|
|
|
|
|
10 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Akşam bir arkadaşla bir kebapçıya gittik. Arkadaş menüde çok az sulu yemek görünce ''Ben aslında ev yemeği yemeye gelmiştim, çıksak mı?'' dedi. Aşçıdan cevap, "O ne demek? Biz kerane yemeği mi veriyoruz burada!"
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Her üç günde bir Bostancı-Bakırköy deniz otobüsündeki bir hatuna "platonikim" yazıldığına göre; 1) Bostancı'nın kızları çok güzel ve mutlaka Bakırköy'e gidiyorlar. 2) Bakırköy'ün kızları çok güzel ve mutlaka Bostancı'ya gidiyorlar. 3) Bakırköy ve Bostancı'nın kızları çok güzel ve mutlaka birbirlerine gidip geliyorlar. 4) Her iki semtten birinde bir mankenlik ajansı var ve söz konusu mankenlerin bir kısmı diğer semtte oturuyor. 5) Bostancı - Bakırköy arasında mekik dokuyan bir hatun var ve bütün itiraf.com erkekleri ona denk geliyor. 6) Bostancı - Bakırköy deniz otobüsünde sürekli karşılaşan bir erkek ve bir hatun var ve erkek kişi her seferinde "İnşallah bu hafta görür" diyerek platonikim yazıyor. Ne var kardeşim bu deniz otobüsünde; açıklığa kavuşsun artık yahu!
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 9 gün önce gönderdi.
|
4. sınıf tıp fakültesi öğrencileri olarak "Doktorlar" dizisini biz de izliyoruz. Latince telaffuzlarından yaptıkları müdahalelere kadar birçok şey var elbette güldüğümüz, ama diziyi izlerken aklımızdan geçen tek şey var "Ben de hocamla çıkmak istiyorum! Profesör olmasına gerek yok, uzman olsun, hiç olmadı kıdemsiz asistan olsun, ama doktor olsuun!" Sonuç olarak dört yanı beyaz önlüklü yakışıklı bekarlarla dolu olan beyaz önlüklü bu kızlar diziyi izleyip izleyip gaza gelmektedir. Dizide bu mesaj bize verilmeye devam edildiği sürece hastanede yaşanacaklardan biz sorumlu değilizdir. İlgililere duyurulur...
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Hamile kaldığıma tek sevinen ben olmama rağmen, bir kerecik bile naz yapamamış olmama rağmen, ilk aylardan beri düşük tehlikem olmasına rağmen, bu durumda dahi çalışmak zorunda olmama rağmen, işe giderken minibüs param olmadığı için sabah ezanında kalkıp yürümeme rağmen, bir de çamaşırımı dahi elde yıkadığım halde bir eşyası kirlide diye dayak yememe rağmen, bir kavunu çok canı çekip de alamadığı için yerine kavunlu sakız çiğnememe rağmen, babamın ben yiyebileyim diye aldığı balları ve peynirlerin içki mezesi yapılmasına rağmen, son aylarımı yatarak geçirmek zorunda olmama rağmen, bir hamburgeri günlerce isteyip de alınmamasına rağmen, hastanede giyeceğim geceliği bile ödünç almış olmama rağmen, doğumdan sonra herkesin kocasının ellerinde çiçekler ile gelmesine boyun bükmeme rağmen, ben de on bir sene önce büyülü bahçeydim. Ve bu büyüyü bozan tek şey, o adamın "Baba adı" hanesini hak etmiş olmasıdır. İtirazım var ama kime?
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 10 gün önce gönderdi.
|
İşyerine giderken yanlışlıkla arabamı sıkıştıran bir araba dolusu adama sinir olup sağlarından sollarına geçip, yetinmeyip bir de el kol hareketi yaptım. Sonra adamlarla sinir savaşı yaparak yolumuza devam ettik. Ben ne bileyim onların bize belge vermek için işyerimize gelen denetçiler olduğunu. Birazdan belgeyi hak edip etmediğimizi açıklayacaklar. Kuzu kuzu bekliyorum.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Sevgili Nigar Hoca; önce yüzünü sivilceler basmaya başladı sonra o seksi topuklu ayakkabılarını çıkarttın; sana iki numara büyük geldiği her halinden belli olan o spor ayakkabıları giymeye başladın. Etekler, içine string giyilmiş dar pantolonlar içinde seni ancak rüyamızda görür olduk. İşin tek güzel yanı artık sınıfta dolaşmıyor hep masanda oturuyor olman. Eskiden sınıfa coşkuyla gelen bizler birer enkazız sayende, ayaklarımız geri geri gidiyor. Büyülü bahçe olman bütün büyünü bozdu. Senin derslerinin olduğu günlerin gecesinde toplanıp bizde içiyoruz... Eğer evde de böyleysen enişte bey de Salı geceleri bize takılabilir, kapımız sonuna kadar açık...
16
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Araba kullanmayı yeni öğrendiğim zamanlar... Kocamla (o zamanlar sevgilim) sık sık şehir dışına çıkıp pratik yapıyorum. Önce bir köyün içinden geçmek gerekiyor. Ne zaman köye girsek kahvenin karşısında stop ettiriyorum arabayı. Sonra panik oluyorum, terliyorum, çalıştıramıyorum. Malum kahvenin önünde oturan amcalar seyirci pozisyonunda pür dikkat beni izliyor. Ne zaman o noktaya gelsem istisnasız aynı şey oluyor. Aradan yıllar geçti, arabayı birçok erkekten daha iyi kullanabilecek kadar ustalaştım. Geçen yolumuz düştü o köye. Aynı noktada araba stop etti. Kahveci çıktı neşeyle bağırarak. "Ooo abla, özlemiştik seni..."
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Duygularını ifade etmekte sınırlı olan tipik Türk ailesinin ikamet ettiği bizim evde, başkadır "çay"ın anlamı. Eve sıkıntıyla gelene, yüzü asık olana diğeri, "Dur ben bir çay koyayım da içelim." der ama aslında "Anlat bakalım nedir canının sıkıntısı? " demek ister. "Çaylar geldiiii!" denmesi, "Toplanın salona da iki çift laf edelim."anlamına gelir. Akşam yemeğinden sonra babam keyifle "Prensesime güzel bir çay demleyeyim." derse yaptığım yemekleri çok beğenmiş, teşekkür ediyor demektir. "Eğer annem akşamları "Çay da soğudu..." derse aslında "Bu akşam da kimse benimle ilgilenmiyor." demek istemiştir. Tam çay saatinde gelen telefonda uzun konuşuyorsam ve çay yanıma getiriliyorsa arayan kişiyle konuşmamdan rahatsız olunmuyor ama "Kızım çayın soğudu, hadi kısa kes artık." deniyorsa karşı taraftaki kişiyle konuşmamdan hoşlanılmadığı ifade ediliyordur. Birbirimizin çayını doldurmak için erken davranıp servis yapmanın anlamı ise "Seni seviyorum"dur. Başkadır çayın tadı bizim evde.
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|