<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?><rss version="2.0"><channel><image><title>itiraf.com - hayat okulu</title><width>120</width><height>60</height><link>http://www.itiraf.com</link><url>http://www.itiraf.com/img/feed_logo.gif</url></image><title>itiraf.com - hayat okulu</title><link>http://www.itiraf.com</link><description>itiraf edin, rahatlayin: itiraf.com</description><copyright>Copyright © 2008 EBİ-Elektronik Bilgi İletişim: http://www.ebiuniverse.com</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Hekim olmak...</title><link>http://www.itiraf.com/534363/Hekim_olmak/</link><description>&lt;b&gt;denizimcerrahım 38, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Dün sabah bir meslektaşımla, bir tıp dergisinde yayınlanan makalemi, saygı sınırlarını aşan şekilde eleştirdiği için; bize hiç yakışmasa da, yumruk yumruğa kavga ettik. Öğleden sonra; 19 yaşında, trafik kazasında kafa travması geçirip, arrest olmuş bir hasta acil servise getirildi. Kavga ettiğim meslektaşım, kaza geçiren hastayı, kalp masajı yaparak ve solunum desteği vererek yaşama döndürdü. Ben ise aynı hastanın ameliyatına girdim, başarılı bir operasyon oldu. Ameliyat çıkışında beni meslektaşımın beklediğini gördüm. Mesaisi bitmiş olmasına rağmen, sonucu öğrenmek için beklemişti. Hiç konuşmadan birbirimize sarılıp, birbirimizi tebrik ettik. Söz konusu olan bir canı kurtarmaksa eğer; kişisel hırslarımızın, çekişmelerimizin hiçbir önemi yoktur çünkü. Dünden beri bulutların üstünde uçuyorum. Bu mesleği, yaşadığım tüm zorluklara rağmen yine de çok seviyorum. Çünkü başka hiçbir meslek, insana bu mutluluğu yaşatmaz. Kendinizi Türk hekimlerine emanet etmekten çekinmeyin. Rahat uyu Hipokrat!

</description><author>denizimcerrahım</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 16:33:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Yüksek voltaj</title><link>http://www.itiraf.com/533320/Yuksek_voltaj/</link><description>&lt;b&gt;ahdeli_gönül 35, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Alt komşumuz X Hanım gece geç saatlere kadar internette gezinen kocasıyla kavga ediyor. Sesi bizim evimize kadar geliyor. "Bundan sonra bilgisayarla yatarsın, canın çekince de ona s****sin" diye bağırıyor. Kocasının cevabı ise bizi yerlere yatırıyor. "Hiç değilse elektrik çarpar da bir şey hissederim!" Sevgili komşularım, gideceginiz yerde bolca elektrik var, merak etmeyin.</description><author>ahdeli_gönül</author><pubDate>Tue, 13 May 2008 21:08:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Tatlı su kurnazı</title><link>http://www.itiraf.com/534262/Tatli_su_kurnazi/</link><description>&lt;b&gt;thetis 35, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Uzun zamandır görüşmediğim eski kocam, geçen akşam oğlumu bırakmaya geldi. Oğlumun ısrarı ile içeri girdi. Nasıl olduğunu anlamadan aramızda bir yakınlık oldu ve geceyi birlikte geçirdik. Sabah işe gittikten sonra telefonuma attığı mesajda, beni ne kadar özlemiş olduğunu ve asla beni bir başkası ile düşünemeyeceğini yazmış. Telefon elimde pembe hayallere dalmışken birden aklıma geldi. Bu adam evli. Kiminle? Beni aldattığı kadınla. Salak geldim salak gidiyorum.</description><author>thetis</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 12:47:00 GMT</pubDate><category>İlişkiler</category></item><item><title>Anasına bak, oğluna şaşma</title><link>http://www.itiraf.com/533503/Anasina_bak_ogluna_sasma/</link><description>&lt;b&gt;karbey_az 38, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Zaman zaman yuvadan alıp koruyucu anneliğini yaptığım 7 yaşındaki oğlum bana anneler günü hediyesi yapmış. Hamurdan baba... Sağolsun.