Görsel şölen

5 yaşlarındayken köy yerinde gazoz kapaklarının çok kıymetli olduğunu hatırlıyorum. Gözümüzde şahane bir oyuncak gibi görünüyordu. Hatta bir kapak karşılığında, yaşıtım bir kızın kukusuna bakmıştım. O da benimkini görmek isteyince, karşılığında gazoz kapağını geri vermişti. Gördüğüm şeyden çok, kapağın tekrar bende kalmış olmasına sevindiğimi hatırlıyorum.

Dişisi var mı ki sende

Köy yolunda arabayla ilerliyoruz. İlerde üstü başı yırtık bir adam el kaldırdı. Durduk haliyle, arabayı bi güzel süzdükten sonra "Bunu çok beğendim. Bana verin çiftleştireyim, yavrularından size veririm!" dedi. Meğerse köyün delisiymiş.

Darılmış galiba

Bir proje yüzünden işyerinde sabahlayıp ertesi gun mesai bitimine kadar çalıştım. Akşam karımın kucağında televizyon izlerken uyuklamışım. O arada da "10 metre buradan, 10 metre de diğer taraftan toplam 20 eder" demişim. Bu basit bir hesap, ama bir de " Bu kız artık pencereye çıkmıyor yaa." diye sayıklamışım. Üstelik öyle bir kız da yok!

Ona göre spor

Kayınbiradere misafirliğe gidiyoruz. Kapıyı 4 yaşlarındaki küçük oğlu açıyor. "Hani baban?" diye soruyorum. "Amin sporu yapıyor" cevabıyla önce "Allah kabul etsin" diyor sonra da küçük hınzırın yanaklarını ısırıyorum...

Bu da bir şey

Oğluma, okula hazırlık babında harfleri ve sayıları sesli olarak söyleyen telefon benzeri bir oyuncak aldım. Akşam bana gururla söyledi; bugün "yumuşak 3"ü öğrenmiş!

Destek

6 yaşlarındaki ufağım arada bir ofisime gelir. Bugün de abisi getirip bıraktı. Girer girmez "Baba bugün sana para geldi mi?" diye sordu. Konuşmanın devamında olay anlaşıldı; sabah benim için dua etmiş de, neticesini görmeye gelmiş!