiyor. "Hadi oğlum deeehh" dedim. "Babaa, bekle biraz atın karnı acıktı yem yiyor!" dedi ve ben sıkılana kadar yemeye devam etti. Canım oğlum, seninle ve zekanla her zaman gurur duydum.

Hayat sen ne çabuk

10 sene önce hafta sonu gelse de eğlenmeye gitsem diye düşünürken, şimdi hafta sonu olsa da oğlum bana gelip kalsa ve birbirimize sarılıp uyuyabilsek diye düşünüyorum. Ne garip şeymiş hayat! Daha pazartesi gününden de onu özlemeye başlamakmış yalnızlık...

Hafıza kaydı

Benden kameramı bir gecelik ve sadece doğum günü partisi için(!) ödünç isteyen abimin sabah kamerayı teslim ederken "Bu hafızasına falan kayıt yapmıyor değil mi?" diye sormasının altındaki anlamı merak etmek istemiyorum. Kameram kötü emellere alet olmamıştır; eminim!

Kafa gitmiş

En heyecanlı yerinde(!) izlemeyi bıraktığım erotik filme devam etmek için bilgisayarın başına geçtim, kimse sesleri duymasın diye kulaklığımı taktım, devam ikonunu tıkladım... Bir tuhaflık var sanki sesler dışarıdan geliyor diye düşünürken bir de baktım ki kulaklığın fişini takmamışım! Yerin dibinde bana ayrı özel bir yer her daim var zaten. Evet Cengiz abimiz söylüyor; duyanlaraaa, duuuyymayanlaaaraaa...

Umutsuzluğun bu kadarı

Benden başka bir umutla şans oyunları oynayıp da sonra nasıl olsa bana çıkmaz diye çoğunlukla biletlerini kontrol etmeyen başkası var mıdır ki? Hayata karşı umudunu kaybetmek asıl böyle bir şey işte...

Başsağlığı sevinci

Dün akşam annem eski oturduğumuz evdeki S.... hanım teyze(!)nin öldüğünü söyledi. Önce öldüğüne sevindim. Çünkü o kadındı henüz 15 yaşımdayken annemin evde olmadığı zaman beni emanet ettiği. Bu emanet çocuktan cinsel anlamda faydalanmak için her türlü pisliği yapan! Daha o yaşımda beni cinsellikle kötü bir şekilde tanıştıran ve üstüne annene söylersen sana iftira atarım, üstelik annen bize hep geliyor çayına zehir koyarım diyen. Üzüldüm çünkü ben bunları zor da olsa unutmuşken yeniden hatırladım. S.... teyze, en kıza zamanda mezarına geleceğim. Ama tükürmeye!

Acı ama gerçek

Yıllardır en ufak bir şeyde bile tartışıp kavga ettiğim annemin bugün akciğer kanseri olduğunu öğrendiğimde üzerime yıkılan koca bir dağ imiş hayat. Ve hayatın böyle bir şey olduğunu öğrenmek 44 yaşından sonrasına kısmet oluyormuş...