</description><author>karbey_az</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 11:22:00 GMT</pubDate><category>İlişkiler</category></item><item><title>Post</title><link>http://www.itiraf.com/530035/Post/</link><description>&lt;b&gt;gulfem76 32, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Vücudu aşırı kıllı olan abimin dışarı çıkarken ''Acaba hava soğuk mu, montumu giysem mi?'' sorusuna annemden gelen cevap: ''Oğlum senin postun üzerinde, monta ne hacet?''</description><author>gulfem76</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 11:40:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Arkadaşım</title><link>http://www.itiraf.com/533265/Arkadasim/</link><description>&lt;b&gt;fenicottera 32, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Ben pizzaya bayılıyorum, o lahmacuna; ben "Akşam beraber yemek yiyelim." diyorum, o beni Galatasaray kutlamalarının ortasına, İstiklal'e götürüyor. Ben anneme hediye olarak fular alırken o annesine Kapalıçarşı'da şalvar arıyor. Ben sütlü tatlıları seviyorum, o baklava, şöbiyet istiyor; ben balkondan manzaraya bakıp büyülenirken o gözleri kapalı ve gülümseyerek ezan sesini dinliyor... Ben ve İtalyan arkadaşım, iyi bir ikiliyiz, onu seviyorum.</description><author>fenicottera</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 18:48:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Kalp yolculuğu</title><link>http://www.itiraf.com/534151/Kalp_yolculugu/</link><description>&lt;b&gt;şarkıdesade 31, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Kalbime yaptığım yolculuktan izlenimlerim: 1. Çok ıssız bir yer, yalnız gidince hiç çekilmiyor. 2. Çok sert bir iklimi var, o yüzden çok soğuk geldi bana. Orayı öyle görünce sıcak havaları özledim hemen. 3. Bazı bölgeleri sert kayaçlarla dolmuş; oysa eskiden oralarda yeşil çayırlar, ırmaklar, cıvıl cıvıl kuşlar vardı. 4. Sordum soruşturdum, pek gelen giden yokmuş; gelenler de fazla durmadan gidiyorlarmış. 5. Ben de fazla duramadım, içim sıkıldı, döndüm. </description><author>şarkıdesade</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 07:19:00 GMT</pubDate><category>İlişkiler</category></item><item><title>Beyaz horoz</title><link>http://www.itiraf.com/533782/Beyaz_horoz/</link><description>&lt;b&gt;densizdevekulağı 32, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;İlk defa çay bahçesini görüyor olman, ilk defa muz yiyip onu çok sevmiş olman ve ilk defa ördek görüp onu, bildiğin tek kanatlı hayvan olan horoz sanman senin suçun değil; ey kentimin varoşlarında yoksulluk içinde yaşayan 5 yaşındaki Berfin! Biz üç öğretmen, seninle alay etmedik kuzucuğum. Yalnızca, tadını çok sevdiğin ve belki de uzun bir zaman yiyemeyeceğin muzu, parça parça koparıp "beyaz horoz" ile paylaşman karşısında yaşadığımız duygu seliyle ağlamamak için gülme krizlerine girmiştik. Küsme bize miniciğim.</description><author>densizdevekulağı</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 09:23:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Sarışın da değil ama</title><link>http://www.itiraf.com/534107/Sarisin_da_degil_ama/</link><description>&lt;b&gt;miata 31, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Haftasonu "Yolda kaldım." diye aradın 35 kilometre yol teptim, sorun etmedim. "Çekme halatın var mı?" dedim, "Var." dediğin çekme halatı çamaşır ipinden hallice bir ip çıktı, ses etmedim! 2 tona yakın arabanla araya araya k.