image description
Kadın, 32, İstanbul

Çaresiz biz

Her görüşümde içimi yakanım, rüyalarımda bile ağlayarak ayrıldım senden. Kaç sabah gözümü açar açmaz ağlamaya başladım, yemedim, içmedim, uyku haplarıyla uyudum, zorunda kalmadıkça konuşmadım bile. Ama bil ki; ben seni yarı yolda bırakmadım. Yol orada bitmişti. Artık her günüm aynı. Değiştirmeye çalışsam da olmayacak biliyorum. Yolun, bahtın hep açık olsun çimen gözlüm.

Benim yüzümden

Bizim sürekli fotoğraf çekip fal göndermemize isyan eden çaycı ablamızın telefonuna, malum uygulamayı yükleyip fal baktırması için seferber oluyoruz. Ve ilk gelen yorumla birlikte başıma dikiliyor. Neymiş efendim, falcıya dul olduğunu neden söylemişim! "Değil misin?" diyorum, "Olsam bile onu ilgilendirmez." diyor. Sana o programı yükleyenin demiyorum, diyemiyorum!

Pause

Beklenen bir prim ödemesi ile ailecek yapmayı istediklerimiz: Annem; yatak odası değişimi, ablam; yurt dışı tatili, ben; arabamın yüksek modeli, kızkardeşim; yeni bir gardrop, oğlum; oyuncu bilgisayarı... Babamdan bu saydıklarımızın üzerine gelen yorum; "Bi tarafımıza sürülecek kadar akıl!" Kendisi, hiçbirimizde o kadarcık bile olmadığını düşünüyormuş da!

Dudak Payı

Bir alkış da idrar tahlili için verilen numune kutusunu, silme doldurup teslim eden yurdum teyzesine; "Dudak payı bile bırakmamışsın." diye gülerek teslim alan laborant ablamıza gelsin...

Unutamama

Önemli olan benim seni unutmaya çalışmam değil; akıllı telefonumun unutmasıymış. Zira mesaj yazarken öneriler ve form tamamlamalarda bile hep seni hatırlatan kelimeler çıkıyor karşıma...

Pişmanlık

Her ay dünya kadar kira ve ek olarak kiranın neredeyse yarısı kadar aidat ödediğin sitede yağmur yağdığı gün, eksi üçüncü kata park ettiğin arabanı; sabah otopark yerine, Aqua parkta aracınızı bulmakmış pişmanlık!

Zeytinyağlı

Yemek yediğimiz restorandan oğlumun salata için aldığı ama kullanmayınca çantama attığım paket zeytinyağını, işyerinde farkettim patlamasın diye de çantamdan çıkarıp masanın üzerine koydum. Sonra telefonla konuşurken farkında olmadan laptopun arasına sıkıştırıp bir güzel patlattım. Sonuç; tertemiz bir çanta ve bol zeytinyağlı bir laptop! Zeytinyağlıları çok severim tamam ama bu hiç olmadı!

Terazi

Araçla, oturduğumuz sitenin dışında çöp konteynerlarının yanından geçerken oğlumun, "Anne buradan hızlı geç lütfen!" demesi üzerine "Müstehcen bir durum mu gördü acaba?" diye düşünerek hızımı azaltıp etrafa bakıyorum. Ve çöpleri karıştıran iki çocuk görüyorum. Sanıyorum onları görmekten rahatsız olmuş. Nedenini sorduğumda da aldığım cevap beni dumur etmeye yetiyor; "Onları görünce senden bir şey isteyemiyorum, kendimi suçlu hissediyorum!" Küçük beyin isteği üzerine, bundan sonra güzergahı değiştiriyorum ama sürekli buradan geçecek şekilde...

Mazallah

Masama koyduğu her evrakı okumadan imzaladığım sevgili finans müdürümün bugün yapmış olduğu "Evlenme akdi de koysam imzalar mısın? " latifesi üzerine, artık genel hatlarıyla konuyu çözecek kadar evrakları okuyorum. Neme lazım.