image description
Erkek, 35, Eskişehir

O kadar da değil

Üniversitemize yabancı ülkelerden öğrenciler geldi. İki Çek öğrenciyi misafir ettik. Akşam biraz gergin olduklarını hissedince nedenini sordum, Türk adetlerini, kurallarını bilmedikleri için yanlış bir şeyler yapmaktan korkuyorlarmış. Gülerek "Rahat olun, burada kendi evinizde gibi davranabilirsiniz." dedim. Sabah ben uyku sersemi mutfakta kahvaltı yaparken bizim parlak misafirlerden biri önümden çırılçıplak geçip tuvalete girdi. Fazla mı yüz verdik acaba?

Evlilik

Gözümde gözlük, elimde kalem, yanıbaşımda çayım, çalışma masama oturmuş masum masum bu ayın girdi çıktılarını hesaplıyorum; arkamda hıçkırıklar, ağlamalar, şahsıma ve cinsiyetime hakaretler gani. Kafamı çevirip "N'oldu yahu durup dururken?" diye haykırıyorum. Meğer karım film izliyor, izlediği filmde esas kızın resmen taptığı er kişisi kızı aldatıyor ve hiç renk vermiyormuş. Susuyorum. Bu kazık dönüp dolaşıp nasıl yine bana girdi anlamaya çalışıyor, tecrübesizliğime veriyorum.

Boyut

Üniversitedeydik. Bir erkeğin penisi işaret parmağı ile bileği arasındaki uzunluk ile aynıymış diye duymuş bir yerlerden. Sırıta sırıta geldi, ölçtü, korktu. Yanlış ölçtü herhalde. Bozmadım elbette.

Eski çapkının yeni günlüğü

Gerçek hayatta da, sanal hayatta da tanıştığım kadınlarla çoğu konuda eğlenceli sohbetlere girerim. Nitekim bu sohbetlerde ne zaman konu aşka meşke gelirse, nişanlı olduğumu öğrenen kadınlar jet hızında uzaklaşırlar. Nişanlıma olan aşkımdan dolayı ilişkimi tanıştığım insanların bilmesi bana farz. Lakin bunu öğrenince, sohbeti anında sonlandırıp kaçanlara da deli oluyorum.

Karizma yarık

Sevgili arkadaşlar, siz yıllarca sol kaşımdaki yarığın duruma göre bazen bisikletten düşerek, bazen bir kavgada oluştuğunu dinleyip durdunuz. İtirafım şudur ki, sol kaşımdaki yarık 10-11 yaşlarında annemin elime tutuşturduğu çöp poşetini attıktan sonra kapağını kapatırken çöp konteynerine kafamı sıkıştırmam suretiyle olmuştur.

Adın neydi senin

Yıllar önce sevgilime eski sevgilimin adıyla hitap etmiştim, ardından elbette ki uzun, kavgalı bir döneme girmiştik. Bugün eski sevgilimle ayak üstü selamlaşırken bilinçsizce ona yeni sevgilimin adıyla hitap ettim. Sırf meraktan bu durumda ne olacak diye düşünüp olayı sevgilime anlattım. Yine o uzun, kavgalı döneme girmiş bulunuyoruz. Anlayacağınız şudur ki eski ve yeni sevgili aynı cümlede hiçbir koşulda kullanılamıyormuş.

Parayla açılan kapı

Sevgilime ev tuttum; kirayı o ve ev arkadaşı ödeyecek malum ama sözleşme ve faturalarda hep benim adım var. Bu durumda ev sahibi kirayı da benim ödediğimi sanıyor. Yöneticisi, ev sahibi, hatta kapıcısı bile karşıma geçti ve buraların çok edepli, ahlaklı bir mühit olduğundan, eve erkek giremeyeceğinden yoksa apartmanın topluca şikayetçi olacağından bahsetti. "Ben eve girip çıkarım kardeşim, ev benim, kimse de karışamaz!" dediğimde de, "Sizden değil zaten, başka erkeklerden bahsediyoruz." dediler. Ahlakmış, pehh! Kapıcıya 40 TL, ev sahibine 320 TL, yöneticiye de 120 TL verdiğimde pekala memleketin en ahlaklısı olabiliyormuşum.

Değişiklik

Odamda bir değişiklik farkedip farketmediğini sordum, perdelerin değiştiğini söyledi. Takdir ettim ve "Ben olsam mümkün değil farkedemezdim." dedim. "Biliyorum. Bir yıldır birlikteyiz, saç rengimi iki defa değiştirdim ama farketmedin." dedi. Çok utandım ve öküzlüğümün bu kadar soğukkanlılıkla yüzüme vurulması çok canımı yaktı, çoook.

Ya tutarsa

Bir grup üniversite mezunu arkadaş, mezuniyetten bir yıl sonra buluşup bara gittik. Alkolün de etkisiyle konu sekse geldi ve masada bulunan 3 kız arkadaş neden biz erkeklerin bekaret konusunda bu kadar takıntılı olduğu konusunda sorular yağdırdı. Cevap sırası bana gelince kısa kesip kurtulmak için "Siz kızlar kafanızı kullanıp, birlik olup, belirli bir günde bekaretlerinizi bozun. Bakire kız kalmayınca erkeklerde böyle bir takıntı da kalmaz." deyiverdim. Bu fikrim ciddi ciddi tartışıldı, web sitesi ya da facebook grubu kurulup kurulamayacağı düşünüldü. Bu dalga Eskişehir 222'den yayılmaya başladı, beyler; şimdiden özür, çok özür...