ç kadar arabası olan beni aradın, ona da eyvallah! Kaldığın yer iki tarafa da meyilli çukur bir bölge, sayende debriyaj balatasının yarı ömrünü de yedik problem değil de, a benim güzel arkadaşım, benzinin bittiğini neden baştan söylemedin! </description><author>miata</author><pubDate>Tue, 13 May 2008 23:58:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Yatılır adam</title><link>http://www.itiraf.com/534357/Yatilir_adam/</link><description>&lt;b&gt;ebenama 24, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Çok şık bir babam var. Her sabah banyosunu yapar, kokularını sürer, saçlarını tarayıp spreyler. Çeşit çeşit takım elbiselerinden birini giyer, son derece uyumlu gömleği, kol düğmeleri ve kravatıyla artık her şey tamamdır. Dimdik yürüyerek arabasına biner ve uzaklaşır. Buraya kadar her şey güzel. Sonrasına bakalım. Sabah bir asilzade gibi evden çıkan adam akşam eve yoğun bir sigara kokusuyla gelir. Saçları yağlanmış, vucudu terlemiştir. Kokulu elbiselerini çıkarıp son derece zevksiz pijamalarını giyer. Eli burnunda olmadığı zamanlar hep pijamasının içindedir. Çoğu zaman benim de odada bulunduğumu unutarak, orasını burasını kaşımaya devam eder. Burnundan çıkardığı malzemeyi koltuğa sürer, ıslak mendil alıp k.çını siler, bolca yellenir. Yemeğini televizyon karşısında, her tarafa saça saça yer. Yüzünü kuruladığı havluda ve tuvalette  mutlaka izini bırakır, temizlemez... Ondan sonra ne tuvalete girebilir, ne havluyu kullanabilir, ne koltuğa oturabilir, ne de televizyon kumandasına dokunabilirsiniz. Annemin nasıl olup da, onunla beraber yatabildiğine şaşıyorum. İşte bu yüzden sokaktaki erkeklerin yakışıklı olup olmadıklarını değil, yatılır olup olmadıklarını inceliyorum. Büyük çoğunluğundan da iğrenerek başımı çeviriyorum. </description><author>ebenama</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 16:28:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Hatam nerede?</title><link>http://www.itiraf.com/534425/Hatam_nerede/</link><description>&lt;b&gt;balıksevmem 25, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Kız arkadaşına sevgisini göstermek için duvara işeyerek kalp çizen arkadaşım, şu anda onunla evlilik hazırlıkları yapıyor. Ben bir yerde hata yapıyorum ama nerede?</description><author>balıksevmem</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 20:04:00 GMT</pubDate><category>İlişkiler</category></item><item><title>Emniyet</title><link>http://www.itiraf.com/534301/Emniyet/</link><description>&lt;b&gt;yorumlayayim 30, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Apartmanda ayakkabılarını kapının dışında bırakan komşuya, "şehir hayatı, birlikte yaşama sanatı" gibi cümleler içeren mektup yazan benim. Ayakkabıları dışarıda bırakmaya devam edince, mühür bastırıp, antetli kağıtla belediyeden "Hakkınızda şikayet var" mektubunu gönderen de benim. Bir etkisi oldu mu? Hiç. Ta ki, bir çift ayakkabının tekini çalana kadar. Şimdi ayakkabılarını emniyete aldılar. </description><author>yorumlayayim</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 14:19:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Cehennemin dibi</title><link>http://www.itiraf.com/533354/Cehennemin_dibi/</link><description>&lt;b&gt;hacı94 31, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Babaannesine dedesinin nerede olduğunu soran 6 yaşındaki oğlum, "Cehennemin dibinde!" cevabını alınca; "Ha öyle mi; önemli değil o zaman. Babam da bazen oraya gidiyor zaten." deyip odasına geçti. Sonuçta kıpkırmızı olmuş ben ve ne diyeceğini şaşırmış bir babaanne birbirimize bakakaldık.</description><author>hacı94</author><pubDate>Tue, 13 May 2008 22:08:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Özenti</title><link>http://www.itiraf.com/534134/Ozenti/</link><description>&lt;b&gt;yekta84 24, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;sitenin_delisi 'nin itirafını okuyunca aklıma geldi. Benim de annem bayıldığında "Baba, hemen 911'i ara! Hiç iyi görünmüyor annem." demişliğim, babamın da "Kızım bizim hat 900'lü numaralara açık değil. Sen git bir ambulans çağır." demişliği vardır. Amerikan filimlerini azaltmam gerek biraz heralde.