08 Ekim 2008 Çarşamba
|
|
|
|
|
|
11 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Ankara'daki üniversite yıllarım. Taşradan Ankara'ya yeni gelmişim. Genel seçimlere çok az bir süre kalmış ve partiler seçim çalışmaları yapıyorlar. Durakta tek başıma otobüs bekliyorum, biraz da üşümüşüm. Uzaktan bir otobüs göründü, belediye otobüsüdür diye sevindim ama yaklaşınca belediye otobüsü olmadığını anladım. İyice yaklaştı ve önümden geçiyor. Otobüsün içinde birkaç kişi oturuyor; yaşlıca, zayıf, gözlüklü ve çok sempatik bir insan el sallıyor. Evet dikkatlice baktım, bana el sallıyor. O kadar samimi ve içten gülümseyerek el sallıyor ki gayri ihtiyari ben de ona el sallamaya başladım. Az ilerde durdu ve beni otobüse çağırdı. "Üşümüşsün, gel bin yolumuzun üzerindeyse gideceğin yer seni de götürelim." dedi. Bindim otobüse, halimi hatrımı sordu, okulumu sordu, nasihatlar verdi. Ben mahçup olmamak için kim olduğunu soramadım. Okulumun yanında indirdi beni ve el sallamaya devam etti. Nasihatlarını hiç unutmadım iyilik, zerafet ve mütevazilik timsali güzel insan. Güle güle Erdal (İnönü) Amca. Toprağın bol, mekanın cennet olsun. Seni unutmayacağım hiç.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Akşam 18.30 gibi koştur koştur; işten eve gelinir. Akşam yemeği yetiştirebilmek için üst baş bile değişmeden mutfağa dalınır. Bu arada 5 yaşında olan oğlumun saat 17.30'da babası tarafından kreşten alınıp eve getirilmiş olması gerekmektedir ki söz konusu baba o anda salonda gazete okumaktadır. Yemeğe daha epey zaman olduğu için çocuk açlıktan ölmesin diye bir tabak meyva hazırlanır ve oğlana "Gel meyvanı al!" diye seslenilir. Ardından "Bammm!" diye bir kapı sesi duyulur ve ev kolaçan edildiğinde ne kocadan ne çocuktan iz vardır. Hemen cep telefonundan baba aranır ve itiraf gelir. ''Eee aşkım, ben oğlanı kreşte unutmuşum, sen ona seslenince aklıma geldi. Merak etme aldım eve getiriyorum.'' Evet, ben bu adamla hala evliyim. Çocuk da kazasız belasız 9 yaşına gelmeyi başardı babasına rağmen.
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Ailemin zoru ile tanıştığım adamın tanışma muhabetinden spot cümleler: 1)Çalışıtığın yerde kadrolu musun? 2)Ne kadar maaş alıyorsun. 3)Araba kimin üzerine? 4)Arabanın kredisi bitti mi? 5)Kredi kartın ne kadar geliyor? 6)Cep telefonu faturan ne kadar? 7) Üzerindeki marka gerçek mi imitasyon mu? 8)Çok acıkmışsın galiba bütün yemekleri silip süpürdün.
24
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
nkai,
Erkek
,
35
,
Samsun
|
11 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Öğrencilik yıllarım, param bitmiş, ATM'den para çekmek için kuyruktayım.
Az sonra ortalık karışıyor. Takım elbiseli, iri yarı adamlar beliriveriyor yanıbaşımızda. Başımı çeviriyorum ne oluyor göreyim diye, şaşkınlığım daha da büyüyor; gülümseyen bir çift gözle karşılaşıyorum. Gülümseyen gözlerin sahibi çevresindekilerin şaşkınlığına anlam veremiyor, "Ne var?"diyor, yanındaki takım elbiselilerden birinin onu izleyen insanlarla arasına girme çabasına karşı çıkıyor, "Efendim ..."diye başlayan sözü susturuyor bir bakışla, "Para çekeceğim, param bitti" diyor. Kalabalık, etrafını sarıyor, tabii başta ben. Öne geçmesi isteğimi kibarca reddediyor, "Sıra bende değil" diyor gülerek. Sırası geldiğinde parasını çekiyor. Tüm cesaretimi toplayıp yanına gidiyorum, elini sıkmak ve öpmek istiyorum ama sıktığım elini öpmeme izin vermiyor, omuzuma atıyor ve biraz yürüyoruz. Samimiyet,
nezaket, saygı ve sevgi var her halinde. Sorduğu soruları cevaplıyorum elimden geldiğince ve son sözü "Hadi görüşürüz arkadaşım" oluyor. Hızlı adımlarla uzaklaşıyor, korumaları peşinden koşturuyor. Tavırları bende inanılmaz bir hayranlık bırakıyor. Şimdi ise yok; bir daha da hiç olmayacak ama duygu hala aynı. İsminin Erdal, soyadının İnönü olması ne kadar önemli ki. Huzur içinde uyu, ruhun şad olsun. Arkadaşım...
