|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Bugün, bu sene itibariyle üniversiteyi kazanıp İstanbul'a gönderdiğim, biricik kızımdan kısa ve dokunaklı bir mesaj aldım. Kızım demiş ki; "Babacığım harika zaman geçiriyoruz. Oda arkadaşlarımla fındık kırıyoruz." Kızım seni bilmem ama daha ilk haftadan fındık kırmaya başlarsanız baban ne yapsın? İşi gücü bırakıp yurdun kapısında nöbet mi tutayım; yoksa sana bir fındık kıracağı mı alayım?
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Dört kardeş pencerede, büyük bir heyecanla babamızın gelmesini beklerdik. Annem de o sırada salona gazete kağıtlarını çoktan sermiş olurdu. Babam elinde torbalarla sokağın başında görünür görünmez dışarı fırlar, sevinçle torbaları kapışırdık. Eve girer girmez torbalardaki az kullanılmış kıyafetleri, ayakkabıları, montları gazete kağıtlarının üstüne boşaltır, hepimiz kendimize uyanlarını seçerdik. Babam kalan kıyafetleri yine torbalara doldurur giderdi. Torbalar dolusu kıyafetin nereden geldiğini ve bizden sonra nereye gittiğini hiçbir zaman bilmedik, bilmek de istemedik. Çünkü çok mutluyduk. Çünkü aylardan ramazandı ve bayramlıklarımız gelmişti.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
faten,
Erkek
,
21
,
İstanbul
|
1 yıl 2 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Çok elit bir nikah töreninde, hafif müzik eşliğinde kadehler elde hafif seslerle konuşup, gülücükler yağdırırken adet yerini bulsun diye Ankara misket havasının çalınmasına, anında kravatı gevşetip ceketi beline geçirerek eşlik eden ben olmamalıydım. Olmamalıydım. Olmama... Haydaaaa...
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Son günlerde yayınlanan ilkokul ve yokluk konulu itirafları, biriken yaşlar akmasın diye gözlerimi iyice açarak ve kırpmadan okumaya çalışıyorum. Benim de ilkokula başladığım sene ailem oldukça sıkıntılı bir dönem geçiriyordu, tek çocuk olmama rağmen birçok ihtiyacımı karşılayamıyorlardı.Bütün çocukların heyecanla gittikleri okula ben hep utana sıkıla giderdim. Herkes yeni ayakkabılarıyla gelirken ben yırtılmış ayakkabılarım görünmesin diye tenefüse bile çıkmadan ayaklarımı sıranın altına saklardım, küçücük elimin, minicik parmaklarımın arasında bile kaybolacak kadar ufalmış kalemim görünmesin diye deftere o kadar yaklaşırdım ki öğretmenim gözlerimin bozuk olduğundan şüphelenirdi, en korkuncu da besleme saatleriydi benim için. Sıranın altında açılan ve oradan yenmeye çalışılan birkaç zeytin ve ekmekten oluşan beslenmenin verdiği sıkıntıyı hayatımın hiçbir döneminde yaşadığımı hatırlamıyorum. Bu ve bunun gibi onlarca kötü anı çok geride kaldı belki, artık kendime ait arabam, evim, herkesin imrenerek baktığı bir hayatım, belki de her şeyim var ama hala o ezikliği atamıyorum. Ben hala ayakları sıranın altında, tenefüse çıkamayan küçük kız çocuğuyum. Unutamıyorum...
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Şirketimizin elaman açığı için görüşme yapıyoruz, herkes elinde evrak çantası ile gelirken genç bir kızımız devasa bir buket gül ile geliyor. Görüşme yapacağı erkek müdürümüze çiçeği verirken ilk cümlesi "Fark yaratabildim mi?" oluyor. Evet canım, tabii ki fark yarattın; kesin kadrodasın, bizimki hala ağzının suyunu silmekle meşgul.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 2 gün önce gönderdi.
|
10 aylık, yürümeyi bile beceremeyen yeğenim, emekleye emekleye evdeki tartıya çıkıyor! Duvardan destek alıp ayağa kalkıyor ve başını eğip kilo göstergesine bakıp iniyor. Ne anlıyor bilmiyorum ama bunu mütemadiyen her gün yapıyor. Sanırım genetik dedikleri gerçekten bu olsa gerek.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|