</description><author>yekta84</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 06:21:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Şaşkınım</title><link>http://www.itiraf.com/533489/Saskinim/</link><description>&lt;b&gt;patikayollar 45, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Hıdrellez gecesi bir kağıda isteklerimi çizdim. Oğlum için diploma, ünvan, para, eş, çocuk, aile hepsini diledim ve balkona bıraktım. Bu sabah balkonu yıkarken kapının arkasına kurşunkalemle yazılmış bir el yazısı gördüm. Duyarsız, umursamaz, sorumsuz diye tanımladığım oğlum şu dileği yazmıştı. "Her zaman gerçeği göster, çelişkisiz düşünceler istiyorum." Şaşkınım...</description><author>patikayollar</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 10:28:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Makas</title><link>http://www.itiraf.com/533441/Makas/</link><description>&lt;b&gt;yenirumuz:) 25, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;"Şefim bir makas alabilir miyim senden?" dediğimde tabii ki adam bana ters ters bakar. Ama ben sadece kağıt kesmek istemiştim. Valla bak...</description><author>yenirumuz:)</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 07:54:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Regl</title><link>http://www.itiraf.com/533153/Regl/</link><description>&lt;b&gt;The4400 33, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Bir üniversite öğrencisinin finallerden sıkılıp gecenin bir yarısı dışarıya gezmeye çıkması ne kadar yüksek bir ihtimal ise, yolda arabayla gezen, alkol almış, üç tane fıstık gibi hatuna rastlayarak, onları ikna edip eve getirme ve hangisi ile sevişecebileceği hesapları yaparken hepsinin de regl olduğunu öğrenme ihtimali o kadar düşüktür. Arz ederim.</description><author>The4400</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 13:59:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Organ nakli</title><link>http://www.itiraf.com/526717/Organ_nakli/</link><description>&lt;b&gt;idrakyolları 31, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Yaklaşık 3 yıl önce babamın verdiği böbrekle sağlığına kavuşmuş biri olarak bildiklerimi paylaşmalıyım. 1- Organ nakli canlı ve kadavradan olmak üzere iki şekilde yapılır. 2- İki durumda da kan ve doku uyumu önemli ve gereklidir. 3- Canlı verici gönüllü olsa bile yakınlarının onayı gerekir. 4- Organ nakli kadavradan yapılacak ise beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Yani kimse sizi "Öldünüz mü?" diye aramaz. 5- Organ bağışı yapmış dahi olsanız başınıza bir şey geldiğinde yakınlarınızın onayını almadan tırnağınızı bile kesemezler. 6- Organ bağışı yaptığınızda size verilen kart sizinle yapılan teknik anlaşmanın sembolüdür. Yasal bir bağlayıcılığı yoktur. 7- Ülkemizde şehir efsaneleri yüzünden kafaları karıştıran bilgiler yayıldığından organ bağışına verilmesi gereken önem azalmaktadır. Lütfen bağışlayın, bir gün ihtiyacı olan siz olabilirsiniz. 8- Eğitim şart!</description><author>idrakyolları</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 06:56:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Hediye</title><link>http://www.itiraf.com/533341/Hediye/</link><description>&lt;b&gt;rmzmyk 26, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Beş aylık evli ve bir buçuk aylık da hamileyim. Kocamın bana aldığı ilk anneler günü hediyesi koşu bandı oldu. Çocuk için acele mi ettik ne?</description><author>rmzmyk</author><pubDate>Tue, 13 May 2008 21:45:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Biricik sevgilim</title><link>http://www.itiraf.com/533371/Biricik_sevgilim/</link><description>&lt;b&gt;kelimetör 24, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Her bulduğu yere ''Fenerbahçem, benim biricik sevgilim!'' yazan zihniyet, sana soruyorum. Ben neyim? Cevap ver cevap!