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Sevgili site sahibi/sahipleri, ne kadar yetkili, etkili, tepkili kişi varsa sözüm hepinize. Ben "sakin" bir insan değilim. Hayatımın hiç bir döneminde de olmadım. Beni, şu "site sakini" halinden acilen çıkarmanızı rica ediyorum. Tarihini bile hatırlayamadığım bir zamanda "yorumcu" olmak istedim. Onu da kabul etmediniz. İtirafçıların itiraflarını, yorumcuların yorumlarını alkışlamaktan ellerim kıpkırmızı dolaşıyorum. Kendimi, itilmiş, kakılmış, duyguları örselenmiş, hasılı kötü hissediyorum. Bilginize.
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Sitedeki asker itiraflarını okudukça artık yazmak şart oldu. Şu anda doğuda küçük bir ilçede terör olaylarının yoğun olduğu bir yerde çalışıyorum. Bazı arkadaşlar nadir de olsa rastladıkları karaktersizleri tüm askere malediyor. 1. Bizim için vatan, her şeyden kutsaldır. 2. Batı'da yaşayan çoğu insanın aksine, ki bu kesinlikle para için yapılacak bir iş değildir, bizlere "Git." denilen yere gözümüzü kırpmadan gideriz. 3. Batı'da rahat şartlarda okuyan çocukların aksine, bizim çocuklarımız iki senede bir okul ve çevre değiştirirler (Bunun çocuklarımız üzerindeki etkisini yazmak bile istemiyorum) 4. Bilinenin aksine aldığımız maaş yüksek değildir. 5. Soğuk kış gecelerinde değil evlerinden çıkmak dışarısını aklına bile getirmeyenlerin aksine sıfır derecenin altında, soğukta pusuda bekleriz. 6. Normal bir devlet dairesine gittiğinizde gördüğünüz muameleyi şikayet etseniz bile dikkate alınmazken, askeri bir kuruma dilekçe ile veya başka bir şekilde müracaat ettiğinizde mutlaka sorununuza çözüm aranır ve mutlaka müracaatınıza cevap verilir. 7. Yanımızda görev yapan gençleri ailemizden daha çok görürüz ve onları kendi çocuklarımızdan ayırt etmeyiz ki bunun örneği 15-20 gün önce askerini kurtarmak isterken şehit olan astsubay kardeşimizdir. 8. Yapılan bir yorumda ülkede şartları uygun her Türk gencinin askerlik yaptığı yazılmış. Doğrudur; her genç askerlik yapar. Ve biz, bizlere emanet edilen bu vatan evlatlarını, teslim aldığımızdan daha gelişmiş ve olgunlaşmış olarak teslim etmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışırız. 9. Üç dört yılda bir tayin görürüz ve bu nedenle aldığımız eşyalar çabuk eskir. Ama bunu pek de dert etmeyiz. 10. Bulunduğumuz bölgedeki vatandaşlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışırız. 11. Bu vatan için seve seve canımızı verecek olmanın gururunu kimse ile paylaşmak istemeyiz. 12. Dert ve sıkıntılarımızı kimselere belli etmek istemeyiz. Çünkü asker olarak mesleğin şerefi her şeyden önde gelir. Ve son olarak, söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Evleniyormuş, dün söyledi. Nikahına gideceğim, takımı takacağım, tebrik edeceğim, hatta mutluluklar bile dileyeceğim. Ama boğazımda bir yumru, kirpiğimin ucunda bir damla gözyaşı, hep tutacağım kendimi akmasın diye, sıkacağım dişlerimi. Bir yandan da gülümseyeceğim, kimse anlamasın diye. Çok sevdiğim bir arkadaşımın düğünü değil mi bu zaten? Gülümsemem gerek değil mi? Evet evet... Gülümsemeliyim. İçimde fırtınalar kopsa da bunu başarmalıyım.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 11 gün önce gönderdi.
|
Bu zamana kadar hiçbir şeyi alkışlatamamıştım kısmet bugüneymiş. Lütfen o büyük alkışlarınız pilota "Uçağı kıbleye çevirin, namaz kılacağım" diyen gurbetçi vatandaşımıza gelsin. Haberi gördüğümde ben öyle yaptım da.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|