Ticaret denilince

Müşterilerimizle arabada yolculuk esnasındayken bir müşterimiz yan taraftaki büfeyi işaret ederek "Su alabilir miyiz?" dedi. Şoför müsait bir yerde durduktan sonra büfeye doğru ilerledim ve 4 tane su alıp cebimdeki 50 TL'yi uzattım. Büfedeki amca "2 TL yok mu kızım, bunu bozamam" dedi. Ben de birkaç şey daha alıp karttan çektiririm diye düşünerek çikolata, bisküvi, gofret tarzı şeyler alıp amcaya kartımı uzattım ve oradan çekmesini söyledim. Amca ise kart kullanmadıklarını söyledi ve 50 TL'yi alıp bozdu. Yani matematiğe vurursak 4 tane su bana 37 TL'ye mal oldu! Artık ticaret denilince aklıma sadece "büfedeki amca" geliyor...

Bazen olmaması da güzeldir

Hava çoktan kararmıştı. Dışarıda esen rüzgar arabanın içini esir almış gibiydi. Bir taraftan şoförü uyumaması için lafa tutuyor diğer taraftan ise arkadaşıma günün anlam ve önemini belirten ve üstlerimizi içeren samimi, içten, sıcak ve küfürlü bir mesaj yazıyordum. Mesajı gönderdim ve şoför ile konuşmaya devam ettim. Yolların dağ yolu olmasından, havanın yağışlı olmasından bahseden şoför gayet kendini vermiş şekilde şikayetlerini sıralarken arkadaşımın bana hala geri dönüş yapmadığını fark ettim. Mesaj kutusunu açtım ve acı gerçekle karşılaştım... Evet, kendisinin başrol oynadığı mesajı yanlışlıkla sevgili patronuma göndermiştim! Bu olayın şokunu yaşarken telefonumun mesaj sesi beni düşüncelerin verdiği o kaos aleminden çıkartıp geri getirdi... "Mesaj iletilmedi."