image description
Kadın, 32, Ankara

Sürükle(n)mek

Kayınvalidemi kaybettiğimizden beri toparlanamayan kocama destek olabilmek için her yolu denedim. 6 ay geçmesine rağmen o hala ilk günkü tazeliğinde hüngür hüngür ağlarken ben de onunla birlikte ağlıyorum. Onu böyle gördükçe içim parçalanıyor. Git gide daha hoyrat, daha kızgın, daha kavgacı bir adam olup çıktı. Annemin ölümünden sonra başıma gelecek hiçbir şey beni yıkamaz üzemez diyor devamlı. Ama bu süreçte beni ne kadar yıprattığının hiç farkında değil hatta sanırım umurunda da değil. Zaten hep çalkantılı ve sıkıntılı olan evliliğimiz daha bir darboğaza giriyor, içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Kendini hepten içkiye verdi. Hafta içleri en az 1 kadeh hafta sonları ise sayamadığım kadar çok kadehle gün bitiriyor. Önceleri bu evliliğe verdiğim yıllarıma, emeklerime kıyamadığımdan sürüklerdim ilişkimi şimdi ise insan olarak onun kendine yaptığı bu işkenceye dayanamıyor ve her hoyratlığına rağmen onu bağrıma basıp sürüklüyorum. Ama o kadar yoruldum, o kadar bunaldım ki sırf bunca emek verdiğim halde sanki en sıkıntılı anında bir tekme de ben vuruyormuşum gibi görünmemek için onu terk etmiyorum. O ise onsuz yapamayacağımdan gitmediğimi düşünüyor. Vicdanım ve mutsuzluğum arasında debeleniyor, maruz kaldığım psikolojik şiddete rağmen onu sevmeye çalışıyorum. İtiraf mı? Dışardan bakılınca o kadar mutlu bir çiftiz ki bazen şizofren olabilir miyim acaba diye düşünüyorum...

Ummadığım birinden

Hayatım boyunca önceliğim annem oldu. Her adımımda önce onu düşündüm. Onun sevdiği yemekler eğer o yanımda yoksa düğüm oldu boğazımda, İstanbul'da yaşadığım zamanlar onun parfümünü sıkmış kim varsa boynuna sarılasım geldi... Babasızlığımı bir gün bile hissettirmedi. Yeri geldi o benim çocuğum oldu, göğsüme dayadı başını ve verdi yükün bir kısmını, ben teselli ettim onu. Hastalıklı ama bir o kadar sağlam bir ilişkimiz var. Büyüdükçe insanların ebeveynlerini kaybettikten sonra hissettiklerini dinledim, onlarla birlikte ağladım... Geçmişe dönüp baktım ve şu an hayatta olan (binlerce şükür) annem için yıllarca ya ona bir şey olursa diye ağlayıp gecelerce uyuyamadığımı fark ettim. İnsanlar toprağa verdiği annesine ağlarken ben yanımdaki kanlı canlı annemin hayalimdeki ölümü için ağlamışım. Bugün okuduğum bir haberden sonra uzunca bir süre düşündüm. Angelina Jolie ''Çocuklarımın benim için asla endişelenmelerini istemiyorum'' demiş, en büyük korkusu buymuş... Daha el kadar çocuklarının ileride kendisi için üzülmesinden ölesiye korkarak, yanlarında hep rol yaparak yapay bir şekilde mi çocuk büyütmek daha doğru yoksa her acıyı birlikte yaşayıp omuz omuza yüreğini yüreğine dayayıp mı bilemedim... Benim için bu kadar önemli, bu kadar kusursuz annemi 28 yıldır ilk kez sorguladım, içim bir tuhaf...