|
|
|
|
|
|
|
10 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Biliyorum ki sen bu siteyi takip ediyorsun. Sözüm sana eski kocam, senden aldığım tazminatla makyaj kursuna gittim; makyöz oldum. Ayrıca malzemelerimi aldım. Çok pahalıydı ama "Olsun." dedim; "Eminim ki kocam da böyle olsun isterdi..." Her ay yatırdığın nafakayı parfüm ve cilt kremleri için harcıyorum. Evliliğimiz süresince evin içinde hapsettiğin, paranın ne demek olduğunu unutan ben, şimdi senin kıyamadığın paralarınla özgür ve rahat bir hayat yaşıyorum. Ayrıca son 1 senedir çalışıyorum. Hani derdin ya "2. el eşya olursun benden ayrılırsan." diye; üzgünüm canım... Üstüne bir de sevgili eskittim. Saygılarımla İbrahimciğim.
27
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 24 gün önce gönderdi.
|
Gece dans ederken beğenip tanıştıgım uzun saçlı, esmer güzelle gecenin sonunda eve gittik. ''Bir dakika lavoboya gidip geliyorum'' dedi, ama gelmedi. Onun yerine kısacık saçlı, soluk yüzlü bir kız geldi. ''Eee beraber uyumak için mi geldik buraya?'' diye sordu, hayatımda ilk defa ''Başım ağrıyor'' dedim. Aslında keşke söyleseydim ''Ben eve seninle gelmedim ki ne bekliyorsun?'' diye. Kızlar yapmayın etmeyin...
21
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Yıl: 1995, Yer: Urfa askerlik şubesi... Kontrol için yaklaşık 100 kişi don katında koridorda bekliyoruz. Sonra birden içeride bir arbede çıkıyor. Şubeye getirip zabıt altına alacakları bir er kafayı sıyırmış, sağa sola saldırmış. O vaziyette şubenin bahçesine çıkarılıyoruz. 100 tane erkek, ellerinde dosyalarla binanın önünde bekliyor. Şubenin hemen yanı yol. Kızlar geçiyor, insanlar geçiyor, çocuklar geçiyor, platonikim geçiyor... Ellerimle kapatıyorum; ama yüzümü değil!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
11 ay 24 gün önce gönderdi.
|
Rusya'da bir Türk taksiciye rastlıyorum. Arabada giderken espri olsun diye "Burada piyasa nasıl? Kaça gidiyor?" diyorum. Bizimki başlıyor işin özetini çıkartmaya. İşaret parmağının ucunu gösterip "100 Dolar." diyor. İşaret parmağının tamamını gösterip "50 Dolar." diyor. Baş parmağı ve işaret parmağının uçlarını birleştirip "25 Dolar.", iki elinin baş ve işaret parmaklarını birleştirip ortaya çıkan harekeri bize gösterip "Şarap." diyor. Arkadaşımdan gelen yorum; "Abi 25 Dolarlıkları nerede buluruz?"
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 4 gün önce gönderdi.
|
Yemeyi, gezmeyi, giyinmeyi çok ama çok seviyorum. Bunları yaparken kesinlikle savurgan değilim. Neden mi? Yemeyi seviyorum çünkü; köyde geçen on bir yılımda yokluk içindeki annem sadece bulgurla üç değişik yemek yapardı. Bulgur çorbası, umaç, bulgur pilavı... Eti ve sütü doya doya yiyemedim. Gezmeyi çok seviyorum çünkü; bütün çocuklar traktörle kasabaya gidip halkalı şeker almaktan çok katlı binalardan ve ak ekmekten (francala) bahsederken bense en azından sadece seyretmek için bile olsa yol parası olmadığından gidemedim. Giyinmeyi çok seviyorum çünkü; ortaokul ve liseyi babamın yol kenarında bulduğu polis pantalonuyla okuyan benim. Akşam yıkanır, çaydanlıkla ütülenirdi. O yüzden sevgili arkadaşlarım, sizin bildiğiniz gibi benim yaptığım elit yaşam değil geçmişle hesaplaşmadır. Eğer annem yaşasaydı onun da geçmişinden intikam alması için tüm servetimi harcardım.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 9 gün önce gönderdi.
|
Şirketimizin elaman açığı için görüşme yapıyoruz, herkes elinde evrak çantası ile gelirken genç bir kızımız devasa bir buket gül ile geliyor. Görüşme yapacağı erkek müdürümüze çiçeği verirken ilk cümlesi "Fark yaratabildim mi?" oluyor. Evet canım, tabii ki fark yarattın; kesin kadrodasın, bizimki hala ağzının suyunu silmekle meşgul.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 19 gün önce gönderdi.
|
Büyük deprem sonrası yaptığımız para yardımlarından daha fazlasını yapmaya karar vermiştik arkadaşımla. Arabanın bagajını ve arka koltuklarını çocuk bezinden tutun da acil ve ilk ihtiyaç duyulabilecek her türlü malzemeyle doldurup deprem bölgesine ulaştık. Bir enkaz. Arabayı durdurduğumuz yerin hemen yanındaki naylon çadıra doğru yürüdük. Çadırın önünde küçük bir kız çocuğu. Tam yanında durup kızı çağırdım. Bir paket bisküvi ile su uzattım. Minik ama büyük yürekli kızın "Benim var amca, istemem. İhtiyacı olanlara verin." cevabıyla hüngür hüngür ağladık. Bunu şimdi niye mi anlatıyorum? Hani yolda kalmış, ihtiyacı olan kişiler için tahsis edilmiş iftar çadırlarına ailecek giden varlıklı aileler var ya, onlara bir ders olur umuduyla. Muşamba suratlarınızla her akşam sizi o çadırlarda görmekten ben utanıyorum. O çadırlar gerçekten ihtiyacı olanlar için.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|