|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Bir çocuktan fazlasını düşünmediğimiz halde, beni 5. kez hamile bıraktığı için 4. kürtaja aday olduğumu öğrendiğimde kocama, "Neden dikkat etmiyorsun, nasıl yıprandığımı görmüyor musun?" diye serzenişte bulundum. "Asıl zarar gören benim, hem malım yıpranıyor hem param gidiyor!" demesine içerlemem hamilelikten değildir umarım.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Her gün onlarcası masanıza gelir, sizinle uzun uzun konuşur. Haklarında her türlü bilgiye sahipsinizdir. Telefon, e-mail, iş ve ev adresleri hepsini bilirsiniz. Size gönül rahatlığı ile bu bilgileri verirler. Bazıları da size olan ilgilerini alenen belli ederler, dışarıda da görüşmek için can atarlar. Ne kadar güzel olurlarsa olsunlar bu ilgilerine tepki vermezsiniz, veremezsiniz. Kendinize hakim olmak zorunda kalırsınız. Bazıları için keşke dışarda tanışsaydık diye iç geçirirsiniz. Ama sonuç hep aynıdır. Hepsiyle resmi, mesafeli bir diyalog. Bunca sıkıntı niye mi peki? Çünkü siz bankacısınızdır, onlar da sizin müşterileriniz! Daha fazlası olmaz, olamaz!
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Kocam her gaz çıkardığında yaptığının müthiş, asla kaçırılmaması gereken, ulu bir koku olduğunu düşünüyor olsa gerek; zira her bombayı patlatışında kafamı yorganın içine bastırarak: "Kocanın içiyle tanış, kocanı tanı" gibilerinden beni öldürmeye çalışıyor. Yeterrrr......
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 19 gün önce gönderdi.
|
8 sene önce o zaman 6 yıllık karım olan kişi sudan bir sebeple boşanmak istediğini söyleyerek 4 yaşındaki kızımla birlikte evden ayrıldı ve annesine yerleşti. 3 ay kadar sonra ise bir cumartesi akşamüzeri eve gelerek açıkça söyleyemese de eve geri dönmek istediğini, evliliğimize devam etmek arzusunda olduğunu imalarla hissettirmeye çalıştı. Bense katır inadım yüzünden hiç de öyle olmamasına rağmen 3 ayda köprünün altından çok sular aktığını, bekarlığa alıştığımı, kendisinin aldığı kararın dönüşü olmadığını ima ederek onun imalarını görmezden geldim ve muhtemel barışmamız önlenmiş oldu. Aslında o akşam evde kalıp ertesi gün hep birlikte havuza gitmemizi ve muhtemelen akşam beraber eve dönmemizi planlayan karım de buna bozularak planlarını iptal etti ve yarım ağızla "kalın, bu saatten sonra yollarda sürünmeyin" teklifimi de redderek evden ayrıldı. Ertesi gece sabaha karşı o şiddetli sarsıntı ile uyandığımda evde yapayalnızdım yani. Her şey olup bittikten sonra İstanbul'un depremden en çok etkilenen semtlerinden birinde, 12. kattaki evimin odalarında hasar tespiti yaparken kızımın odasındaki kalın camlı çift parça oyuncak-eşya dolabının çaprazlamasına kızımın yatağının üzerine devrildiğini, yatağın üzerinin ise cam kırıkları ile kaplı olduğunu gördüğümde gözyaşlarımı tutamadım. Katır inadım evliliğime mal olurken kızımı da bana bağışlamıştı. O zamanlar bir saniye gözümün önünden ayrılmasına razı olamadığım yavrumu şimdi senede toplam 2 ay görebiliyor olsam da, anne-babasının ayrı olmasından dolayı boynu bükük olsa da, çok muhtemelen karımın katkılarıyla da bu durumun yegane suçlusunun ben olduğumu düşünecek olmasına ve belki beni hiç affetmeyecek olmasına rağmen o kararımdan hiç pişman olmadım. 17 Ağustos gecesi bu saatlerde bebeğimin 2. doğum gününü 9. kez kutlayacağım ve bunu kendisi dahil hiç kimse bilmiyor. Doğum günün kutlu olsun caniçim, çok seviyorum seni.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Askerlik günlerim. Muayeneye gönderildiğim hastanede tartıştığım doktoru mahkemeye verdiğim için bölük komutanı yüzbaşı beni odasına çağırıyor, konuşmanın bir yerinde "Ben sana ters davransam beni de mi mahkemeye vereceksin ulan?" lafına ağzımdan "Gerekirse evet komutanım" cevabı çıkıyor. Ertesi hafta çarşı izninde "marjinal olmak" için taktığım küpeyle inzibatlara yakalanıyorum, yine aynı komutan "Yakışıyor mu ulan erkek adama?" diye gürlüyor, "Bana göre yakışıyor komutanım" diyorum, iki hafta sonra aynı komutan beni nizamiye girişinde yakalıyor, üzerimde kocaman "F** You" yazan tişörtle, "Ne diyor ulan bu tişört?" sorusuna "Vallahi ben İngilizce bilmiyorum, ilkokul mezunuyum" diyerek bu sefer kıvırma yolunu seçiyorum ama yemiyor. Sonuç, "deli bu" diyerek kendi haline bırakılan bir er ve 12 ayı kah yatarak, kah istediği zaman elini kolunu sallayarak geçen bir askerlik. Şanslı mıyım? Biraz. Cesur muyum? "Deli" cesareti bendeki.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 19 gün önce gönderdi.
|
19 yaşında ilk deneyimimi yaşamaktayım. Bir genelevdeydim. Malum işe başladıktan sonra onu öpüp öpemeyeceğimi sordum. El-Cevap: "İstersen öp ama daha yeni amelenin biri öptü yaladı falan... Duş yapmadım sen bilirsin kocacım."
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Bazı yakın kız arkadaşlar vardır; sevgililerinizi bir türlü size yakıştıramazlar. Kim şımarıktır, kimi çirkin, kimi çıta, kimi de duba gibidir onlar için. Özetle sevgilinizin illa ki size yakışmayan bir kusurunu bulur, şirin bir dille bunu yüzünüze çarparlar. Onlara hep demek istemişimdir, burda söylüyorum; ' O zaman sen ver be kadın!'
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Sinemaya gittiğimde bilet almak için gişedeki kıza: "15.00 manitasına bir bilet" dedim.Tabii kızın aval aval bakışlarıyla kendime geldim ve cümleyi "15.00 matinesi" olarak düzelttim. Türk'üm, doğruyum, yanlızım, sinemakoliğim!
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|