</description><author>kelimetör</author><pubDate>Tue, 13 May 2008 22:52:00 GMT</pubDate><category>İlişkiler</category></item><item><title>Topla kozalakları</title><link>http://www.itiraf.com/533363/Topla_kozalaklari/</link><description>&lt;b&gt;dergisahibi 26, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Ziyaretime gelen misafirime yaşadığım ilçeyi gezdiriyorum. Geldiği ilden hediyeler, o yörenin meşhur yiyeceklerinden de getirmiş. Altta kalmak olmaz. Lakin "meşhur" diyebilecek bir tek yoğurdumuz var. O saydıkça sayıyor, "Şu da vardı, bu da güzeldir..." diye, artık beni nasıl bir kompleks bastıysa üste çıkmak için başlıyorum atmaya. Restorantta önümüze getirilen köfteden, piyazın içindeki kuru fasülyeye kadar ilçeye mal ediyorum, yetmiyor meşhur ediyorum. Gaza gelmişim bir kere, bir barakanın önünden geçiyoruz, amcanın biri derme çatma tezgaha kavanoz kavanoz balları yığmış, satıyor. "Aha bak bu da meşhur balımız!" deyiveriyorum. Ben nereden bileyim amcanın keskin kulaklı, üstelik inatçı ve benden daha mikromilliyetçi bir Karadenizli olduğunu? Arkamızdan gelen sesle irkiliyoruz : "Silivri balı değil buuuuu, Rize balı buuuu! Rize çam balı buuu, meşhur çam balı buuuu!" Amca, o gün benim karizmama çam diktin, vakti gelmiştir, bir zahmet kozalakları da toplayıver.</description><author>dergisahibi</author><pubDate>Tue, 13 May 2008 22:28:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item><item><title>Gevşedi yaylar</title><link>http://www.itiraf.com/534222/Gevsedi_yaylar/</link><description>&lt;b&gt;fekete 27, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Gezip tozduğun tamam da, gittiğin yurtdışı tatilinde üstsüz güneşlendiğini söylemeyecektin, sevgili iş arkadaşım. Artık sana bir türlü normal bakamıyorum, elimde değil. Bahar ayları iyi gelmiyor bana, mart da geçti ama...</description><author>fekete</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 10:58:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Yeni başlayanlar için Kore şirketleri</title><link>http://www.itiraf.com/533123/Yeni_baslayanlar_icin_Kore_sirketleri/</link><description>&lt;b&gt;combofajita 30, Erkek&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Bir Kore firmasında çalışıyorsanız: 1)Koreliler soğan ve sarımsak yemeyi çok sever, alışmalısınız. 2)Genelde takdir edilmezsiniz ve yaptığınız işlerde eksiklik aranır. 3)Koreliler soğan ve sarımsak yemeyi çok sever, alışmalısınız. 4)Ne yapın edin sabah genel müdürden önce işe gelin. 5)Koreliler soğan ve sarımsak yemeyi çok sever, alışmalısınız. 6)Z harfinin C, F harfinin ise P olarak söylenmesine alışın. 7)Koreliler soğan ve sarımsak yemeyi çok sever, alışmalısınız. </description><author>combofajita</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 12:58:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Azgın kedi</title><link>http://www.itiraf.com/533143/Azgin_kedi/</link><description>&lt;b&gt;bayanımbenbayan 25, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;"Neden inat ediyorsun anlamıyorum. 3 çocuğu var üstelik istediğin sadece gelip geçici bir şey. Daha gencini, güzelini bulabilirsin. Hatta git aramaya başla, durma!" diyorum kediye. Amacım dişiyi kurtarmak ama nafile; illa üstüne çıkacak. Mani olamıyorum. Gelip geçenler şaşkın. Deli miyim? Ne münasebet.</description><author>bayanımbenbayan</author><pubDate>Wed, 14 May 2008 13:43:00 GMT</pubDate><category>Hayat Okulu</category></item><item><title>Yapışık ikiz</title><link>http://www.itiraf.com/523761/Yapisik_ikiz/</link><description>&lt;b&gt;lavlı_börek 31, Kadın&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Sevgili kardeşim, 10 senedir çalıştığı şirketten ayrılacağını 120. kez beyan eden pek kıymetli mesai arkadaşımıza hayretle "Nasıl, ameliyatla mı?" diye sormasaydın daha iyi olurdu gibime geliyor...</description><author>lavlı_börek</author><pubDate>Tue, 13 May 2008 23:40:00 GMT</pubDate><category>Komik</category></item></channel></rss>